12 Kasım 2011 tarihinde Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlanan eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu, kaldırıldığı Silivri Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirmişti. Kozinoğlu'nun ölümünün ardından yapılan ilk otopsi ve incelemelerde ölümün kalp damar hastalığından kaynaklandığı değerlendirilmişti. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi, 10 Şubat 2012 tarihinde de ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiği yönündeki görüşünü bildirmişti.

Ancak olayın şüpheli ölüm olarak yeniden değerlendirilmesiyle birlikte dosya yıllar sonra tekrar soruşturma kapsamına alındı. Bu süreçte Kozinoğlu'nun ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığı, zehirlenme ihtimali ve kesin ölüm nedeni yeniden araştırıldı.

MEZARI AÇILDI, YENİDEN İNCELEME YAPILDI

Soruşturmanın yeniden başlatılmasının ardından Kozinoğlu'nun İstanbul Ümraniye'deki Kocatepe Mezarlığı'nda bulunan mezarı Eylül 2026'da açıldı. Fethi kabir işlemiyle naaşından ve mezar çevresinden alınan örnekler Adli Tıp Kurumuna gönderildi. İncelemelerde toksikolojik ve kimyasal analizlerin yanı sıra kemik ve doku örnekleri üzerinde de araştırmalar gerçekleştirildi. Özellikle saç ve tırnak örneklerinde tespit edilen ağır metaller, soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 19 Ekim 2026 tarihli ilk inceleme raporunda, Kozinoğlu'na ait bazı örneklerde antimon maddesinin tespit edildiği bildirilmişti. Bu bulguların ölümle bağlantısının değerlendirilmesi amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderildi.

Kaşif Kozinoğlu-1

TIRNAK ÖRNEĞİNDE ANTİMON TESPİT EDİLDİ

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun değerlendirmesinde, fethi kabir işlemi sırasında elde edilen örneklerin kimyasal analiz sonuçları da ele alındı. Kimya İhtisas Dairesinin incelemesinde molibden, kadmiyum, antimon, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi ağır metaller tespit edildi. Buna karşılık sistematik inceleme kapsamında araştırılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, ilaç etken maddeleri, böcek ilaçları ve kemirgen zehirlerine rastlanmadığı bildirildi.

Raporda özellikle tırnak örneğindeki antimon düzeyinin diğer örneklere kıyasla yüksek olduğu belirtildi. Ancak bu bulgunun tek başına zehirlenme sonucunu ortaya koymadığı, organ ve dokulardaki incelemelerde de değerlendirme yapıldığı aktarıldı.

KEMİKLERDE TRAVMATİK BULGUYA RASTLANMADI

Fethi kabir işlemiyle elde edilen kemik örnekleri üzerinde fiziksel incelemeler de gerçekleştirildi. İncelemelerde ölüm sonrasında oluşabilecek aşınma, yumuşama, doku kayıpları ve kırıkların yanı sıra kalp masajı ve yeniden canlandırma işlemleri sırasında meydana gelebilecek sternum ve kaburga kırıkları tespit edildi. Otopsi işlemi nedeniyle oluşan kesilerin de değerlendirildiği raporda, bunların dışında kemiklerde belirgin travmatik veya patolojik bulguya rastlanmadığı kaydedildi.

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, otopside belirlenen göğüs kemiği ve kaburga kırıklarının konumları ile özelliklerini dikkate alarak bunların yeniden canlandırma işlemi sırasında meydana gelmiş olabileceğini değerlendirdi. Bu kapsamda Kozinoğlu'nun travmatik bir etki sonucu hayatını kaybettiğini gösteren tıbbi delil bulunmadığı sonucuna varıldı.

Kadına sokak ortasında tokat attı:  Akılalmaz saldırıda yeni ayrıntı!
Kadına sokak ortasında tokat attı: Akılalmaz saldırıda yeni ayrıntı!
İçeriği Görüntüle

Eski Mit Gorevlisi Kasif Kozinoglunun Olumune 20213720 8142 Amp

DOKU İNCELEMELERİNDE HASAR SAPTANMADI

Raporda antimon bulgusuyla ilgili doku incelemelerinin sonuçlarına da yer verildi. Fethi kabir sırasında alınan tırnak örneğinde diğer örneklere göre yüksek antimon düzeyi tespit edilmesine rağmen Kozinoğlu'nun uzun süreli antimon maruziyetine işaret edebilecek deri bulgularının bulunmadığı belirtildi.

Ayrıca akciğer, karaciğer, böbrek ve kalp dokularının histopatolojik incelemelerinde antimon maruziyetine bağlı doku hasarı saptanmadığı ifade edildi. Ölümden kısa süre önce yüksek miktarda antimon maruziyeti yaşanması halinde görülebilecek şiddetli mide bulantısı, kusma, ishal, mide ve bağırsak kanaması gibi belirtilerin de tespit edilmediği bildirildi.

RADYOAKTİF MADDE İNCELEMESİ DE YAPILDI

Fizik İhtisas Dairesi tarafından gerçekleştirilen incelemelerde, mezardan elde edilen materyallerde alfa ve beta radyoaktif madde analizleri yapıldı. Bu incelemelerde doğal radyasyon seviyesinin üzerinde herhangi bir radyoaktivite bulgusuna rastlanmadı. Ölüm zamanı değerlendirmesi kapsamında göz sıvısındaki potasyum düzeyi de incelendi. Raporda, ölçülen değerin ölüm ile otopsi arasında geçen süre bakımından normal düzeyde olduğu belirtildi.

ADLİ TIP KURUMU ÖLÜM NEDENİNİ AÇIKLADI

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, radyolojik inceleme, ölü muayenesi, ilk otopsi, fethi kabir işlemi ve laboratuvar analizlerini birlikte değerlendirdi. Kurulun Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği raporda, Kozinoğlu'nun zehirlenerek öldüğünü gösteren tıbbi delil bulunmadığı ifade edildi.

Raporda ayrıca Kozinoğlu'na göğüs ağrısının başlamasının ardından verilen isosorbid dinitrat etken maddeli ilacın ölüm olayında etkisinin veya katkısının bulunmadığı değerlendirildi. Nihai değerlendirmede, mevcut tıbbi veriler ışığında Kozinoğlu'nun travmatik etki veya zehirlenme sonucu hayatını kaybettiğine ilişkin delil bulunmadığı, ölümün kalp hastalığı nedeniyle meydana geldiği kanaatine varıldı.

Kaynak: Haber Merkezi