TYB Şeref Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY)'un kuruluşunun 33. yılı dolayısıyla yayımladığı kapsamlı değerlendirmede, teşkilatın Türk dünyasının ortak kültürel hafızasını yaşatan en önemli kurumsal yapılardan biri olduğunu ifade etti.

Arıcan, TÜRKSOY'un sadece kuruluş tarihiyle değil, temsil ettiği ortak değerler, kültürel miras ve medeniyet anlayışıyla da Türk dünyasında özel bir konuma sahip olduğunu belirterek, geçen 33 yılın kültürel birlik açısından önemli kazanımlarla dolu olduğunu dile getirdi.

ORTAK HAFIZADAN ORTAK GELECEĞE UZANAN YOLCULUK

1993 yılında Kazakistan'ın Almatı kentinde imzalanan anlaşmayla temelleri atılan TÜRKSOY'un bugün Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Anadolu'dan Sibirya'nın iç bölgelerine kadar uzanan geniş bir kültür coğrafyasını ortak değerler etrafında buluşturduğunu ifade eden Arıcan, kurumun zaman içerisinde yalnızca bir uluslararası teşkilat olmaktan çıkarak güçlü bir medeniyet hareketine dönüştüğünü kaydetti.

Arıcan, devletlerin tarihi açısından 33 yılın kısa sayılabilecek bir dönem olmasına rağmen, kurumsal gelişim bakımından önemli bir olgunlaşma süreci anlamına geldiğini belirterek, TÜRKSOY'un bu süreçte sadece varlığını korumakla kalmadığını, faaliyet alanını sürekli genişleten dinamik bir yapıya dönüştüğünü vurguladı.

TÜRK DÜNYASININ ORTAK KÜLTÜR HAFIZASI

Prof. Dr. Arıcan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını yeniden kazanan Türk Cumhuriyetleri için 1990'lı yılların yalnızca siyasi bağımsızlık değil, aynı zamanda kültürel yeniden inşa dönemi olduğunu hatırlattı. Bu süreçte ortak tarih ve kültürün yeniden buluşmasının önemine dikkat çeken Arıcan, TÜRKSOY'un tam da bu tarihi ihtiyaca cevap vermek amacıyla kurulduğunu ifade etti.

Kurucu devletlerin vizyonunun yalnızca kültürel iş birliği oluşturmak olmadığını belirten Arıcan, asıl hedefin ortak tarihi yeniden değerlendirmek, ortak kültürü görünür kılmak, ortak dili yaşatmak, sanatçıları bir araya getirmek ve halklar arasındaki gönül bağlarını güçlendirmek olduğunu söyledi.

"KÜLTÜR DİPLOMASİDEN DAHA KALICIDIR"

Arıcan, TÜRKSOY'un en önemli başarılarından birinin siyasetin kurmakta zorlandığı köprüleri kültür aracılığıyla inşa etmesi olduğunu belirtti.

Devletlerin, hükümetlerin ve uluslararası dengelerin zaman içerisinde değişebileceğini ifade eden Arıcan, buna karşın Yunus Emre'nin şiirlerinin, Manas Destanı'nın, Dede Korkut'un, Ali Şîr Nevâî'nin, Abay'ın, Mahtumkulu'nun, Cengiz Aytmatov'un ve Bahtiyar Vahapzade'nin eserlerinin Türk halklarını aynı manevi iklimde buluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Bu yönüyle kültürün diplomatik ilişkilerden çok daha kalıcı olduğuna işaret eden Arıcan, TÜRKSOY'un ortak medeniyet anlayışını yaşatan önemli bir kurum haline geldiğini ifade etti.

ORTAK MEDENİYET TASAVVURUNU GÜÇLENDİRİYOR

Dünyada kültürel diplomasinin giderek önem kazandığını belirten Arıcan, Türk dünyası açısından konunun yalnızca kültürel diplomasiyle sınırlı olmadığını söyledi. Türk dünyasının tarih boyunca farklı devletler kurduğunu, farklı alfabeler kullandığını ve çeşitli siyasi yapılara sahip olduğunu belirten Arıcan, tüm bu farklılıkların üzerinde yükselen ortak bir medeniyet dili bulunduğunu, TÜRKSOY'un da bu ortak dili yaşatan kurumların başında geldiğini ifade etti.

Musikiden halk oyunlarına, destanlardan halk hikâyelerine, mimariden el sanatlarına, şiirden tiyatroya, sinemadan akademik çalışmalara kadar uzanan faaliyetlerin yalnızca kültürel etkinlikler olmadığını belirten Arıcan, bu çalışmaların ortak kimliğin görünür hale gelmesini sağladığını dile getirdi.

"EN BÜYÜK KAZANIM GÜVEN ORTAMI"

Uluslararası kuruluşların yalnızca projeleriyle değil, oluşturdukları güven ortamıyla da değerlendirildiğini ifade eden Arıcan, TÜRKSOY'un bugün Türk dünyasında en fazla güven duyulan kurumlardan biri olduğunu söyledi.

Kuruluşun hiçbir ülkenin rakibi olmadığını, siyasi rekabetlerin ya da ideolojik ayrışmaların tarafı olarak hareket etmediğini belirten Arıcan, aksine bütün farklılıkları ortak kültür çatısı altında buluşturan bir anlayışı temsil ettiğini vurguladı. Bu nedenle TÜRKSOY denildiğinde akla kardeşlik ve ortak aidiyet duygusunun geldiğini kaydetti.

GENÇLİK, AKADEMİ VE DİJİTAL KÜLTÜR PROJELERİ ÖNE ÇIKIYOR

Prof. Dr. Arıcan, son yıllarda TÜRKSOY'un faaliyetlerinde önemli bir çeşitlenme yaşandığını belirterek, Genel Sekreter Sultan Raev ile Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf döneminde gençlik çalışmaları, akademik faaliyetler, dijital kültür projeleri, yazar buluşmaları, uluslararası festivaller, üniversite iş birlikleri ve kültürel miras programlarının önemli ölçüde genişlediğini ifade etti.

Bu gelişimin yalnızca faaliyet sayısındaki artışla sınırlı olmadığını belirten Arıcan, çalışmaların niteliğinde de belirgin bir yükseliş yaşandığını, kültürün artık yalnızca geçmişi anlatan bir alan değil, geleceği inşa eden stratejik bir güç olarak ele alındığını söyledi.

2-288

"Ağustos Böceği ile Karınca" Çocuk Oyunu Sahnelenecek
"Ağustos Böceği ile Karınca" Çocuk Oyunu Sahnelenecek
İçeriği Görüntüle

GENÇLERE YAPILAN YATIRIM GELECEĞE YATIRIM

Bir medeniyetin geleceğinin genç kuşaklarla kurduğu bağ kadar güçlü olduğunu ifade eden Arıcan, son yıllarda gençlere yönelik projelerin bu nedenle büyük önem taşıdığını belirtti. Kırgızistan'ın Oş kentinde gerçekleştirilen ilk Türk Dünyası Genç Şairler Festivali'nin bu vizyonun önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Arıcan, festivalin yalnızca şiir etkinliği olmadığını, Türk dünyasının gelecekteki edebi hafızasını oluşturacak isimleri bir araya getiren önemli bir buluşma niteliği taşıdığını söyledi.

Genç ressamlara yönelik çalışmaların, kompozisyon yarışmalarının, öğrenci projelerinin ve kültürel programların da aynı anlayışın bir parçası olduğunu ifade eden Arıcan, bugün gençlere yapılan yatırımın yarının kültürel liderlerine yapılan yatırım anlamına geldiğini vurguladı.

EDEBİYAT VE AKADEMİK İŞ BİRLİKLERİNE VURGU

Arıcan, edebiyatın farklı coğrafyalardaki insanları ortak değerlerde buluşturan güçlü bir araç olduğunu belirterek, TÜRKSOY Yazarlar Birliği'nin kurulmasını tarihi bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye Yazarlar Birliği ile geliştirilen iş birliklerinin önemine dikkat çeken Arıcan, Özbekistan'da düzenlenen uluslararası şiir şöleni ile imzalanan iş birliği protokollerinin kalıcı kültürel ilişkilerin güçlenmesine katkı sunduğunu ifade etti.

Üniversitelerle geliştirilen ortak çalışmaların da kültürel faaliyetlerin akademik zeminde desteklenmesini sağladığını belirten Arıcan, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile gerçekleştirilen programların tarih, kültür ve medeniyet araştırmalarına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.

TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ PROJESİNE DİKKAT ÇEKTİ

TÜRKSOY'un en görünür projelerinden biri olan Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulamasına da değinen Arıcan, her yıl farklı bir şehrin kültür başkenti ilan edilmesinin yalnızca sembolik bir karar olmadığını söyledi. Bu uygulamanın şehirlerin uluslararası görünürlüğünü artırdığını, yerel kültürün canlanmasına katkı sağladığını, sanat üretimini teşvik ettiğini, turizmi desteklediğini ve ortak kültürel hafızanın canlı tutulmasına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Eskişehir'den Şuşa'ya, Bursa'dan Hive'ye, Anev'den Andican'a uzanan kültür başkentleri zincirinin Türk dünyasının birbirini yeniden keşfetmesine imkan sağladığını kaydetti.

GELECEĞİN GÜNDEMİNDE DİJİTAL KÜLTÜR VE YAPAY ZEKA VAR

Önümüzdeki dönemde TÜRKSOY'un faaliyet alanının daha da genişlemesini beklediğini ifade eden Arıcan, ortak dijital kültür platformlarının kurulması, müşterek akademik araştırma merkezlerinin yaygınlaştırılması, kültürel arşivlerin dijitalleştirilmesi, genç araştırmacılar için burs ve değişim programlarının artırılması, ortak film, belgesel ve yayın projelerinin geliştirilmesi ile yapay zekâ destekli kültürel miras koruma çalışmalarının yeni dönemin öncelikleri arasında yer alacağını belirtti.

"BUGÜN SADECE BİR KURUMU DEĞİL, ORTAK BİR İDEALİ KUTLUYORUZ"

Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, TÜRKSOY'un 33. kuruluş yıl dönümünün yalnızca bir kurumun kuruluş yıl dönümü olmadığını, aynı zamanda ortak hafızanın, ortak kültürün, ortak dilin, ortak medeniyet anlayışının ve ortak geleceğin kutlaması olduğunu ifade etti.

Kuruluşundan bugüne kadar görev yapan tüm genel sekreterlere, kültür bakanlarına, yöneticilere, sanatçılara, akademisyenlere, şairlere, yazarlara ve emeği geçen herkese teşekkür eden Arıcan, bugün görevlerini sürdüren Genel Sekreter Sultan Raev, Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ve TÜRKSOY ailesini de tebrik etti.

Arıcan, TÜRKSOY'un geçmişten aldığı ilhamı geleceğe taşıyan, Türk dünyasının ortak kültürünü koruyan ve geliştiren öncü rolünü aynı kararlılıkla sürdürmesini temenni ederek, "Birliğimiz daim, kardeşliğimiz kaim, kültürümüz ebedî, medeniyet yürüyüşümüz kutlu olsun. TÜRKSOY'un 33. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun." ifadeleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Kaynak: Hacer Koca