Irak’ta silahlı grupların devletin güvenlik sistemi altında toplanmasına yönelik adımlara bir yenisi eklendi. PKK ile bağlantılı olduğu belirtilen YBŞ, Sincar Kadın Birlikleri ile birlikte askeri statüsünü sona erdirme ve Irak’ın resmi güvenlik kurumlarına entegre olma kararı aldığını duyurdu.
26 Ekim 2026’da açıklanan anlaşma kapsamında iki yapının toplam 4 bin 165 mensubunun federal güvenlik sistemine dahil edilmesi planlanıyor. Sürecin, taraflar arasında belirlenen mutabakatlar doğrultusunda yasal ve kurumsal çerçevede yürütülmesi hedefleniyor.
4 BİN 165 KİŞİ İÇİN ENTEGRASYON SÜRECİ
YBŞ ve Sincar Kadın Birlikleri tarafından yapılan açıklamada, bağımsız askeri yapılanmanın sona erdirilmesi ve silahların devlet kontrolüne bırakılması konusunda Irak federal hükümetiyle uzlaşmaya varıldığı bildirildi. Anlaşmanın uygulanmasıyla birlikte örgüt mensuplarının Irak’ın resmi güvenlik kurumlarına katılması, askeri bağlantıların yeniden düzenlenmesi ve güvenlik kararlarının devlet kurumları bünyesinde birleştirilmesi amaçlanıyor.
Iraklı yetkililer, entegrasyon sürecinin farklı güvenlik kurumlarını kapsayacağını açıkladı. Ancak tüm mensupların hangi kurumlarda görev alacağına ve sürecin hangi takvimle tamamlanacağına ilişkin ayrıntıların netleşmesi gerekiyor.

SİNCAR DAĞI’NDA GÜVENLİK FEDERAL MAKAMLARA DEVREDİLECEK
Irak hükümetinin planı yalnızca silahlı grubun askeri statüsünün sona erdirilmesiyle sınırlı kalmıyor. Anlaşma kapsamında Sincar Dağı ve çevresindeki güvenlik sorumluluğunun federal makamlara devredilmesi de öngörülüyor. Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’nin gözetiminde yürütülecek süreç için askeri bağların sona erdirilmesini simgeleyen bir tören düzenlenmesi planlandı. Irak Güvenlik Medya Birimi, 26 Ekim’de Sincar’daki bazı stratejik askeri noktaların Irak güvenlik güçlerine devredilmeye başlandığını bildirdi.
Irak yönetimi, bu adımı ülkedeki silahların devlet kontrolünde toplanması politikasının bir parçası olarak değerlendiriyor. Hükümetin hedefleri arasında güvenlik yetkisinin tek merkezde toplanması ve devletin bölgedeki otoritesinin güçlendirilmesi bulunuyor.
SİNCAR’IN GÜVENLİK SORUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Sincar, Irak’ın Ninova vilayetinde, Musul’un batısında yer alıyor ve Ezidi toplumunun yoğun olarak yaşadığı bölgeler arasında bulunuyor. İlçe, Ağustos 2014’te terör örgütü DEAŞ’ın saldırılarıyla ağır bir insani kriz yaşadı. Ezidiler öldürme, kaçırılma, zorla yerinden edilme ve köleleştirme gibi ağır suçlara maruz kaldı.
DEAŞ saldırılarının ardından bölgede Ezidi toplumunu savunmak amacıyla çeşitli silahlı yapılar ortaya çıktı. YBŞ de bu dönemde faaliyet gösteren ve PKK ile bağlantılı olduğu belirtilen gruplar arasında yer aldı. DEAŞ’ın bölgedeki askeri yenilgisinden sonra ise Sincar’ın güvenliğinin hangi kurumlar tarafından sağlanacağı ve yerel yönetimin nasıl yapılandırılacağı konusunda sorunlar devam etti. Farklı silahlı grupların ve güvenlik güçlerinin bölgede bulunması, merkezi yönetimin güvenlik yetkisini tek elde toplama çabalarını zorlaştırdı.

2020’DEKİ SİNCAR ANLAŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Irak federal hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Ekim 2020’de Sincar’daki güvenlik ve idari yapının yeniden düzenlenmesi amacıyla anlaşmaya vardı. Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu (UNAMI) tarafından desteklenen anlaşma, bölgede güvenliğin resmi kurumlar aracılığıyla sağlanmasını, devlet dışındaki silahlı yapıların bölgeden çekilmesini ve yeniden imar çalışmalarının hızlandırılmasını hedefliyordu.
Ancak anlaşmanın uygulanmasında yaşanan güçlükler nedeniyle Sincar’daki güvenlik ve yönetim sorunları uzun süre devam etti. Yeni entegrasyon kararı, bu sorunların çözülmesi ve federal yönetimin bölgedeki yetkisinin güçlendirilmesi yönünde yeni bir adım olarak öne çıkıyor.
EZİDİLERİN HAKLARI VE YENİDEN İMAR VURGUSU
YBŞ ve Sincar Kadın Birlikleri, anlaşmanın uygulanması sırasında mensuplarının haklarının korunması ve Ezidi toplumunun güvenliğinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, geçmişte yaşanan saldırıların ve kayıpların unutulmaması gerektiğine işaret edilirken yeni dönemin ortak sorumluluk temelinde şekillenmesi gerektiği belirtildi. Irak hükümeti de DEAŞ’a karşı mücadelede yer alan Ezidilerin haklarının korunması, terör saldırılarından etkilenen ailelerin zararlarının karşılanması ve Sincar’ın yeniden inşası konusunda sorumluluk üstleneceğini bildirdi.




