ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılması halinde YENİ Parti’ye katılmak yerine bağımsız kalmayı tercih edeceği öne sürüldü. Aynı kulis bilgisinde Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda da seçim tarihi netleşmeden pozisyon almak istemediği ve asıl önceliğinin seçimi kazanabilecek yüzde 50+1 desteğine ulaşmak olduğu iddia edildi.
YAVAŞ’IN SESSİZLİĞİ SİYASİ KULİSLERİ HAREKETLENDİRDİ
Mansur Yavaş’ın son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler karşısında daha temkinli bir görüntü sergilemesi, Ankara kulislerinde farklı yorumların yapılmasına neden oluyor. Özellikle CHP içerisindeki yönetim tartışmaları ve YENİ Parti’nin siyasi denklemde ortaya çıkması sonrasında gözler Yavaş’ın vereceği karara çevrildi.
Kulis bilgisine göre Yavaş’ın mevcut aşamada CHP’den ayrılmayı düşünmediği, ancak böyle bir gelişmenin yaşanması halinde de YENİ Parti’ye geçmek yerine bağımsız kalmayı değerlendirdiği öne sürülüyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI HESABINDA YÜZDE 50+1 VURGUSU
Kulislerde konuşulan bir diğer önemli başlık ise Mansur Yavaş’ın olası cumhurbaşkanlığı adaylığına yaklaşımı.
İddiaya göre Yavaş, seçim tarihi kesinleşmeden cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarının içerisine doğrudan girmek istemiyor. Yavaş’ın önceliğinin adaylık tartışmasından ziyade, seçim kazanabilecek bir siyasi denklem oluşturulması olduğu belirtiliyor.
Bu yaklaşımın merkezinde ise yüzde 50+1 hesabı bulunuyor. Yavaş’ın, cumhurbaşkanlığı yarışında hangi siyasi yapı içerisinde veya hangi ittifak modeliyle hareket edileceğinden bağımsız olarak, belirleyici unsurun seçimin kazanılmasını sağlayacak oy desteğine ulaşmak olduğunu düşündüğü öne sürülüyor.

YENİ PARTİ SEÇENEĞİ NEDEN KRİTİK?
Yavaş'ın YENİ Parti'ye katılmayacağı yönündeki iddia, siyasi denklem açısından özellikle önem taşıyor. Çünkü CHP'de yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan yeni siyasi yapılanmalar, muhalefet içerisindeki aktörlerin gelecekte hangi tarafta konumlanacağı sorusunu gündeme getirdi.
Ancak Yavaş'ın olası bir parti değişikliğinde doğrudan yeni bir siyasi yapıya dahil olmak yerine bağımsız bir aktör olarak kalmayı tercih edebileceği iddiası, onun siyasi ağırlığını farklı bir zeminde koruma ihtimalini gündeme getiriyor.
Bu senaryo gerçekleşirse Yavaş, herhangi bir parti yönetiminin karar mekanizmalarına doğrudan bağlı olmadan kendi siyasi çizgisini sürdürebilecek bir pozisyon elde edebilir. Ancak bunun aynı zamanda seçim döneminde örgüt, teşkilat ve milletvekili desteği açısından önemli zorlukları da beraberinde getirebileceği açık.

YAVAŞ’IN DAHA ÖNCEKİ TUTUMU DA DİKKAT ÇEKMİŞTİ
Mansur Yavaş’ın siyasi gelişmeler karşısındaki temkinli tutumu yeni değil. Nisan ayında CHP'li belediyelere yönelik operasyon tartışmaları sırasında Yavaş, belediye başkanlarının yaşadığı baskılara karşı ortak bir tutum alınması gerektiğini savunmuş ve “Biz bunu seyredemeyiz” diyerek daha güçlü bir siyasi refleks çağrısında bulunmuştu. Bu açıklamanın ardından CHP yönetimi de Yavaş ile görüşerek partinin izleyeceği eylem planını değerlendirmişti.
Yavaş’ın o dönemdeki çıkışı, parti içerisindeki tartışmalarda daha görünür bir siyasi aktör haline gelmesine yol açmıştı. Ancak son kulis iddiaları, Yavaş’ın bugün itibarıyla doğrudan bir parti tercihi yapmak yerine gelişmeleri izlemeyi ve siyasi şartların şekillenmesini beklemeyi tercih ettiği yönünde.
DAHA ÖNCE DE “BEKLEME” STRATEJİSİ GÜNDEME GELMİŞTİ
Yavaş'ın siyasi geleceğiyle ilgili daha önce yayımlanan kulis haberlerinde de benzer bir yaklaşım dikkat çekmişti. Haziran ayında Halk TV'de yer alan bir haberde, Yavaş'ın siyasi atmosferin daha fazla netleşmesini beklediği ve kısa vadede geri planda kalarak gelişmeleri izlemeyi planladığı öne sürülmüştü.
Aynı haberde Yavaş ve ekibinin saha çalışmalarına ve kamuoyu araştırmalarına ağırlık vereceği, elde edilecek verilerin gelecekteki siyasi yol haritasının belirlenmesinde etkili olacağı aktarılmıştı.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FAKTÖRÜ
Mansur Yavaş’ın siyasi geleceği değerlendirilirken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamı da kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Yavaş, 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde Ankara'da elde ettiği sonuçlarla Türkiye siyasetinin önemli aktörlerinden biri haline geldi.
Bu nedenle Yavaş’ın atacağı herhangi bir siyasi adım yalnızca CHP içerisindeki dengeleri değil, muhalefetin genel seçim stratejisini de etkileyebilecek nitelikte görülüyor.
Özellikle cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarında Yavaş’ın isminin uzun süredir öne çıkan seçeneklerden biri olması, kendisinin vereceği mesajları daha önemli hale getiriyor. Bu nedenle Yavaş’ın parti değişikliği, bağımsız kalma veya herhangi bir adaylık konusunda yapacağı resmi açıklamanın siyasi dengeler üzerinde doğrudan etkisi olması bekleniyor.

DÖRT FARKLI SENARYO TARTIŞILMIŞTI
Temmuz ayında Odatv'de yayımlanan bir kulis haberinde ise Yavaş'ın önünde dört farklı siyasi rota bulunduğu öne sürülmüştü. Bu senaryolar arasında mevcut siyasi yapıyla birlikte hareket etmek, daha temkinli ve arada bir pozisyon almak, farklı bir siyasi eksene yaklaşmak ve siyasetten çekilmek gibi seçenekler sıralanmıştı.
Son günlerde konuşulan iddialardan biri ise “CHP'den ayrılırsa bağımsız kalır” oldu.
GÖZLER YAVAŞ’IN VERECEĞİ KARARDA
CHP'deki gelişmeler, YENİ Parti'nin siyasi yapılanması ve muhalefetin olası cumhurbaşkanlığı stratejisi açısından Mansur Yavaş'ın pozisyonu önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Şimdilik kulislerde öne çıkan tablo, Yavaş'ın CHP'den ayrılmak için bir karar vermediği, olası bir ayrılık durumunda ise YENİ Parti'ye geçmek yerine bağımsız kalmayı değerlendirebileceği yönünde. Cumhurbaşkanlığı adaylığı açısından ise Yavaş'ın erken bir pozisyon almak yerine seçim takviminin ve siyasi dengelerin netleşmesini beklediği iddia ediliyor.



