Türkiye’nin en önemli Bizantolog ve sanat tarihçilerinden biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Semavi Eyice, özellikle Bizans ve Osmanlı sanatı üzerine yaptığı çalışmalarla tanındı. Peki Semavi Eyice kimdir, ne zaman öldü, mezarı nerede ve İlber Ortaylı ile ilişkisi neydi? İşte hayatı ve akademik kariyeri.
SEMAVİ EYİCE KİMDİR?
Prof. Dr. Semavi Eyice, Türkiye’de Bizans tarihi ve sanat tarihi alanında önemli çalışmalara imza atmış akademisyenlerden biridir.
9 Aralık 1922’de İstanbul’da doğan Eyice, Bizans ve Osmanlı sanatı üzerine yaptığı araştırmalarla bu alanın öncü bilim insanları arasında yer aldı.
Uzun yıllar akademik çalışmalar yürüten Eyice, özellikle İstanbul’un tarihî yapıları ve Bizans dönemi eserleri üzerine yaptığı araştırmalar ile tanındı. Bu çalışmaları nedeniyle “İstanbul aşığı” olarak da anıldı.
AKADEMİK ÇALIŞMALARI
Semavi Eyice, akademik kariyeri boyunca Bizans sanatı, Osmanlı mimarisi ve İstanbul’un tarihî mirası üzerine çok sayıda araştırma yaptı.
Eyice;
-
İstanbul’daki kaybolan tarihî eserleri belgeleyen çalışmalar yaptı
-
Toroslar’daki arkeolojik alanlarda araştırmalar yürüttü
-
Balkan ülkelerindeki Osmanlı eserleri üzerine incelemeler gerçekleştirdi
Ayrıca Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nda görev alarak birçok tarihî yapının korunmasına katkı sağladı.
Bilimsel kariyeri boyunca binin üzerinde makale, ansiklopedi maddesi ve akademik çalışma yayımladı.
SEMAVİ EYİCE NEDEN ÖLDÜ?
Prof. Dr. Semavi Eyice, 28 Mayıs 2018 tarihinde hayatını kaybetti.
Eyice’nin ölüm nedeni doğal sebepler olarak açıklandı.

MEZARI NEREDE?
Semavi Eyice’nin mezarı İstanbul’da bulunmaktadır. Ailesi ve yakınlarının katıldığı bir cenaze töreninin ardından İstanbul’da toprağa verilmiştir.
İLBER ORTAYLI İLE İLİŞKİSİ
Semavi Eyice ile tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı arasındaki ilişki akademik bir çerçevede şekillendi.
Eyice’nin Bizans tarihi ve sanat tarihi üzerine yaptığı çalışmalar, Ortaylı tarafından da birçok akademik çalışmada referans gösterildi. İki isim, Türkiye’de tarih ve sanat tarihi araştırmalarına önemli katkı sağlayan bilim insanları olarak anılmaktadır.
Aralarında zaman zaman akademik görüş ayrılıkları bulunsa da, karşılıklı saygıya dayalı bir bilimsel ilişki olduğu bilinmektedir.




