Şu anda gözle görülmese de uzun vadede ve gelecekte “Nurtopu’’ gibi sorunlarımız olmak üzere.
Öncelikle bir otopark sorunumuz var. Hele ki Cuma günleri arabalar dükkanların, evlerin içine girecek neredeyse. Kültür Merkezinin altı, bir sokak köpekleri sığınağı olmaktan kurtarılıp, asıl yapılma amacı olan OTOPARK’a ne zaman dönüşecek acaba? Ya da yeni otopark projeleri var mı ufukta? Küçücük Haymana’da berbat bir görünüm ve o oranda insanların araba park etme mağduriyeti söz konusu. “Tükanın önünü kapatma kardeşim’’ diyen esnafta haklı. “Kadıköye’mi bırakalım arabayı yer yok” diyen araba sahipleri de haklı. Çarşı içi zaten bir kör bağırsağa döndü. Giden-gelen bir birine yol vermekle helak oldu.
Şehir içi “göbek’’ çalışmasında artık pes ettik belli. Bununla beraber çarpık bir binalaşma başladı. Birbirinin kopyası ve hiçbir özelliği, güzelliği ve mimari albenisi olmayan binalar türemeye başladı. Yeşil alanlar yok edilerek, şehrin içinde kalan birkaç ağaç sökülerek, yıkılarak binalar yapılıyor. En azından ruhsat verilirken, biraz bahçe payı ve yeşil alan şartı getirilmeli. Ucube görünüme daha da katkı amacıyla ve ticari kaygı ile gelişigüzel yapılar aldı başını gidiyor. Bir avuç topraklarımız, bir tutam yeşilliğimiz grileşiyor. Geçmişten gelen ve kördüğüm olan çarpıklıklar geleceğe taşınıyor göz göre göre. Kağıt üzerinde turizm bölgesiyiz, başka bir şey yok.
Emektar dişçi İlyas Abi’nin (ÖZDOĞAN) kapıya kilit vurması sonucunda Haymana’da bir özel dişçi bile kalmadı. Saat 3’ten sonra dişiniz ağrısa, ya Gölbaşı, ya Polatlı yolunu tutacaksınız. Olmadı dişinize hidrolik yağı’mı sürersiniz, yoksa rakı ile gargara mı yaparsınız, gerisi size kalmış!.. Ancak Hastanenin dişçisinin mesaisinin bitimiyle beraber bir DİŞ sıkıntınız kaçınılmaz. Dişe dokunur bir sorun, hatta çok büyük sorun. Daha ne kadar dişimizİ sıkarız bilmiyorum?
Haymana’nın çocuğu olan Gökçen ATAMİL; “Haymana Devlet Hastanesinin kendisini kabul etmediğini söyledi’’ sonuç; Konya-Çeltik Devlet Hastanesine gitti. Dişçisiz kaldık. Olayın tam ayrıntısını bilmiyorum ancak, Gökçen’in dediğine göre; “Ben Haymanalıyım, gelen dişçi birkaç ay sonra gidiyor, ben sürekli burada kalacağım, mesai saatlerinden sonra da Haymana’dayım, diş sorunu olana 24 saat kapım açık olacak’’ dediği halde neden Haymana Devlet Hastanesi gerekli hassasiyeti ve fedakarlığı yapmadı anlamıyorum. Cezasını çekmek yine biz Haymanalılara kaldı. Umarım Haymana Devlet Hastanesinin tatmin edici bir açıklaması vardır, bu konuda. İnsanlar ikna olmak zorunda. Yoksa yeşil elmayı ısıramamanın ızdırabını vatandaş herkese yükler.
Aynı şekilde özel doktor sorunu da var. Herkesin evine gelebilecek bir doktorumuzun yokluğunu da çekeceğiz. “Allah veteriner Hamit Bey’i başımızdan, daha doğrusu hayvanlarımızın başından eksik etmesin’’ demekten başka elimizden bir şey gelmiyor şimdilik. Bildiğim kadarıyla bir özel sağlıkçı o kaldı Haymana da. Bunun adı küçülmektir. Sebebi, sonucu, nedeni ne olursa olsun.
Otoparktan sonra, Park sorunumuz hala geçerliliğini koruyor. Hala çocuklarımızın oynayabileceği parklar yok. Yapılan parkların ömrü 1 seneyi doldurmadan metruklaştı. Burada bir konuda Başkan Hacı AYSU sonuna kadar haklı. İnsanların “vandalizm’i’’ içlerinde. Parkların birer hurdalığa dönmesinde vatandaşın sorumsuzluğu had safhada. Binlerce liraya mal olan park tellerine, pazardan alınan beş liralık donları asmanın çirkin görüntüsü ve kadir kıymet bilmemenin özeti yapış yapış görünüyor. Yeni dikilmiş ağaçları söken, kıran, yakanlar var, içlerindeki oyuncakların içine pisleyenler var. Her bir parkın her bir metrekaresine bir bekçi dikilemeyeceğine göre, koruyup kollamakta biraz da vatandaşın görevi. Buraların paraları yine bizim ceplerimizden çıkan milli servettir. Dışarıdan gelen misafirin, banyocunun tüm yükünü merkezde ki iki park çekiyor. Yeni Adliye’nin yukarısındaki park tam bir ucube halde. Yine de belediye parklara el atmak zorunda. Tekrar elden geçirmek, halkın kullanımına açmak zorunda.
Bir de ısrarla Kültür Merkezinin yapılış amacına uygun kullanılmasında ısrarcıyım. Hala bir sinema, tiyatro ve benzer gösterilerin yapılabileceğine dair umutlarım var. Düğün salonu gibi kullanılması iyi ama ya asıl amacı ne olacak? Haymana Gençlik Derneği bir şeyler yapmaya çalışıyor şu aralar. Umut gençlerde yine, ne yaparsa onlar yapacak, elini taşın altına onlar koyuyorlar. Elleri kanasa da vazgeçmemeleri gerek, en azından vicdanları rahat olacak “Haymana adına bir şeyleri yapıyor olabilmek’’ bâbında……
Ankara-Haymana arası duble yol hala bir muamma. Ankara içindeki “60 gün-70 gün’de tamamlanan köprü’’ tabelalarıyla birlikte, Haymana yoluna “5 yılda bitmeyen duble yol’’ tabelası asılsa kimse yadırgamaz gibi... SAYGILARIMLA