Menisküs yırtıklarında tedavi, yalnızca yırtığın büyüklüğüne göre belirlenmiyor. Hastanın günlük yaşamı, dizinde takılma veya kilitlenme olup olmadığı ve yırtığın bulunduğu bölge de değerlendiriliyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu, uygun hastalarda ameliyatsız yöntemlerle şikâyetlerin kontrol altına alınabildiğini, bazı yırtıklarda ise kapalı cerrahinin gündeme geldiğini anlattı.
Medicana Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu, menisküs yırtıklarında tedavinin hastaya özel planlandığını belirtti. Pehlivanoğlu, yırtığın yeri ve boyutunun yanı sıra hastanın genel sağlık durumunun ve yaşadığı şikâyetlerin tedavi kararında etkili olduğunu ifade etti.
Her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğine dikkat çeken Pehlivanoğlu, gündelik yaşamını büyük ölçüde sürdürebilen ve dizinde kilitlenme bulunmayan hastalarda öncelikle cerrahi dışı seçeneklerin değerlendirildiğini aktardı.
AMELİYATSIZ TEDAVİ HANGİ HASTALARDA UYGULANIYOR?
“Günümüzde menisküs yırtıklarının tedavisi hastaya özel olarak planlanmaktadır” diyen Pehlivanoğlu, dizinde takılma ya da kilitlenme hissi olmayan, günlük hayatında belirgin zorlanma yaşamayan ve yırtığı ameliyat gerektirecek özellikler taşımayan hastalarda ilaç ve fizik tedaviden yararlanılabildiğini söyledi.
Pehlivanoğlu, diz çevresindeki kasları kuvvetlendirmeye yönelik fizik tedavi uygulamalarının ve ihtiyaç duyulan hastalarda eklem içine yapılan enjeksiyonların tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu belirtti. Bu yöntemlerle hastaların şikâyetlerinin azaltılarak günlük yaşamlarına dönmelerinin hedeflendiğini ifade etti.
TAKILMA VE KİLİTLENME VARSA CERRAHİ DEĞERLENDİRİLİYOR
Pehlivanoğlu, daha büyük boyutlu, bulunduğu yer açısından tamir gerektiren ve hastada takılma ya da kilitlenme gibi aktif şikâyetlere yol açan yırtıklarda cerrahi tedavinin gündeme gelebildiğini anlattı.
Bu ameliyatların artroskopik, yani kapalı yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Pehlivanoğlu, diz eklemine küçük kesilerden kamera yardımıyla girilerek müdahale edildiğini söyledi. Küçük kesilerle uygulanan yöntemin ameliyat sonrası hasta konforuna katkı sağlayabildiğini ifade etti.
MENİSKÜS YIRTIĞI YALNIZCA SPORCULARDA GÖRÜLMÜYOR
Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi’nin (AAOS) hasta bilgilendirmesine göre menisküsler, uyluk ve kaval kemikleri arasında bulunan, yük aktarımına ve dizin dengeli çalışmasına yardımcı olan yapılardır. Spor sırasında ani dönme hareketleriyle yırtılabildikleri gibi, yaşla birlikte dokunun yıpranması sonucunda daha basit hareketlerle de hasar görebilirler.
Ağrı, şişlik, sertlik, takılma, kilitlenme ve dizin hareket açıklığında azalma, menisküs yırtıklarında görülebilen belirtiler arasında yer alır. Yaralanmadan sonra yürüyebilmek ise menisküs yırtığı bulunmadığı anlamına gelmez. Bazı kişiler yürümeye devam edebilirken şişlik ve sertlik sonraki günlerde belirginleşebilir.
TANIDA MUAYENE VE GEREKTİĞİNDE MR KULLANILIYOR
Menisküs yırtığı şüphesinde hastanın şikâyetleri ve yaralanma öyküsü dinlenerek diz muayenesi yapılır. Hekim, gerekli gördüğünde görüntüleme yöntemlerinden yararlanır.
AAOS’a göre MR, özellikle yaralanmaya bağlı gelişen akut menisküs yırtıklarının değerlendirilmesinde tercih edilen yöntemdir. Röntgen menisküs yırtığını doğrudan göstermez; ancak kireçlenme gibi diz ağrısına yol açabilecek başka sorunların araştırılmasına yardımcı olabilir.
ENJEKSİYONLAR YIRTIĞI ONARIR MI?
Ameliyatsız tedavide şikâyetlerin azalması ile yırtığın yapısal olarak onarılması arasındaki fark da önem taşır. AAOS’un menisküs onarımı bilgilendirmesinde, fizik tedavi ve kortikosteroid enjeksiyonlarının belirtileri hafifletebildiği, ancak yırtığı doğrudan onarmadığı belirtilir.
Bu nedenle ağrının azalması tek başına menisküs dokusunun tamamen iyileştiğini göstermez. Tedavinin amacı ve beklenen yararı, uygulanacak yönteme ve hastanın durumuna göre değerlendirilir.
CERRAHİDE MENİSKÜS DOKUSUNUN KORUNMASI ÖNEM TAŞIYOR
Cerrahi tedavi her hastada aynı işlemin uygulanması anlamına gelmez. Uygun yırtıklarda doku dikişlerle onarılabilirken, onarılamayan bazı yırtıklarda hasarlı bölümün çıkarılması gerekebilir.
AAOS’un akut ve başka bir yaralanmanın eşlik etmediği menisküs yırtıklarına ilişkin kılavuzu, ameliyat gerektiğinde işlevini sürdürebilen menisküs dokusunun mümkün olduğunca korunmasını önerir. Bu yaklaşım, ilerleyen dönemde eklem kireçlenmesi riskini azaltma hedefi taşır. Diz hareketini kısıtlayan, yer değiştirmiş akut yırtıklarda ise erken cerrahi değerlendirme gündeme gelebilir.
KAPALI AMELİYAT SONRASI İYİLEŞME SÜRESİ DEĞİŞİYOR
Ameliyatın küçük kesilerden yapılması, her hastanın aynı sürede günlük yaşamına veya spora döneceği anlamına gelmez. Menisküsün dikilerek onarılması ile hasarlı bölümün çıkarılması farklı iyileşme süreçleri gerektirir. Onarım sonrasında dokunun kaynaması beklendiği için rehabilitasyon daha uzun sürebilir.
AAOS, ameliyat sonrasında diz hareketlerinin ve kas gücünün yeniden kazanılmasına yönelik rehabilitasyonun önemine dikkat çeker. Aktivitelere dönüş, uygulanan işleme ve iyileşmenin seyrine göre planlanır.
İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) ise diz ağrısının günlük faaliyetleri veya uykuyu etkilemesi, tekrarlaması ya da giderek artması durumunda sağlık değerlendirmesi önerir. Dizin üzerine basamama, çok şiddetli ağrı veya sıcak ve şiş bir dize ateşin eşlik etmesi halinde gecikmeden tıbbi yardım alınması gerekir.




