ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ilk gününde gerçekleştiği belirtilen füze saldırısına ilişkin dikkat çeken yeni detaylar ortaya çıktı. İngiliz basınına yansıyan sızdırılmış bir ses kaydına göre, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği öne sürülen saldırıdan oğlu Mücteba Hamaney son anda kurtuldu.
İddiaya göre Mücteba Hamaney, saldırıdan yalnızca dakikalar önce bulunduğu binadan çıkarak bahçeye yöneldi. Bu sırada yerleşkeye füze isabet ettiği ve binanın ağır hasar aldığı belirtildi.
“ALLAH ONU KORUDU” SÖZLERİ KAYITLARA YANSIDI
İngiliz The Telegraph gazetesinin ulaştığı belirtilen ses kaydında, Ali Hamaney’in ofisinde protokol sorumlusu olarak görev yaptığı ifade edilen Mazaher Hosseini’nin konuşmasına yer verildi.
Hosseini’nin, 12 Mart’ta Tahran’da üst düzey isimlerle yaptığı kapalı toplantıda şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü:
"Allah onu korudu, saldırıdan önce Mücteba'nın bahçeye çıkıp bir şey yapması gerekti ve o dışarıdayken füze isabet etti."
BACAĞINDAN YARALANDIĞI İDDİA EDİLDİ
Sızdırılan kayıtta yer alan bilgilere göre, saldırı sırasında binada bulunmayan Mücteba Hamaney’in patlamanın etkisiyle bacağından yaralandığı öne sürüldü.
Söz konusu iddialar henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmazken, İran makamlarından da resmi bir açıklama yapılmadı.
YERLEŞKE DOĞRUDAN HEDEF ALINDI
İddialara göre saldırı, Hamaney ailesinin yaşadığı yerleşkeyi doğrudan hedef aldı. Patlamaların şiddetinin oldukça yüksek olduğu ve yerleşkede büyük yıkım meydana geldiği ifade edildi.
Aynı saldırıda, Ali Hamaney’in askeri bürosunun başında bulunan Muhammed Şirazi’nin de hayatını kaybettiği öne sürüldü. Şirazi’nin kimliğinin, cesedinin parçalanması nedeniyle ancak doku incelemesiyle tespit edilebildiği iddia edildi.
BİLGİLER DOĞRULANMAYI BEKLİYOR
Ortaya atılan iddialar, savaşın seyrine ilişkin kritik soruları da beraberinde getirirken, özellikle Mücteba Hamaney’in sağlık durumu ve saldırının detayları konusunda resmi kaynaklardan henüz net bir doğrulama gelmedi.
Uzmanlar, sızdırılan kayıtların doğruluğunun teyit edilmeden kesin bilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.





