T.C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle Kültür Sanat Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen "Türk Dünyasında Ankara'nın Tarihi ve Kültürel Değerlerinin Anlamı Çalıştayı", Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Siyaset, bürokrasi, akademi, medya ve sanat dünyasının temsilcilerini buluşturan çalıştayda, Ankara'nın Türk dünyasındaki tarihi, kültürel ve sembolik konumu farklı yönleriyle ele alındı.
Ankara'nın ortak hafızadaki yerine dikkat çekildi
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sezai Karakoç Salonu'nda düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan Kültür Sanat Muhabirleri Derneği Başkanı İbrahim Gökdemir, programın temel amacının Ankara'nın tarihi ve kültürel mirasını Türk dünyasının ortak hafızası içerisinde daha görünür hale getirmek olduğunu söyledi. Çalıştayın, ortak tarih bilincinin güçlendirilmesine katkı sunmayı hedeflediğini belirten Gökdemir, Ankara'nın yalnızca Türkiye'nin başkenti değil, aynı zamanda Türk dünyasını ortak değerler etrafında buluşturan önemli şehirlerden biri olduğunu ifade etti.
"Ankara kültür ve düşüncenin de başkentidir"
Programda konuşan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Münire Kevser Baş ise üniversitenin tarihi kent merkezinde yer alan yapılarının, Cumhuriyet'in kuruluş sürecine ve Ankara'nın başkent olarak gelişimine tanıklık ettiğini belirtti. Baş, Ankara'nın siyasi kimliğinin yanında kültür, sanat, bilim ve akademik üretim açısından da önemli bir merkez olduğuna dikkat çekerek, şehrin tarih boyunca oluşan entelektüel birikiminin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Şehir hafızası ve ortak kimlik öne çıktı
Çalıştayın açılış bölümünde yapılan konuşmalarda Ankara'nın sahip olduğu çok katmanlı kültürel mirasın korunması gerektiği yönünde ortak görüş dile getirildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanı Bekir Ödemiş, kentsel belleğin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekerken, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, Ankara'nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve devlet geleneğini simgeleyen güçlü bir başkent olduğunu ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı Sanem Arıkan ise Türk devletleri arasındaki birlik ve beraberliğin ortak tarih, ortak dil ve ortak kültür temelinde daha da güçleneceğini belirtti. Türkiye-Azerbaycan Dostluk ve İş Birliği Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar da şehir hafızasının toplumların aidiyet duygusunu şekillendirdiğini ifade ederek, Ankara'nın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarında özel bir yere sahip olduğunu dile getirdi.
Ankara'nın Türk dünyasındaki kültürel rolü bilimsel yönleriyle ele alındı
Protokol konuşmalarının ardından Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emine Sökmen Adalı'nın moderatörlüğünde çalıştay oturumuna geçildi. Oturumda ortak kültürel miras, şehir hafızası, edebiyat ve sanat ekseninde çeşitli sunumlar gerçekleştirildi. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuzhan Aydın, Anadolu'nun ve Ankara'nın Türk-İslam medeniyetindeki merkezi konumunu tarihsel süreç içerisinde değerlendirirken, kültürel bağların gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Azerbaycanlı yönetmen, senarist ve yazar Səidə Haqverdiyeva ise Ankara'da kendisini evinde hissettiğini belirterek, Karabağ'ın özgürlük mücadelesini anlatan "Eski Bavullar (Köhne Çamadanlar)" filminin sanatın toplumları buluşturan gücünü ortaya koyduğunu ifade etti. Azerbaycan Matbuat Şurası Başkanı Rashid Majidov da Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel ve edebi etkileşimin güçlenmesinde medyanın önemli bir görev üstlendiğini belirterek, ortak hafızanın korunmasında basının stratejik rolüne dikkat çekti.
Ankara'nın Türk dünyasındaki stratejik önemi bir kez daha vurgulandı
Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde Ankara'nın yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olmanın ötesinde, Türk dünyasının ortak tarih bilinci, kültürel mirası ve medeniyet hafızasının önemli merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.
Katılımcılar, ortak kültürel değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla benzer akademik ve kültürel çalışmaların artırılmasının Türk dünyası arasındaki iş birliğine önemli katkılar sağlayacağı görüşünde birleşti.








