Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada son günlerde yaşanan okul saldırılarının yalnızca belirli bölgeleri değil tüm Türkiye’yi derinden etkilediğini ifade etti. Kahramanmaraş ve Siverek’te meydana gelen olayların ardından devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu belirten Erdoğan, sürecin çok yönlü şekilde yürütüldüğünü söyledi.
Saldırı haberinin alınmasının hemen ardından ilgili bakanların bölgeye sevk edildiğini aktaran Erdoğan, hem yaralıların tedavisine öncelik verildiğini hem de adli sürecin hızla başlatıldığını vurguladı.
YARALILARIN DURUMU NASIL?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırılarda yaralanan vatandaşların sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kişiden 14’ünün taburcu edildiğini belirten Erdoğan, iki öğretmen ile üç öğrencinin tedavisinin sürdüğünü ifade etti. Kahramanmaraş’taki olayda ise 9 kişinin hayatını kaybettiğini, 21 yaralıdan 15’inin taburcu edildiğini, 3 kişinin yoğun bakımda olduğunu ve 6 öğrencinin tedavisinin devam ettiğini açıkladı.
Tüm yaralılara acil şifa dileyen Erdoğan, hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine başsağlığı dileklerini iletti.
“MİLLET OLARAK ACILARI PAYLAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan acının büyüklüğüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Millet olarak hepimiz acılarımızı, ailelerimizin üzüntülerini samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını; eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz.
Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum. Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi. İki öğretmen ile üç öğrencimizin tedavisi hâlen devam ediyor. Hamdolsun, yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Yüreklerdeki yangının sönmeyeceğini biliyoruz. Saldırılar sadece Kahramanmaraş'ı Siverek'i değil, 81 ilimizi etkiledi. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızın hemen Kahramanmaraş'a gönderdik. İlk andan itibaren ailelerimizin yanında olduk. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken bir yandan adli makamlarımız çalışmalarını başlattılar. Saldırılar her yönüyle araştırılıyor.”
“ÖNEMLİ BULGULARA ULAŞILDI”
Soruşturmalarda önemli ilerleme kaydedildiğini açıklayan Erdoğan, saldırganlara ilişkin dikkat çekici bilgileri şu sözlerle paylaştı:
“Her iki saldırganın nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Her iki saldırganın dijital ayak izleri kısa sürede tespit edildi. Çok önemli bulgulara ulaşıldı. Detaylı incelemeler sonucunda çok önemli bilgiler bulundu. Saldırganın babası tutuklandı. Süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık. Milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. İnternetin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. ABD'de gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılarına baktığımızda amacın toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Tıpkı terör örgütleri gibi toplumda huzursuzluk oluşturmayı hedefliyorlar. Bu süreçte kimi medya organlarımız kimi siyasetçilerimiz faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir.”
“BÖYLE BİR ACI ÜZERİNDEN MİLLETİ TAHRİK ETMEK SORUMSUZLUKTUR”
Erdoğan, olayların ardından yapılan bazı açıklamaları eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Kimse kusura bakmasın ama daha olay aydınlatılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milleti tehdit etmeye çalışan sivil toplum kuruluşlarının hedef tahtasına konulması ne anlama gelmektedir? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan “olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar” diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar?
Milletçe yüreğimiz yanıyor. Fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk olarak Ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapılıyor. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz?”
“KORKU VE ENDİŞE YAYMAK SORUMSUZLUKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumda panik oluşturacak söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra, infiale kapılmadan; sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah’a hamdolsun, bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz.
Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.”
OKUL GÜVENLİĞİ VE DİJİTAL TEHLİKEYE KARŞI YENİ ADIMLAR
Erdoğan, okul güvenliğinin en öncelikli başlıklardan biri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlenmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş yelpazede hareket etmemiz önem arz ediyor. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil adımla çözülmeyecek kadar çok katmanlı sınama bulunuyor.
Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar evin bir odasında sohbet ederken diğer odadaki çocuklarımızın dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, öğretmenler, ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına daha fazla etki ediyor. Bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihnini iğfal ettiği bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü eklediğimizde karşımıza karışık bir sorun çıkıyor.”
“OKUL GÜVENLİĞİNDE EN KÜÇÜK TAVİZ YOK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik konusunda net mesaj vererek şu ifadeleri kullandı:
“Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. En küçük taviz söz konusu değildir. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü, eğitim boyutlarıyla meseleye yaklaşmamız mümkündür. Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Okul kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim.”
AİLE VE EĞİTİM VURGUSU: YENİ POLİTİKALAR GELİYOR
Erdoğan, aile yapısının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Aile kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun parçası olmayı ailede öğrenir. Aile kültür, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektebidir.
Yıllardır “güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum” dememizin ve artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi budur.”
VELİ SİSTEMİ VE PSİKOSOSYAL DESTEK GENİŞLETİLECEK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, atılacak yeni adımları da şu sözlerle duyurdu:
“Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı daha kırılgan hâle getiriyor. Okul, aile ve rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkin şekilde kullanılması büyük önem taşıyor.
Hükûmet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemi’ni daha etkin hâle getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız.
Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu ve değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden ve etkili şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hâle getireceğiz.”
MEDYA VE ŞİDDET İÇERİKLERİNE ELEŞTİRİ
Erdoğan, şiddetin yayılmasında medya içeriklerinin rolüne de dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Aziz kardeşlerim, şiddetin tırmanmasında bir diğer etken de çocuklar üzerinde olumsuz etki oluşturan diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın kişiler olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçekle bağını zedeliyor.
Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız açısından taklit riskini artırıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının sonunda topluma birlik ve sağduyu çağrısı yaptı. Türkiye’nin geçmişte birçok zorluğu aştığını hatırlatan Erdoğan, bu sürecin de aynı kararlılıkla aşılacağını vurguladı.






