Özel sektör öğretmenleri, uzun süredir dile getirdikleri çalışma koşulları, düşük ücret, iş güvencesizliği ve mülakat uygulamasından kaynaklanan mağduriyetlerin çözümü için Ankara’da büyük bir eyleme hazırlanıyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla 14 Haziran Cumartesi günü başkentte bir araya gelecek öğretmenler, taleplerinin doğrudan yetkililer tarafından ele alınmasını istiyor.
“Bekleyin bizi, geliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından geliyoruz” sözleriyle duyurulan eylem kapsamında, özellikle 1611 mülakat mağduru öğretmenin yaşadığı sorunlara dikkat çekilmesi hedefleniyor.
ÖĞRETMENLERDEN YETKİLİLERE ÇAĞRI: “MASAYA OTURUN”
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından yapılan açıklamada, öğretmenlerin uzun süredir farklı kurumlarla görüşmeler yaptığı ancak somut bir çözüm ortaya konulmadığı ifade edildi.
Sendika açıklamasında, “Görüşmediğimiz yetkili kalmadı. Her görüşmede haklı olduğumuz söylendi. Bizim haklı olduğumuzu duymaya ihtiyacımız yok. Haklı olduğumuzu en başından beri biliyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Öğretmenlerin yıllardır ailelerinden, işlerinden ve ekonomik imkanlarından fedakârlık ederek mücadele ettiği belirtilen açıklamada, sorunların artık ertelenemez noktaya geldiği vurgulandı.
ÜÇ TEMEL TALEP ÖNE ÇIKIYOR
Eylem çağrısında özel sektör öğretmenlerinin temel talepleri de sıralandı. Eğitimciler, öncelikle özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler için taban maaş düzenlemesi yapılmasını ve bu düzenlemenin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na eklenmesini talep ediyor.
Öğretmenlerin bir diğer önemli gündemi ise mülakat uygulaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten 1611 öğretmenin durumu oldu. Sendika, sınav süreçlerinde başarılı olan ancak atama bekleyen öğretmenlerin hak ettikleri kadrolara yerleştirilmesini istiyor.
Bunun yanında özel sektördeki düşük ücret politikalarına, güvencesiz çalışma koşullarına ve işveren baskısına karşı da çözüm çağrısı yapılıyor.
“AÇLIKLA, İŞSİZLİKLE SİNDİRİLEBİLECEK BİR KİTLE DEĞİLİZ”
Sendikanın açıklamasında, öğretmenlerin yaşadığı ekonomik ve mesleki zorluklara dikkat çekilirken, eğitimcilerin artık taleplerinin karşılanmasını beklediği ifade edildi.
Açıklamada, “Biz açlıkla, işsizlikle, güvencesizlikle sindirebileceğiniz bir kitle değiliz” denilirken, öğretmenlerin yalnızca dinlenilmek değil, somut adım görmek istediği belirtildi.
Yetkililerin zaman zaman “yetkimiz yok” açıklaması yaptığı ifade edilerek, seçim dönemlerinde destek isteyenlerin şimdi öğretmenlerin sorunlarını çözme sorumluluğu taşıdığı savunuldu.
ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİNİN YILLARDIR SÜREN SORUNLARI
Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler uzun süredir düşük maaş, fazla çalışma, sosyal hak eksikliği ve iş güvencesi sorunlarıyla gündeme geliyor.
Eğitimciler, bazı kurumlarda öğretmenlik mesleğinin ekonomik olarak sürdürülemez hale geldiğini, birçok öğretmenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını dile getiriyor.
Özellikle kamuda görev almak isteyen öğretmenlerin karşılaştığı mülakat süreci de tartışmaların merkezinde yer alıyor. Mülakat sonuçları nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten öğretmenler, bu süreçte adaletli bir çözüm bekliyor.
“TALEPLERİMİZİ GEÇİŞTİRMENİZE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Öğretmenlerin açıklamalarında, bugüne kadar yapılan görüşmelerin kamuoyunun bilgisi dahilinde ilerlediği belirtilerek, sorunların görmezden gelinemeyeceği ifade edildi.
“Topu birbirinize atmayı denediniz, hâlâ deniyorsunuz ancak biz taleplerimizi geçiştirmenize müsaade etmedik, etmeyeceğiz” sözleriyle tepki gösteren eğitimciler, Ankara’daki buluşmanın taleplerin duyurulması açısından kritik önemde olduğunu belirtti.
14 HAZİRAN’DA ANKARA’DA TOPLANACAKLAR
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor etiketiyle yapılan çağrılar kısa sürede eğitim camiasında geniş yankı buldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden öğretmenlerin katılması beklenen eylemde, Milli Eğitim Bakanlığı ve TBMM’ye çağrı yapılacak.
Öğretmenler, 14 Haziran’da Ankara’da taleplerini doğrudan gündeme taşıyarak yetkililerle görüşme yapılmasını istiyor.
Eğitimcilerin beklentisi ise yıllardır tartışılan sorunların yeni bir görüşme sürecine bırakılmadan, kalıcı ve yasal düzenlemelerle çözüme kavuşturulması.






