Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde acı hatıralarla anılan Ulucanlar Cezaevi, 12 Eylül döneminde idam edilen ülkücüler için düzenlenen anma programına ev sahipliği yaptı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programa MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Selim Yurdakul, Taş Medreseli Ülkücüler Genel Başkanı Mehmet Yamtar Çelik ve çok sayıda Taş Medreseli Ülkücü katıldı.

Türk dünyasının kültürel mirası Ankara’da buluştu: Sincan’da festival coşkusu
Türk dünyasının kültürel mirası Ankara’da buluştu: Sincan’da festival coşkusu
İçeriği Görüntüle

Taş Medreseli Ülkücüler Ulucanlar Cezaevi 12 Eylül Ahmet Selim Yurdakul Mhp

Anma programında konuşan Taş Medreseli Ülkücüler Genel Başkanı Mehmet Yamtar Çelik, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçtiğini belirterek, darbe dönemini ve darbeci kadroyu eleştirdi.

Taş Medreseli Ülkücüler Genel Başkanı Mehmet Yamtar Çelik 12 Eylül Ulucanlar Cezaevi

Çelik, “Milletimizin iradesine pranga vuran, demokrasimizin üzerine karabulut gibi çöken, zulmün, haksızlık ve adaletsizliğin alçakça işlendiği bu kara günle birlikte milletimize, devletimize, vatanımıza ve şanlı tarihimize ihanet eden darbeci paşaları bir kez daha lanetliyorum” dedi.

12 Eylül döneminde yaşananların tesadüf olmadığını savunan Çelik, darbenin Türk milliyetçilerini ve ülkücüleri hedef alan bir senaryonun sonucu olduğunu öne sürdü. Çelik, “Bilinmelidir ki 12 Eylül darbesi tesadüf değildir. Bu darbe, Cumhuriyeti kuran ruhu, bu devletin asli unsuru olan Türk’ü ve Türk milliyetçiliklerini yok etmek için yazılmış ve tatbik edilmiş bir kirli senaryodur. Bu hain darbe milletimizin on yıllarını çalmıştır” ifadelerini kullandı.

Çelik, 12 Eylül öncesindeki siyasi ortamı değerlendirirken, dönemin sol örgütlerini de sert sözlerle eleştirdi. O dönemde Türkiye’yi Sovyetler Birliği’nin uydusu haline getirmek isteyen çok sayıda Marksist-Leninist terör örgütünün bulunduğunu ileri süren Çelik, ülkücülerin çeşitli saldırılarda hedef alındığını söyledi.

Darbenin, ülkücülerin verdiği mücadelenin ardından hayata geçirildiğini savunan Çelik, “Sol anarşist terörle sonuç alamayınca iç ve dış aynı odaklar darbeyi kışkırttı. 12 Eylül askeri cuntacı komuta kademesi de darbeyi hayata geçirdi” diye konuştu.

Taş Medreseli Ülkücüler Ulucanlar Cezaevi 12 Eylül (3)

“Herkes sustuğunda sadece biz konuştuk”

12 Eylül döneminde ülkücülerin yaşananlara karşı mücadele ettiğini belirten Çelik, “Peki, o karanlık günlerde ihanet şebekesinin karşısında kimler vardı. Evet, Allah şahit, insanlık şahit, tarih şahit, Türk milleti şahit, yalnız biz vardık. Herkes sustuğunda sadece biz konuştuk. Herkes kör, sağır ve lal olduğunda biz gördük, biz duyduk ve biz haykırdık” dedi.

Çelik, ülkücülerin o dönemde “Türkiye çaresiz ve sahipsiz değildir” anlayışıyla hareket ettiğini belirterek, teröre karşı meydanlara çıktıklarını ifade etti.

Bu mücadele nedeniyle ülkücülerin cezaevlerine gönderildiğini ve ağır işkencelere maruz kaldığını söyleyen Çelik, “Bu haklı mücadelemiz uğrunda zindanlara tıkıldık, prangalara vurulduk, işkencelere maruz kaldık” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının son bölümünde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve ülkücü hareketin hedeflerine ilişkin mesajlar veren Çelik, Alparslan Türkeş’in çizgisinde olduklarını belirtti.

Çelik, “Biz cennet mekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyefendinin çizgisindeyiz. Biz genel başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendiye tam bir sadakat, bağlılık, beka ve samimiyetle, onun liderliğinde hedeflerimize tavizsiz şekilde yürümekteyiz” diye konuştu.

Taş Medreseli Ülkücülerin geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de ülkücü hareketin taşıdığı değerleri savunmaya devam edeceğini ifade eden Çelik, konuşmasını “Liderimizin emrinde ve ardında Türkiye ve Türk Yüzyılına, terörsüz Türkiye projesine ve de Turan ülküsüne doğru azimle ve heyecanla yürümeye yemin etmiş Bozkurtlarız” sözleriyle tamamladı.

Program, 12 Eylül döneminde hayatını kaybeden ve idam edilen ülkücülerin anılmasıyla devam etti.

Muhabir: Necdet Gürsoy