Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda basın özgürlüğü ve tutuklu gazeteciler konusu üzerinden başlayan tartışma, siyasi tansiyonu yükseltti. AK Parti ve DEM Parti milletvekilleri arasında yaşanan karşılıklı açıklamalar, kısa sürede Türkiye ile İsrail’in medya ortamlarının kıyaslandığı sert bir polemiğe dönüştü.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SUİSTİMAL EDİLEMEZ”

AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada tutuklu gazeteciler tartışmasına değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, ‘Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye'nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir’ dedi.”

Arslan ayrıca İsrail’e ilişkin değerlendirmesinde, son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, bu tabloya rağmen bazı uluslararası endekslerde İsrail’in Türkiye’nin önünde gösterilmesini eleştirdi.

“ELEŞTİRİYİ SUÇ SAYIYORSUNUZ”

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ise Arslan’ın açıklamalarına şu sözlerle karşılık verdi:

“Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti'ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail'de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye'den yukarı, çünkü gerçekten İsrail'de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre'de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, 'terör propagandası' dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki 'Örgüt propagandası yaptı.' Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki 'Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?' Meseleniz budur”

“İSRAİL KIYASI KABUL EDİLEMEZ”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ise İsrail ile yapılan karşılaştırmaya sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

İran'dan ABD'nin teklifine ret! "Garanti olmadan savaş bitmez"
İran'dan ABD'nin teklifine ret! "Garanti olmadan savaş bitmez"
İçeriği Görüntüle

“Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail'i Türkiye'yle mukayese ederek İsrail'in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail'e 'Bu anlamda Türkiye'den daha iyi noktadadır' demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye'yi soykırımcı İsrail'le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de 'Türkiye her zaman daha iyi noktadadır' demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz”

Kaynak: Haber Merkezi