Kuzey Marmara Otoyolu’nda bariyerlere çarptıktan sonra yanan yolcu otobüsünde hayatını kaybeden iki kişiden birinin, 12 yaşındaki Yüsra Seraç olduğu öğrenildi. Yakınlarının anlatımına göre baba Mesut Seraç, eşini, iki çocuğunu ve başka yolcuları kurtardı ancak otobüste kalan kızına ulaşamadı. Kimlik tespit işlemleri için ailelerden DNA örnekleri alındı.
İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde, Kuzey Marmara Otoyolu Işıklar Gişeleri’nde dün meydana gelen kazada, Diyarbakır’dan yola çıkan yolcu otobüsü bariyerlere çarptı. Çarpmanın ardından çıkan yangında iki kişi hayatını kaybetti.
Yangın nedeniyle kimlikleri belirlenemeyen cenazeler Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Hayatını kaybedenlerin yakınları, bugün kimlik tespit işlemleri kapsamında DNA örneği vermek üzere kuruma geldi.

12 YAŞINDAKİ YÜSRA AİLESİYLE İSTANBUL’A DÖNÜYORDU
Hayatını kaybedenlerden birinin, Bahçelievler Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu 7’nci sınıf öğrencisi Yüsra Seraç olduğu öğrenildi. 12 yaşındaki Yüsra’nın, annesi, babası ve iki kardeşiyle birlikte Diyarbakır’dan otobüse bindiği belirtildi.
Yangın sırasında baba Mesut Seraç’ın, eşini ve iki çocuğunu otobüsten yaralı olarak çıkardığı ancak Yüsra’yı kurtaramadığı aktarıldı. Kazada yaralanan baba, hastaneden taburcu edilmesinin ardından Adli Tıp Kurumu’na gelerek DNA örneği verdi.
Hayatını kaybeden diğer kişinin ise 54 yaşında bir kadın olduğu, eşinin de kimlik tespiti için DNA örneği verdiği öğrenildi. Cenazelerin, DNA eşleşmelerinin ardından ailelerine teslim edileceği bildirildi.

“5-6 YOLCUYU AYAĞINDAN ÇEKEREK KURTARMIŞ”
Adli Tıp Kurumu önünde konuşan Yüsra Seraç’ın yakını Kasım Seraç, İstanbul’da yaşayan ailenin bir rahatsızlık nedeniyle memlekete gittiğini, okulların açılması üzerine dönüş yoluna çıktığını anlattı.
Kazayı öğrendikten sonra olay yerine gittiklerini belirten Seraç, şunları söyledi:
“Dün saat 7’de Diyarbakır’dan çıkmışlar. Elazığ üzeri geldiler. Saat 1’de falan telefon açtım, daha Bolu’daydılar. Ondan sonra saat 7-7.30 civarında böyle bir kaza şeyini duyduk. Acil gittik oraya. Otobüs kül olmuştu. Babasıyla konuştum, babası şu anda konuşamaz halde. 5-6 yolcuyu ayağından çekerek kurtarmış. Bunlar anne, baba ve 3 çocuk. İstanbul’da yaşıyorlar, annesi rahatsız olduğu için memlekete gitmişlerdi.”
KAZAYA İLİŞKİN HIZ VE İHMAL İDDİASI
Kasım Seraç, izlediği görüntüler üzerinden kazada ihmal bulunduğunu düşündüğünü ifade ederek, “Bariyerlere çarpıyor. Görüntülerden gördüğüm kadarıyla bariyerlere çarpınca bir şeyler patlıyor orada, mazot mudur nedir bilmiyorum. İhmal var. Şoförde biraz hız da var” dedi.
Sürücünün kazanın ardından olay yerinden ayrıldığını da ileri süren Seraç, bu iddiasını Mesut Seraç’ın anlatımına dayandırarak, “Babasından duyduğuma göre şoför kaza yaptığı gibi kaçmış” ifadelerini kullandı.
“DEFALARCA CAMA VURUYORLAR, CAMI AÇAMIYORLAR”
Yangın sırasında otobüsten çıkmakta güçlük yaşandığını aktaran Kasım Seraç, Mesut Seraç’ın diğer çocukları da kurtarmaya çalıştığını söyledi:
“Mesut Seraç, çocuklarının yanında başka çocuklar da varmış, onları kurtarmaya çalışmış. O esnada kapı açılmıyormuş. Defalarca cama vuruyorlar, camı açamıyorlar. Artık dışarıdan biri camı açınca içeri zaten duman dolmuş. Göz gözü görmüyormuş. Herkesi kurtardı, kızı maalesef yandı içeride.”
Ailenin büyük üzüntü yaşadığını belirten Seraç, “Şu anda durumları perişan. Konuşamaz haldeler. Hani ihmal olduğunu düşünüyorum. Cezaları neyse çeksinler” diye konuştu.
“HÂLÂ KENDİNİ SUÇLUYOR, ‘KIZIMI KURTARAMADIM’ DİYOR”
Adli Tıp Kurumu önünde açıklama yapan Habip Dalgın da sürücünün hızlı araç kullandığını, mola vermeden ve sürücü değişikliği yapılmadan yolculuğun sürdüğünü iddia etti.
Dalgın, Mesut Seraç’ın yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı:
“Mesut’un da dediği gibi şoför aşırı hızlı. Kaç saattir de arabayı sürmüş. Mola vermeden sürmüş, şoför değiştirmeden. Yani bir aile yok oldu. Babası zaten toparlanamaz daha. Baba 6-7 kişiyi kurtardı, hâlâ kendini suçluyor, ‘Kızımı kurtaramadım’ diyor.”





