Dijital Vatan Akademisi, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen programla çalışmalarına başladı. 17 Ağustos 2026 tarihindeki programda kayıt işlemleri saat 09.00’da başlarken, açılış konuşmaları saat 10.00’da gerçekleştirildi.

ASBÜ, Türkiye Yazarlar Birliği ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğünün paydaşlığında düzenlenen akademinin açılışında İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı gençlere hitap etti. Konuşmasında dijitalleşmenin yalnızca teknolojik araçların kullanımından ibaret olmadığını belirten Yiğitbaşı, gençlerin dijital dünyaya yetişkinlerden daha erken yaşta ve daha yoğun şekilde hâkim olduğunu ifade etti.

“GENÇLER TEKNOLOJİYİ BÜYÜKLERİNE ANLATIYOR”

Yiğitbaşı, dijital dünyadaki dönüşümün aile içindeki iletişim biçimlerini de değiştirdiğine işaret etti. Gençlerin artık anne, baba, büyükanne ve büyükbabalarına teknolojiyi anlatan, dijital araçların kullanımında yetişkinlere yol gösteren bir konuma geldiğini söyledi. Bu durumun gençlerden yetişkinlere doğru bilgi ve deneyim aktarımını beraberinde getirdiğini belirten Yiğitbaşı, kendisinin de geçmişte çocuklarının ekran kullanım sürelerini takip etmeleri konusunda uyardığını, bugün ise benzer uyarıları çocuklarından aldığını anlattı.

Whatsapp Image 2026 08 17 At 10.42.17 (1)

TÜBİTAK 1001 sonuçları açıklandı: Ankara’daki 26 araştırmacıya destek
TÜBİTAK 1001 sonuçları açıklandı: Ankara’daki 26 araştırmacıya destek
İçeriği Görüntüle

Dijital araçların günlük yaşamın neredeyse her alanına girmesiyle birlikte ekran kullanımının arttığını belirten Yiğitbaşı, yüz yüze iletişimin önemine de değindi. Aile içinde yemek ve kahvaltı sırasında telefonların bir kenara bırakılması, konuşurken karşıdaki kişinin yüzüne bakılması yönündeki uyarıların artık yetişkinlere de çocuklar tarafından yapıldığını ifade etti.

“EVİMİZDEKİ İNSANIN NE HİSSETTİĞİNDEN HABERSİZ KALABİLİYORUZ”

Dijital platformlarda geçirilen sürenin artmasının aile içindeki iletişim açısından da sonuçlar doğurabildiğini belirten Yiğitbaşı, kısa videolar ve sürekli içerik tüketiminin insanları dünyanın farklı noktalarındaki ayrıntılara hâkim hale getirirken kendi yakın çevresinden uzaklaştırabildiğini söyledi.

Yiğitbaşı, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan ve kişinin normal şartlarda hiçbir zaman karşılaşmayacağı olaylara ilişkin çok sayıda videonun izlenebildiğini, ancak aynı kişinin kendi evindeki çocuğunun gününü nasıl geçirdiğinden veya hangi ruh hali içinde olduğundan habersiz kalabildiğini dile getirdi. Bu durumun, dijital dünyada geçirilen zaman ile gerçek hayattaki aile iletişimi arasındaki ilişkinin yeniden ele alınmasını gerekli kıldığını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 08 17 At 10.42.16 (1)

SİBER SALDIRIYI 16 YAŞINDAKİ GENÇ GERÇEKLEŞTİRMİŞ

Yiğitbaşı konuşmasında, Afyonkarahisar Valiliği döneminde yaşadığı bir siber saldırı örneğini de paylaştı. Bir siber suç ve saldırı vakasıyla ilgili kolluk kuvvetlerinden kendisine bilgi geldiğini aktaran Yiğitbaşı, yapılan incelemede IP adresi nedeniyle saldırının yurt dışından gerçekleştirildiğinin düşünüldüğünü anlattı.

Bir hafta sonraki kolluk toplantısında ise saldırının failinin tespit edildiğini belirten Yiğitbaşı, söz konusu kişinin komşu illerden birinde yaşayan 16 yaşındaki bir genç olduğunun belirlendiğini söyledi. Bu örneği siber güvenliğin neden kritik bir alan olduğunu anlatmak için paylaşan Yiğitbaşı, dijital ortamda karşılaşılan tehditlerin kaynağının ilk bakışta sanıldığı gibi olmayabileceğine dikkat çekti.

“SUÇLA MÜCADELEYİ SİBER ALAN VE GERÇEK HAYAT DİYE AYIRMIYORUZ”

İçişleri Bakanlığı açısından suçla mücadelede dijital alan ile gerçek hayat arasında ayrı bir değerlendirme yapılmadığını belirten Yiğitbaşı, çok sayıda suçun artık internet ve dijital platformlar üzerinden işlendiğini söyledi.

Hakaret, hırsızlık, dolandırıcılık ve cinsel taciz gibi çeşitli suçların siber dünyada işlendiğini belirten Yiğitbaşı, dijital alandaki yoğunlaşmanın giderek arttığını ifade etti. Bu nedenle toplumun dijital tehditlere karşı kendisini koruyabilecek bilgi ve becerilere sahip olması gerektiğini belirten Yiğitbaşı, gençlerin bu konuda önemli bir role sahip olduğunu söyledi.

Whatsapp Image 2026 08 17 At 10.42.17 (2)

DEZENFORMASYONLA MÜCADELEDE GENÇLERE ÇAĞRI

Yiğitbaşı, konuşmasının önemli bölümünü dezenformasyonla mücadele konusuna ayırdı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrencilerine ders verdiği dönemde, gençlerin dijital dezenformasyon konusunda bazı eksiklikleri bulunduğunu gördüğünü anlattı.

Özellikle okul saldırılarıyla ilgili derslerde dezenformasyon konusunu ele aldığını belirten Yiğitbaşı, bazı öğrencilerin Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yalanlanan bir bilgiyi gerçek olarak kabul ettiğini ifade etti. Söz konusu deneyimin, gençlerin dijital ortamda karşılaştıkları bilgileri doğrulama konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini belirten Yiğitbaşı, DMM'nin çalışmalarının ve doğru bilgiye ulaşma yöntemlerinin gençler tarafından daha fazla bilinmesi gerektiğini söyledi.

“İÇERİK TÜKETEN DEĞİL, İÇERİK ÜRETEN GENÇLER OLUN”

Dijital dünyada bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte yanlış bilgilerin de hızlı şekilde yayılabildiğine işaret eden Yiğitbaşı, gençlere yalnızca içerik tüketen kullanıcılar olmamaları çağrısında bulundu. Gençlerin sürekli kısa videolar izleyen ve içerikleri tüketen bir konumda kalmak yerine doğru bilgiyi üreten ve yayan kişiler olmalarının önemine vurgu yapan Yiğitbaşı, bu yolla yanlış bilgilerin toplum üzerindeki etkisinin azaltılabileceğini belirtti.

Dezenformasyonla mücadelenin artık yalnızca bireysel bir mesele olmadığını ifade eden Yiğitbaşı, konunun dünya genelinde ülkeler açısından küresel bir risk ve milli güvenlik meselesi olarak değerlendirildiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 08 17 At 10.42.16

GENÇLERDEN YETİŞKİNLERE DİJİTAL BİLGİ AKTARIMI

Yiğitbaşı, gençlerin teknolojiyle doğdukları dönemden itibaren dijital dünyaya hâkim olduklarını belirterek, bu birikimin yalnızca kendi yaşamlarında kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Gençlerin aldıkları eğitimlerle önce kendilerini güçlendirmeleri, ardından öğrendikleri bilgileri ailelerine, yetişkinlere ve toplumun diğer kesimlerine aktarmaları gerektiğini söyleyen Yiğitbaşı, Dijital Vatan Akademisi kapsamında verilecek eğitimin bu açıdan önemli olduğunu dile getirdi. Yiğitbaşı, gençlerin doğru bilgiye ulaşma, dijital tehditleri tanıma, siber suçlar konusunda bilinçlenme ve dezenformasyonu ayırt etme konusunda kendilerini geliştirmelerinin önemine işaret etti.

YİĞİTBAŞI’NDAN AKADEMİYE KATKI SUNANLARA TEŞEKKÜR

Konuşmasının sonunda Dijital Vatan Akademisi programının düzenlenmesine katkı sağlayan kurum ve kişilere teşekkür eden Yiğitbaşı, Millî Eğitim Bakanına destekleri için teşekkürlerini iletti.

Ev sahibi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörüne de katkıları nedeniyle teşekkür eden Yiğitbaşı; program koordinatörü Serdar Bey'e, Türkiye Yazarlar Birliği Başkanına, İletişim Başkanlığına ve Dijital Komisyonlar Başkanlığına katkılarından dolayı teşekkür etti. Yiğitbaşı, konuşmasını gençlere yönelik “Yolunuz, bahtınız açık olsun gençler. Sizlerle gurur duyuyoruz.” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Hacer Koca