Bir seçim daha sonuçlandı. Bunu diğerlerinden ayıran bir siyasi partiyi iktidara taşımak değil komple sistemin değişmesiydi. Gürültü patırtı arasında yepyeni bir anayasanın yollarına gül döküldü.

Yine şaibeli bir seçim yaşadık. Trafoya kedi girmese de, milletin aklına bir kuşku girdi. Biz ne zaman herkesin gönül rahatlığı ile kabul edeceği bir seçim yaşayacağız bilmiyorum. Hep mi alengirli seçimler bizi bulur arkadaş.

Bugünün Cumhurbaşkanı, yarının muhtemel Başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan, her seçim sonrası konuşmasını yine yaptı. Yine kendi taraftarı hariç herkese verdi veriştirdi. “Yüzde 50 benim, diğer yüzde 50 elalemin” dedi bir anlamda. Artık yeter. Seçim sürecinde millet zaten yeterince gerildi, bundan sonra sakinleştirip barıştırmak sizin elinizde. Çocukların kavgası olan “Top benim oynatmıyorum” mantığı ile mi yönetilecek memleket. “Memleket benim yaşatmıyorum’a devşirmenin ne gereği var. Yüzde 50’lik dilim Hayır demiş. AKP’nin meydanlardaki söylemine göre şimdi memleketin yarısı terörist, Fetö’cü, ya da hain mi? İzmir size oy vermediği için “Gavur İzmir”di. Şimdi Ankara, İstanbul, Antalya, Adana vs. hepsi de Gavur mu oldu? Tüm bu gergin havayı yumuşatıp, herkesin tercihine saygı duymak varken, bu “Eyyyy…..” li söylemleri rafa kaldırmak gerekmez mi?

Bundan sonra bekleyip göreceğiz, acaba neler olacak? Birde referandumda verilen vaatlere bakalım.

Hep anlatılan terör belası bundan sonra gündemimizden düşecek mi?

Ekonomik olarak dünyanın sayılı devletleri ile yarışabilecek miyiz?

Demokrasi adına herkesin özgür olduğu, hür iradesini her platformda dile getirdiği bir çağdaş ülke sınıfına girebilecek miyiz?

Her 4 gencimizden birisi işsizmiş, bundan sonra işsizlik diye bir kelime lügatımızdan çıkacak mı?

Köydeki koyun güden çobandan, şehirdeki kağıt toplayan garibana kadar neredeyse her kesime FETÖ adı altında dokunuldu, acaba hiç dokunulmayan siyasi ayağa bundan sonra dokunulup, suçlular hak ettiği cezayı çekecek mi?

Yerlerde süründüğümüz eğitim sistemi bundan sonra rayına oturacak, ilim, irfan, bilim ışığında çağdaş bir eğitim sistemine kavuşacak mıyız?

Dolar çakılacak, Euro yerin dibine girecek mi?

“Yüzde 70’i aşın, ondan sonra konuşalım” diyen Yalçın Akdoğan, bundan sonra Haymana’ya yatırımları yağdıracak mı?

Polatlı’ya seferleri başlayacak olan EGO bize de gelecek mi? Yoksa sadece mitingler için mi Haymana’ya uğrayacak?

Bir an önce doğalgaz, akabinde cezaevinin temelinin atılması gerçekleştirilecek mi?

Çiftçilerin beklediği yarı fiyatına mazot uygulanacak mı?

Öyle ya, tüm bunlar hemen olmalı. Ne demişti iktidar, “16 Nisan da EVET çıksın, 17 Nisan sabahı her şey istediğiniz gibi olacak” İşte istenilen oldu. O zaman memleket olarak, vatandaş olarak tüm bunları isteme hakkımız var. Hem de hemen...

HAFTANIN HABERİ: Nisan ayının sonları gelirken hala soba yakan B.D (56); “Bu cemre bu senede hedefi tutturamayıp, başka yere mi düştü acaba?” dedi.

HAFTANIN SÖZÜ:

# Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler, çökmek zorundadır.. (Hz. Muhammed)

# Oyları kimin verdiği değil, kimin saydığı önemlidir..(Stallin)

SAYGILARIMLA