Teç-Sen Genel Başkanı Ümit Demirel, Türkiye’de uzun süredir devam eden ücret dengesizliği, alım gücünün erimesi ve memur ile emeklinin yoksullaşması sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Demirel, yaşanan ekonomik tablonun temel sorumlusunun, sendikal mücadeleyi terk ederek siyasetin gölgesinde hareket eden parti sendikaları ve konfederasyonlar olduğunu ifade etti. Demirel, sendikaların asli görevinin adil ücret, onurlu yaşam ve güvenceli çalışma koşulları için mücadele etmek olduğunu belirterek, “Kıblesi emek olması gereken sendikalar, ne yazık ki siyasi çıkarların aparatı haline gelmiştir” dedi.

Toplu sözleşme masasında 16 yıllık tablo

Türkiye’de son 16 yıldır yapılan toplu iş sözleşmelerinde aynı sendika ve konfederasyonların masaya oturduğunu hatırlatan Demirel, bu sürecin memur ve emekli açısından sürekli kayıpla sonuçlandığını vurguladı. 2025 yılında yapılan son toplu sözleşme görüşmelerinde, parti sendikalarının 2026 yılı için yüzde 88, 2027 yılı için ise yüzde 46 zam talep ettiklerini kamuoyuna açıkladığını anımsatan Demirel, gelinen noktada bu taleplerin tamamen boşa çıktığını söyledi.

Selen Görgüzel’den savcılıkta Emel Müftüoğlu açıklaması: 'Beni Kıbrıs tatiline o gönderdi'
Selen Görgüzel’den savcılıkta Emel Müftüoğlu açıklaması: 'Beni Kıbrıs tatiline o gönderdi'
İçeriği Görüntüle

Hakem heyeti süreci ve tepki çeken tutum

Toplu sözleşme sürecinin Hakem Heyeti’ne taşınmasıyla birlikte memur ve emeklinin bir kez daha hayal kırıklığına uğradığını ifade eden Demirel, parti sendikalarının tutumunu sert sözlerle eleştirdi. Demirel, parti sendikalarının önce “hakem heyetine temsilci göndermeyeceğiz” diyerek memur ve emekliyi tedirgin ettiğini, ardından hakların tamamen kaybedileceği algısı oluşturarak son anda temsilci gönderdiğini söyledi. Bu hamlenin, memur ve emeklinin iradesini baskı altına alma amacı taşıdığını dile getirdi.

Hakem heyeti süreci sonunda ortaya çıkan zam oranlarına dikkat çeken Demirel, "2026 yılı için yüzde 88 zam talep eden parti sendikalarına yüzde 18, 2027 yılı için yüzde 46 zam talep eden parti sendikalarına ise yüzde 9 zam verildi. Bu sonuçların ardından parti sendikalarının ortadan kaybolduğunu ifade eden Demirel, bugün gelinen noktada ise istifaların artmasıyla birlikte eylem söylemlerinin gündeme getirildiğini belirterek, “Şimdi eylem yapacaklarmış! Yerseniz!” ifadelerini kullandı.

Teç Sen Ümit Demirel (1)“Noter” tepkisi ve sendikal güven kaybı

Hakem heyetine daha önce “noter” benzetmesiyle tepki gösteren parti sendikalarının, bugün aynı süreci gerekçe göstererek eylem çağrısı yapmasını samimiyetsiz olarak nitelendiren Demirel, bu tutumun sendikal güveni tamamen sarstığını söyledi. Demirel, memurun yoksulluk sınırının altına, emeklinin ise açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini belirterek, sendikaların bu tabloya alkış tutmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Ekonomik göstergelere de değinen Demirel, 2026 yılı itibarıyla açlık sınırının 30 bin TL’yi, yoksulluk sınırının ise 97 bin TL’yi aştığını söyledi. Buna karşın memur ve emeklinin bu rakamların çok altında maaşlarla geçinmeye çalıştığını vurguladı. Demirel’e göre, toplu iş sözleşmeleri artık hak arama zemini olmaktan çıkmış, sadece göstermelik bir formaliteye dönüşmüş durumda.

“Sendikacılık yeniden tanımlanmalı”

Devlet Memurları Konfederasyonu ve Teç-Sen olarak bağımsız, adil ve onurlu bir sendikal mücadelenin zorunlu hale geldiğini savunduklarını belirten Demirel, sendikaların korkusuzca hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Parti sendikaları ve konfederasyonların mevcut tutumlarıyla milyonlarca memurun, emeklinin ve çalışanın hayatını olumsuz etkilediğini söyleyen Demirel, bu sürecin artık sona yaklaştığını belirterek, Teç-Sen olarak memurun ve emeklinin sesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Demirel, hak mücadelesinden geri adım atmayacaklarını kaydetti.

Kaynak: Haber Merkezi