CHP grup toplantısı öncesinde Ankara siyaset kulislerini hareketlendiren bir gelişme yaşandı. 2014 yılında partiden istifa ederek Anadolu Partisi'ni kuran, ancak seçimlerde yüzde 0,06 oy alınması üzerine partiyi fesheden eski Grup Başkanvekili ve YARSAV kurucusu Emine Ülker Tarhan, 12 yıl sonra CHP'ye geri döndü. Tarhan, toplantı salonuna eski Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile birlikte giriş yaparak sürprize sahne oldu.

ÖZEL: "BABA OCAĞINA DÖNÜYOR"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Tarhan'ın dönüşünü grup toplantısının açılışında bizzat ilan etti. Bu kararın Muharrem İnce'nin teşviki ve kendi daveti sonucunda şekillendiğini belirten Özel, "Partimize büyük hizmetler vermiş saygın bir siyasetçi ve hukukçu bugün baba ocağına dönüyor" dedi. 24. dönemde Tarhan ile birlikte milletvekilliği yaptığını hatırlatan Özel, "Hoş geldiniz Sayın Başkanım" diyerek Tarhan'ı kürsüye davet etti ve parti rozetini bizzat taktı.

Emine Ulker Tarhan 12 Yil Sonr 19684377 9238 2 M

"MAZOT 80 LİRA OLMUŞ, DUYDUM GELDİM"

Yıllar sonra yeniden çıktığı CHP grup kürsüsünde Tarhan, "Mazot 80 lira olmuş, duydum geldim" diyerek konuşmasına esprili bir girişle başladı ve salonu güldürdü. Tarhan, dönüş gerekçesini "omuz vermek" olarak özetledi. Dünyada süregelen çatışmalara ve insani dramlara dikkat çeken Tarhan, "Savaşta ilk gerçekler ölür derler, yalan söylemişler; ilk çocuklar öldü" diyerek kadınların bombalarla özgürleştirilemeyeceğini ve halkın sesinin çalınamayacağını vurguladı.

Emine Ulker Tarhan 12 Yil Sonr 19684377 1025 1 M

"ÇAĞIRDINIZ, GELDİM. EYVALLAH"

Küresel güçlerin her ülkeye bir "başkan" atama hayallerini ve "demokratik haçlı seferlerini" eleştiren Tarhan, despotizme karşı kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti. "Değiştirmek için ter dökenlere omuz atmak değil, omuz vermek gerektiğini biliyoruz. Çünkü er ya da geç, kurutulmuş bu toprakların yeniden yeşertilmesi gerekeceğine inanıyoruz" diyen Tarhan, kürsüden ayrılırken "Çağırdınız, geldim. Eyvallah" sözleriyle partilileri selamladı.

Tarhan'ın konuşmasının tamamı şu şekilde: "Mazot 80 lira olmuş, duydum geldim! Zaman geçti. Gençler büyüdü, biz yaşlandık. Neyse ki yaşananların ağırlığı karşısında öfkelenebilme yeteneğimizi henüz kaybetmedik. Cevaplarını bildiğimiz ama bünyemizin kaldırmadığı bir sürü soru var, bir yığın soru. "Savaşta ilk gerçekler ölür" derler, yalan söylemişler; ilk çocuklar öldü. Tüm bu ölümlerin, küçücük okullu kızların ölümlerinin yettiğine birileri karar verinceye kadar daha kaç çocuk ölecek bilmiyoruz. Kadınların bombalarla özgürleştirilemeyeceklerini, petrolü alabileceklerini ama halkın sesini çalamayacaklarını, fakirlikten üretilmiş bu pespaye ve kötüye kullanılmış zenginlikten ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz.

DEVA Partisi’nden Ankara’da Kadınların Ekonomik Gücüne Vurgu
DEVA Partisi’nden Ankara’da Kadınların Ekonomik Gücüne Vurgu
İçeriği Görüntüle

Bilmem kaçıncı demokratik haçlı seferinden ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz. Her ülkeye bir başkan atayıp, o ülkeyi iyi halli mahkumlarla dolu bir büyük cezaevine dönüştürme hayallerinden ne zaman vazgeçecekler bilmiyoruz. Hukukun üstünlüğüne, insanın özgürlüğüne ne zaman sıra gelecek bilmiyoruz. En önemlisi, bu savaş bittiğinde bize karaborsa barışı kaç paraya satacaklar, onu da bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz, çok iyi biliyoruz: Hayat sürprizlerle doludur. Kendini ruhani polis şefi zanneden o despotlar için bile. Tarih bazen yıkıcıdır. Çünkü boyun eğmeyenler tarihi değiştirebilirler. Değiştirmek için ter dökenlere, her yerde ter dökenlere, tarihin tekerrürüne karşı duranlara omuz atmak değil, omuz vermek gerektiğini de biliyoruz. Çünkü er ya da geç, kurutulmuş bu toprakların yeniden yeşertilmesi gerekeceğine inanıyoruz.

Sabahının yeli hepimizin yüzünü okşayan bu dehşetli güzel ülkede ateşi ve ihaneti gördük, şairin dediği gibi. Bunu gördük. Hatta ellerin taşı bize hiç değmezdi ama biliyorsunuz ki o bir tek gül incitirdi bizi, neyse... Burada doğmuş olmanın onurunu ve acısını yaşamak ama birlikte yaşamak, buna "evet" diyorum. Bir bilinci yok etmenin en iyi yolu başkalarının hafızasıyla hatırlamaya zorlamakmış ve unutturmakmış. Hafızamızın silinmesine ve unutmaya "hayır" diyorum. Unutmayacağız. Çünkü bu topraklarda biz ölülerimizi sadece gömmeyiz, yaşatırız da. Çağırdınız, geldim. Eyvallah. Sağ olun."

Kaynak: Haber Merkezi