Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, Azerbaycan'ın Ağdam kentinde düzenlenen Türk Dünyası Genç Şairleri İkinci Kurultayının açılışında yaptığı konuşmada şiirin birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Kala, genç şairlere hitaben şiirin insanlığa hatırlattığı beş temel dersi anlattı.
MUHAMMET ENES KALA'DAN AĞDAM'DA ŞİİR VE KÜLTÜR VURGUSU
Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, Azerbaycan'ın yeniden inşa edilen simge şehirlerinden Ağdam'da gerçekleştirilen Türk Dünyası Genç Şairleri İkinci Kurultayının açılışında yaptığı kapsamlı konuşmada, şiirin yalnızca edebi bir tür olmadığını, aynı zamanda toplumların hafızasını, kültürünü ve geleceğini şekillendiren güçlü bir unsur olduğunu söyledi.
Konuşmasına, bir gün önce kardeşlik, birlik ve dayanışmanın sembollerinden biri olan Şuşa'da bulunduklarını hatırlatarak başlayan Kala, işgal döneminde büyük yıkım yaşayan Ağdam'ın bugün güçlü Azerbaycan devleti tarafından yeniden ayağa kaldırıldığını ifade etti.

"ŞEHİRLERİ AYAKTA TUTAN SADECE BİNALAR DEĞİLDİR"
Ağdam'da yükselen yeni yapıların şehrin fiziksel varlığını oluşturduğunu belirten Kala, şehirlerin gerçek anlamda yaşayabilmesi için kültür, sanat ve düşünceyle beslenmesi gerektiğini dile getirdi.
Konuşmasında, "Binalar şehrin bedenidir. Ancak beden ancak ruhla hayat bulur. Bu ruhu oluşturan ise fikir, kültür ve sanattır." ifadelerini kullanan Kala, şiir ve sanat etkinliklerinin yeniden inşa edilen şehirlerin manevi kimliğini güçlendirdiğini söyledi. Türkiye Yazarlar Birliği olarak böyle anlamlı bir organizasyonun paydaşı olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Kala, Türk dünyasının ortak kültürel mirasına katkı sağlayan bu tür buluşmaların önemine vurgu yaptı.
"SÖZ, İNSANIN KADERİNE GİDEN YOLU ŞEKİLLENDİRİR"
Konuşmasının devamında, farklı isimlere atfedilmesine rağmen kaynağı kesin olarak bilinmeyen "Söylediklerinize dikkat edin..." diye başlayan meşhur söz zincirine değinen Kala, bu ifadelerin kültürleri aşan ortak bir hakikati dile getirdiğini söyledi.

Sözlerin düşüncelere, düşüncelerin duygulara, duyguların davranışlara, davranışların alışkanlıklara, alışkanlıkların karaktere ve karakterin de kadere dönüştüğünü hatırlatan Kala, söz ile kader arasında güçlü bir bağ bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle şairlerin ve fikir insanlarının yalnızca kelimelerle uğraşan kişiler olmadığını belirten Kala, onların yaşadıkları toplumun kaderine karşı sorumluluk taşıdıklarını dile getirdi.
Türk halklarının tarihine bakıldığında büyük şairlerle toplumların kaderi arasında güçlü bağlar bulunduğunu söyleyen Kala, kurultaya Türkistan coğrafyasının dört bir yanından gelen genç şairlerin bu kültürel mirası geleceğe taşıyacak önemli isimler olduğunu ifade etti.
"ŞİİR BİZE YAVAŞLAMAYI HATIRLATIYOR"
Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, konuşmasının ana bölümünde şiirin insanlığa öğrettiği beş önemli dersten söz etti. İlk olarak günümüzün hız çağında insanların sürekli tüketim ve yoğun bilgi akışı içinde dikkatini kaybettiğini belirten Kala, şiirin insana durmayı, nefes almayı, sakinleşmeyi ve yeniden odaklanmayı öğretebileceğini söyledi. Ona göre şiir, modern dünyanın dağılan dikkatini yeniden toparlayan, insanı kendi öz varoluşuyla buluşturan önemli bir imkân sunuyor.

"GELENEĞİNİ BİLMEYEN KALICI ESER VEREMEZ"
İkinci ders olarak köklere bağlılığın önemine değinen Kala, gerçek anlamda yenilik üretmenin geçmişi tanımaktan geçtiğini ifade etti. Yeni söz söyleyebilmek için kültürel mirasın iyi bilinmesi gerektiğini belirten Kala, Nizamî, Fuzulî, Ahmed Yesevî, Mevlana ve Yûnus Emre gibi büyük isimlerin düşünce dünyasının özümsenmeden kalıcı eserler ortaya koymanın mümkün olmadığını dile getirdi. Şiirin geçmiş ile gelecek arasında kurduğu bağın kültürel devamlılık açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
"YAPAY ZEKA ŞİİRİ TAKLİT EDER, ŞİİRİ İNSAN YAZAR"
Konuşmasında yapay zekâ teknolojilerine de değinen Kala, üçüncü ders olarak şiirin insanın özgünlüğünü koruyan en önemli alanlardan biri olduğunu söyledi. Yapay zekânın başarılı şiirleri taklit edebileceğini ancak gerçek şiirin yaşanmışlık, şahitlik ve insan tecrübesinden doğduğunu belirten Kala, çağın çelişkilerini, acılarını, sevinçlerini ve kırılganlıklarını yalnızca insanın yaşayabileceğini ifade etti. Bu nedenle gerçek şiirin ancak insan tarafından üretilebileceğini dile getiren Kala, şairlerin kendi eserlerinin taklit eden değil, örnek alınan eserler olmasını hedeflemesi gerektiğini söyledi.

"EKRANLARIN ARDINDAKİ HAYATI ŞİİR HATIRLATIR"
Dördüncü dersinde dijital çağın etkilerine değinen Kala, sosyal medya ve ekranların insanı gerçek hayattan uzaklaştırdığına dikkat çekti. Algoritmaların yönlendirdiği dijital dünyanın yapay bir gerçeklik oluşturduğunu ifade eden Kala, hakiki şiirin bu yapaylığa karşı direnen ve insanı gerçek hayatla yeniden buluşturan güçlü bir ses olduğunu söyledi. Şiirin, ekranın arkasında yaşanmayı bekleyen gerçek hayatı hatırlatan önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirtti.
"DİLİMİZ VATANIMIZDIR"
Konuşmasının son bölümünde kelimelerin korunmasının önemine değinen Kala, şiirin kelimenin sırrını ve namusunu muhafaza ettiğini söyledi. Günümüzde kelime dağarcığının daraldığını, iletişimin giderek emojilere ve yüzeysel ifadelere sıkıştığını belirten Kala, popüler kültürün dayattığı dil fakirliğine karşı şiirin güçlü bir direnç oluşturduğunu ifade etti.
Şairin yalnızca kelime kullanan kişi olmadığını, aynı zamanda unutulan kelimeleri yeniden hayata döndüren, geleceğin dilini kuran ve kültürel hafızayı koruyan kişi olduğunu vurgulayan Kala, "Dilimiz vatanımızdır." anlayışının önemine dikkat çekti.
"ŞİİR DERTLERİMİZE ŞAHİTLİK ETSİN"
Konuşmasını genç şairlere seslenerek tamamlayan Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, şiirin insanlığa hatırlattığı bu derslerin yalnızca edebiyat dünyası için değil, toplumların geleceği açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Şiirin insanın derdine, sevincine ve şahitliğine ortak olduğunu belirten Kala, bu kurultayın Türk dünyası genç şairleri arasında kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlamasını temenni ederek katılımcıları muhabbetle selamladı.





