MİT Başkanı İbrahim Kalın, NATO Ankara Zirvesi öncesinde Milli İstihbarat Akademisi tarafından düzenlenen “NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık” programında konuştu. Konuşmasında Orta Doğu’dan Karadeniz’e, Doğu Akdeniz’den Avrupa güvenliğine kadar geniş bir coğrafyada yaşanan gelişmelerin küresel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirdiğini belirtti.
Kalın, ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığı yönündeki haberleri değerlendirdi. Söz konusu gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirten Kalın, sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Kalın, “Temkinli bir iyimserlik içerisindeyiz. Önümüzdeki günler ve haftalar müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak” ifadelerini kullandı.
GÜVENLİK KAVRAMI DEĞİŞİYOR
İbrahim Kalın, günümüz dünyasında güvenlik anlayışının yalnızca askeri kapasiteyle değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Enerji arz güvenliği, ekonomik dayanıklılık, siber güvenlik, bilgi güvenliği ve toplumların krizlere karşı direnç kapasitesinin artık güvenliğin temel unsurları haline geldiğini ifade etti.
Yeni dönemde devletlerin yalnızca geleneksel tehditlerle değil, dijital saldırılar, bilgi operasyonları ve teknolojik rekabet gibi farklı alanlardan gelen risklerle de mücadele etmek zorunda olduğunu belirten Kalın, güvenlik politikalarının bu yeni gerçeklik doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyledi.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI KÜRESEL DENGELERİ ETKİLİYOR
Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Kalın, bu savaşın yalnızca iki ülke arasında yaşanan bölgesel bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Savaşın Karadeniz güvenliği, enerji hatları, tahıl koridorları ve deniz ticareti üzerinde küresel etkiler oluşturduğunu ifade eden Kalın, çatışmanın aynı zamanda modern savaş yöntemlerinde yaşanan değişimi de ortaya koyduğunu söyledi.
İnsansız sistemler, hibrit tehditler ve bilgi operasyonlarının günümüz çatışmalarında belirleyici hale geldiğini belirten Kalın, güvenlik stratejilerinin artık bu yeni tehdit alanlarını dikkate alarak oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ İÇİN “KALICI BARIŞ” MESAJI
ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığı yönündeki haberlerin olumlu bir gelişme olduğunu belirten Kalın, Türkiye’nin bölgede gerilimin azaltılmasına yönelik tüm diplomatik çabaları desteklediğini ifade etti.
Kalın, bu süreçte katkı sağlayan ülkeleri de takdir ederek, özellikle Pakistan ve Katar’ın yanı sıra Türkiye’nin de diplomatik girişimlere katkı sunduğunu belirtti.
“Umarız bu adım, Orta Doğu’da kalıcı bir barışın inşa edilmesi için önemli bir merhaleyi teşkil edecek” diyen Kalın, önümüzdeki dönemin müzakereler açısından kritik olacağını vurguladı.
TÜRKİYE’NİN NATO İÇİNDEKİ STRATEJİK ROLÜ
Türkiye’nin NATO üyeliğinin 1952 yılından bu yana hem ülkenin güvenlik politikaları hem de ittifakın dengeleri açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kalın, Ankara’nın NATO’nun doğu ve güney kanatlarının güvenliği konusunda kritik katkılar sunduğunu söyledi.
Türkiye’nin Karadeniz’de istikrarın korunması, terörle mücadele ve bölgesel krizlerin yönetimi gibi alanlarda ittifaka önemli destek verdiğini ifade eden Kalın, Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan yeni tehditlerin Türkiye’nin stratejik önemini daha da artırdığını kaydetti.
Kalın, 1990’lı yıllardan sonra değişen küresel güvenlik ortamının Türkiye’nin NATO açısından vazgeçilmez bir aktör olduğunu gösterdiğini belirtti.
15 TEMMUZ SONRASI TÜRK ORDUSUNUN ROLÜNE VURGU
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO görevlerini yerine getiremeyeceğine yönelik değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Kalın, FETÖ yapılanmasından temizlenen ordunun hem Türkiye’nin hem de NATO’nun güvenliğine katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Kalın, Türk ordusunun operasyonel kapasitesinin ve ittifak içindeki sorumluluklarının devam ettiğini belirtti.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİ GÜVENLİK PERSPEKTİFİNİN ÖTESİNDE
MİT Başkanı Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca güvenlik başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Terör tehdidinden arındırılmış bir Türkiye’nin demokratik kapasitesini güçlendireceğini, ekonomik kalkınmayı hızlandıracağını ve bölgesel istikrar açısından daha güçlü bir aktör haline geleceğini ifade etti.
Kalın, Türkiye’nin kendi stratejik önceliklerini koruyarak uluslararası sistemde etkin rol oynamaya devam edeceğini belirtti.
YENİ ÇAĞIN GÜCÜ YAPAY ZEKA, ÇİP TEKNOLOJİLERİ VE SİBER GÜVENLİK
Konuşmasında teknolojik dönüşümün güvenlik alanındaki etkilerine de değinen Kalın, yapay zeka, çip teknolojileri, uydu sistemleri, siber yetenekler ve otonom platformların yeni dönemin güç dengelerini belirleyen unsurlar arasında olduğunu söyledi.
Teknolojinin yalnızca ekonomik gelişim aracı olmadığını, aynı zamanda güvenlik ve caydırıcılık unsuru haline geldiğini belirten Kalın, teknoloji kullanımında etik kurallar ve uluslararası normların önemine dikkat çekti.
Kalın, bazı teknolojik gelişmelerin belirli aktörlere üstünlük sağlamak amacıyla kullanılmasının küresel güvenlik açısından yeni riskler doğurabileceğini ifade etti.

NATO ANKARA ZİRVESİ’NİN GÜNDEMİ GENİŞLEYECEK
NATO Ankara Zirvesi’nde yalnızca savunma harcamalarının değil, yapay zeka, siber güvenlik, veri güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi başlıkların da ele alınacağını belirten Kalın, yeni güvenlik anlayışının çok boyutlu hale geldiğini söyledi.
Programın sonunda Kalın, Türk ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu tarafından NATO için hazırlanan ve 1960 yılında Türkiye tarafından ittifaka armağan edilen Türk mozaiğinin işlendiği tabloyu NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Scott W. Bray’e takdim etti.





