Trump, kendisine ait Truth Social platformundan yaptığı açıklamada, “Derhal yürürlüğe girmek üzere, İran İslam Cumhuriyeti ile iş yapan herhangi bir ülke, ABD ile gerçekleştirdiği her türlü ticari faaliyette yüzde 25 gümrük vergisi ödemekle yükümlü olacaktır” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, kararın “nihai” ve “kesin” olduğunu özellikle vurguladı.

İRAN’DAKİ PROTESTOLAR KARARIN ZEMİNİNİ OLUŞTURDU

Trump’ın açıklaması, İran’da haftalardır devam eden kitlesel protestoların gölgesinde geldi. 28 Aralık’tan bu yana süren gösteriler, 2026 Ocak ayı başında ekonomik krizin derinleşmesiyle ülke genelinde yaygınlaştı. İran’da enflasyonun yüzde 42 seviyelerine çıkması, gıda fiyatlarının yüzde 72 oranında artması ve İran riyalinin 1,45 milyon seviyelerine kadar gerilemesi, halkın tepkisini artırdı.

Gösterilerde dikkat çeken sloganlar arasında, İran’ın Gazze ve Lübnan gibi dış operasyonlara ayırdığı kaynakların eleştirildiği ve “Ne Gazze ne Lübnan, canım İran’a feda” ifadelerinin öne çıktığı görüldü. Protestolar zamanla milliyetçi bir tona bürünerek rejim karşıtı bir dalgaya dönüştü.

İran güvenlik güçleri protestolara sert müdahalede bulundu. Uluslararası hak örgütlerine göre, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu en az 500 ila 600 gösterici hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alındı. İnternet ve telefon hatlarının kesildiği, ülke genelinde bilgi akışının ciddi biçimde sınırlandığı bildirildi.

Bu gelişmeler üzerine Trump, protestoculara açık destek verdi. ABD Başkanı, İran yönetimini uyararak, “Eğer İran barışçıl protestocuları şiddet kullanarak öldürürse, ABD yardım edecek” açıklamasında bulundu. Washington’da askeri seçeneklerin de masada olduğu, füze saldırıları, siber operasyonlar ve uçak gemisi konuşlandırılması gibi senaryoların değerlendirildiği belirtiliyor.

İRAN’DAN İLK TEPKİ: “GÖRÜŞMEYE AÇIĞIZ, SAVAŞA HAZIRIZ”

Trump’ın yaptırım kararına İran’dan da sert yanıt geldi. İran Dışişleri yetkilileri, ABD ile görüşmeye açık olduklarını belirtirken, aynı zamanda “savaşa hazırız” mesajı verdi. Tahran yönetimi, ülkedeki protestoları ABD ve İsrail’in yürüttüğünü iddia ettiği “dört cepheli savaşın” parçası olarak tanımladı. Bu cepheler; bilişsel, ekonomik, askeri ve terör boyutlarıyla ifade edildi.

İranlı yetkililer, olası bir tırmanma durumunda ABD üsleri veya İsrail hedeflerine yönelik misilleme ihtimalinin de masada olduğunu dile getirdi.

ABD’NİN İRAN’A YÖNELİK YAPTIRIMLARININ GEÇMİŞİ

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları, 1979 İran Devrimi ve Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’nin basılmasıyla başlayan rehine krizine kadar uzanıyor. O tarihten bu yana yaptırımlar; nükleer program, terör örgütlerine destek, insan hakları ihlalleri ve balistik füze çalışmaları gerekçeleriyle sürekli genişletildi.

1979-1981 döneminde İran’ın ABD’deki yaklaşık 12 milyar dolarlık varlığı donduruldu, ithalat yasaklandı ve ticaret ambargosu uygulandı. 1980’lerde silah ambargosu eklendi. 1990’larda ise İran’ın nükleer faaliyetleri ve Hizbullah ile Hamas gibi gruplara verdiği destek gerekçe gösterilerek kapsamlı ekonomik yaptırımlar devreye sokuldu.

2015 yılında imzalanan Nükleer Anlaşma (JCPOA) ile bazı yaptırımlar askıya alınsa da, Trump’ın ilk başkanlık döneminde bu anlaşmadan çekilmesiyle “maksimum baskı” politikası yeniden devreye alındı.

TRUMP’IN İKİNCİ DÖNEMİNDE BASKI DAHA DA ARTTI

Trump’ın 2025’te başlayan ikinci başkanlık döneminde İran’a yönelik yaptırımlar daha agresif bir hale geldi. Petrol ihracatını “sıfıra indirme” hedefi doğrultusunda yüzlerce gemi, şirket ve birey yaptırım listesine alındı. Özellikle Çin’e petrol satan ağlar, gölge filo gemileri, banka dışı finansal sistemler ve para aklama kanalları hedef alındı.

Haziran 2025’te yaşanan İsrail-İran çatışması ve ABD’nin İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırıları sonrası yaptırımlar daha da sertleştirildi. İnsan hakları ihlalleri ve protestoların bastırılması da yeni yaptırım gerekçeleri arasına eklendi.

Mevzuat Meclis’e geliyor! Kapalı alanlarda sigaraya yeni düzenleme yolda!
Mevzuat Meclis’e geliyor! Kapalı alanlarda sigaraya yeni düzenleme yolda!
İçeriği Görüntüle

YÜZDE 25 VERGİ KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Ocak 2026’da ilan edilen yüzde 25’lik gümrük vergisi kararı, mevcut yaptırımların üzerine eklenen yeni bir ekonomik baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Bu adımın özellikle İran’ın petrol satışlarını, başta Çin olmak üzere üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirmesini zorlaştırmayı amaçladığı belirtiliyor.

İRAN EKONOMİSİ ZORLANIYOR, GERİLİM TIRMANIYOR

Ocak 2026 itibarıyla İran ekonomisi ağır baskı altında bulunuyor. Petrol ihracatındaki düşüş, yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı ve ithalatta yaşanan sıkıntılar, halkın yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor. İran, tüm bu baskılara rağmen “gölge filo” ve alternatif ticaret yollarıyla yaptırımları aşmaya çalışıyor.

Kaynak: Haber Merkezi