Tarih ve Kültür Konferansları kapsamında düzenlenen “Yazmak İçin Yaşamak: Cengiz Dağcı” başlıklı konferans, 7 Şubat 2026 tarihinde edebiyat ve tarih dünyasından isimleri bir araya getirdi. Program, Prof. Dr. İbrahim Şahin’in katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansta, çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden Cengiz Dağcı’nın hayatı, edebi yaklaşımı ve toplumsal hafızadaki yeri kapsamlı biçimde ele alındı.
Cengiz Dağcı’nın Eserleri ve Toplumsal Hafıza Vurgusu
Türkiye’yi hiç görmediği halde eserlerini Türkiye Türkçesi ile kaleme alan ve Kırım Türklerinin XX. yüzyılda yaşadıklarını geniş kitlelere duyuran Cengiz Dağcı, konferansın ana odağını oluşturdu. Dağcı’nın edebi mirasının, yalnızca bir romancılık faaliyeti değil, aynı zamanda güçlü bir hafıza aktarımı olduğu vurgulandı. Hakkında çok sayıda kitap ve akademik çalışma yapılan Dağcı’nın, eserleri aracılığıyla Kırım’ın tarihini ve yaşanmışlıklarını görünür kıldığı ifade edildi.
Konferans, Kırım Derneği Genel Sekreteri Ülkü Aksel’in takdimiyle başladı. Programın, Prof. Dr. İbrahim Şahin’in Cengiz Dağcı hakkında yakın dönemde kaleme aldığı kitabın yanı sıra editörlüğünü üstlendiği diğer eserin tanıtımına da katkı sunduğu belirtildi.
Vakıf Başkanı Tuncer Kalkay’dan Cengiz Dağcı’ya Vefa Mesajı
Konferansta konuşan Vakıf Başkanı Tuncer Kalkay, Cengiz Dağcı’nın edebiyat dünyasındaki önemine dikkat çekti. Kalkay, Kırım Derneği’nin kurucularından önemli bir kesimin Cengiz Dağcı ile benzer kaderi paylaştığını, aynı sürgünleri ve zorlukları yaşadığını ifade etti. Dağcı’nın eserlerinin basıma hazırlanma sürecinde Türkiye Türkçesine yeniden kazandırılmasında verilen emeklere değinen Kalkay, bu çalışmalar sayesinde pek çok kişinin Kırım’ı ve Kırım Türklerinin yaşadıklarını yakından tanıma imkânı bulduğunu dile getirdi.
“Cengiz Dağcı’yı Anlamak İçin İnsan Olmak Yeterli”
Konferansın ana konuşmacısı Prof. Dr. İbrahim Şahin, Cengiz Dağcı’nın hikâyesinin evrensel bir yön taşıdığına dikkat çekti. Şahin, Dağcı’nın yaşadıklarının yalnızca bir milletin değil, insanlığın ortak hafızasına hitap ettiğini belirterek, “Türk, Tatar ya da başka bir kimliğe sahip olmak gerekmiyor; Cengiz Dağcı’nın hikâyesinden etkilenmek için insan olmak yeterli” ifadelerini kullandı.
Şahin, Dağcı’nın edebi duruşunu anlatırken onun sıradan bir romancı olmadığını, hayal gücünden ziyade yaşanmışlıkların ağırlığını eserlerine taşıdığını vurguladı. Dağcı’nın bir röportajında kendisine yöneltilen “Neden sürekli yaşadıklarınızı anlatıyorsunuz?” sorusuna verdiği “Benim hayal etmeye vaktim olmadı” yanıtının, onun edebiyat anlayışını özetlediğini söyledi.
Edebiyatın Hafızayı Koruyucu Gücü Ön Plana Çıktı
Prof. Dr. İbrahim Şahin, konuşmasında edebiyatın toplumsal hafızayı inşa etme ve koruma gücüne dikkat çekti. Dağcı’nın romanlarının, Kırım’da tahrip edilen kültürel ve tarihsel hafızanın yazılı birer tanığı olduğunu ifade eden Şahin, sanatın bu yönüyle bilimden ayrıldığını belirtti. Objektif ve subjektif tarihçilik kavramlarına değinen Şahin, edebiyatın unutturulmak istenen kültürel mirası geleceğe taşıma işlevi üstlendiğini vurguladı.
Dağcı’nın eserlerinin, Kırım’daki köy adlarından coğrafi hafızaya kadar pek çok unsuru koruyan metinler olduğunu ifade eden Şahin, bu yönüyle romanların yalnızca edebi değil, tarihsel bir değer de taşıdığını söyledi.
Soru-Cevap Bölümü ve Kitap İmza Etkinliğiyle Tamamlandı
Konferans, katılımcıların yönelttiği soruların Prof. Dr. İbrahim Şahin tarafından yanıtlanmasıyla sona erdi. Programın ardından, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı tarafından yayımlanan “Aydınlıkla Karanlık Arasında – Cengiz Dağcı” ile Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü yayınları arasında yer alan, editörlüğünü üstlendiği “Cengiz Dağcı” adlı kitapların imza etkinliği gerçekleştirildi.
Vakıf Başkanı Tuncer Kalkay, Cengiz Dağcı’nın vefatının 15. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bu programın bir ahde vefa niteliği taşıdığını belirterek, Prof. Dr. İbrahim Şahin’e günün anısına plaket takdim etti. Programda ayrıca, Cengiz Dağcı üzerine yaptıkları çalışmalar nedeniyle çeşitli isimlere teşekkür edildi.






