Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, televizyon yayıncılığında uzun süredir tartışma konusu olan gündüz kuşağı programları ve haber bültenlerindeki özel hayat içeriklerine ilişkin dikkat çeken bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Teklif, kişisel ve aile mahremiyetinin korunmasını esas alırken, bu tür içeriklerin yayınlanmasına ciddi sınırlamalar getiriyor.
TEKLİFTE “ÖZEL HAYAT” VURGUSU ÖN PLANA ÇIKTI
Hazırlanan kanun teklifinde, kişilerin özel yaşamına, aile ilişkilerine, konut dokunulmazlığına, kişisel verilerine, sağlık bilgilerine, ekonomik durumlarına ve malvarlığına ilişkin bilgilerin yayın içeriğine dönüştürülmesi açık şekilde sınırlandırılıyor.
Teklife göre bu tür içeriklerin yalnızca açık kamu yararı bulunması halinde haberleştirilebileceği, aksi durumda reyting veya eğlence amacıyla kullanılmasının mümkün olmayacağı ifade ediliyor.
Düzenlemenin temel amacının, özel hayatın medya içeriklerinde teşhir edilmesinin önüne geçmek olduğu vurgulanıyor.
GÜNDÜZ KUŞAĞI PROGRAMLARINA YASAKLANACAK
Teklifte en dikkat çeken başlıklardan biri ise gündüz kuşağı programlarına getirilen düzenleme oldu. Buna göre, kişilerin özel hayatına ilişkin aile içi anlaşmazlıklar, kayıp vakaları ve benzeri olayların tarafların yüzleştirilmesi, mahremiyetin alenileştirilmesi veya aile içi çatışmaların televizyon ekranına taşınması yoluyla yayın konusu yapılması yasak kapsamına alınacak.
Ayrıca kişilerin bu tür yayınlara açık rıza göstermesinin de yasağın uygulanmasını ortadan kaldırmayacağı hükme bağlanıyor. Bu düzenleme, medya kuruluşlarının “rıza” gerekçesiyle özel hayatı ekranlara taşımasının önüne geçmeyi hedefliyor.
YAYIN KURULUŞLARINA YÜKSEK PARA CEZASI ÖNGÖRÜLÜYOR
Kanun teklifinde, düzenlemelere aykırı hareket eden yayın kuruluşlarına yönelik ağır yaptırımlar da yer alıyor. Buna göre ihlalin tespit edildiği dönemde, ilgili yayın kuruluşunun bir önceki aya ait brüt ticari iletişim gelirinin yüzde 2 ila yüzde 5’i arasında idari para cezası uygulanması öngörülüyor.
GEREKÇEDE “REYTİNG VE TEŞHİR” ELEŞTİRİSİ
Teklifin gerekçesinde ise özel hayatın televizyon içeriklerine taşınmasının giderek yaygınlaştığına dikkat çekildi. Karakoç, aile ve kişisel yaşamın en hassas alanlarının eğlence unsuru haline getirilmesinin toplumsal açıdan sorun oluşturduğunu belirtti.
Gerekçede, kişisel hayatın, sağlık bilgileri ve ekonomik durum gibi mahrem alanların reyting uğruna kullanılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı ifade edilerek, bu düzenlemenin hem bireysel hakları hem de aile yapısını korumayı hedeflediği vurgulandı.
MEDYA DÜZENİ VE MAHREMİYET TARTIŞMASI YENİDEN ALEVLENDİ
Söz konusu teklif, Türkiye’de uzun süredir tartışılan gündüz kuşağı programları ve haber içeriklerinde mahremiyet sınırlarının nerede başlaması gerektiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Medya etiği, ifade özgürlüğü ve kişisel verilerin korunması arasındaki denge tartışması, bu yeni düzenleme önerisiyle birlikte yeniden kamuoyunun merkezine yerleşmiş durumda.



