Kamuoyunda “12’nci Yargı Paketi” olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda kabul edildi.
Önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu’nun gündemine gelmesi beklenen teklif, icra ve iflas işlemleri, idari yargı, adli tıp, hakim ve savcı yardımcılarının eğitimi, dijital deliller, genetik inceleme kayıtları ve ceza yargılamasına ilişkin çok sayıda düzenleme içeriyor.
Teklifle ayrıca kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen düzenleme kapsamında, banka hesap bilgilerini paylaşarak dolandırıcılık suçuna sınırlı şekilde iştirak edenlere yönelik ceza indirimi öngörülüyor.
12. YARGI PAKETİ KOMİSYONDAN GEÇTİ
TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen teklifle, Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026’da sona erecek sürenin 4 yıl daha uzatılması öngörülüyor.
Teklifte, yargı süreçlerinin daha etkin yürütülmesi amacıyla farklı kanunlarda değişiklik yapılması planlanıyor. Düzenlemenin Genel Kurul sürecinin ardından yasalaşması bekleniyor.
İCRA VE İFLAS İŞLEMLERİNDE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
Teklife göre İcra ve İflas Kanunu’nda değişikliğe gidilecek. Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.
İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı da genişletilecek. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası uygulanacak.
ADLİ TIP KURUMU’NDA GÖREV SÜRESİ 4 YIL OLACAK
Adli Tıp Kurumu’na ilişkin düzenlemeyle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanacak kişiler için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da doktora derecesi şartı getirilecek.
Başkan ve üyeler ile grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni görevlendirmeler yapılıncaya kadar görev süresi dolanların görevlerine devam etmesi öngörülüyor.
HAKİM VE SAVCI YARDIMCILARINA KAPSAMLI EĞİTİM VERİLECEK
Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılacak değişiklikle adli ve idari yargı hakim yardımcılarına yönelik eğitim programı yeniden düzenlenecek.
Bu kapsamda hakim ve savcı yardımcılarına Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ile kişisel gelişim alanlarında eğitim verilecek.
İŞKENCE VE EZİYET SUÇLARINDA HAGB UYGULANMAYACAK
Teklife göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri, işkence ve eziyet suçlarında uygulanmayacak.
Ayrıca kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17’nci maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar bakımından da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun genetik inceleme sonuçlarının gizliliğine ilişkin hükmü de yeniden düzenlenecek.
GENETİK İNCELEME KAYITLARI İÇİN YENİ USUL
Düzenlemeye göre genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek. İnceleme sonucunun bir örneği delil olarak dosyada saklanacak.
Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, beraat kararı verilmesi veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi gibi durumlarda söz konusu bilgiler derhal yok edilecek.
Diğer hallerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra, cumhuriyet savcısının huzurunda imha işlemi yapılacak.
Bilgisi sisteme kaydedilen kişiler, kişisel verinin saklanmasını gerektiren nedenin ortadan kalkması veya haklı bir gerekçe bulunması halinde hakim ya da mahkemeden kayıtların silinmesini talep edebilecek.
DİJİTAL DELİLLERDE 24 SAATLİK HAKİM ONAYI
Teklifte bilgisayar incelemelerine ilişkin usuller de yeniden düzenleniyor. Buna göre bir suç soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması ve başka şekilde delil elde edilmesinin mümkün olmaması halinde şüphelinin bilgisayarlarında arama yapılabilecek.
Hakim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının kararıyla bilgisayar kayıtlarının kopyası alınabilecek ve çözümlenerek metin haline getirilebilecek.
Cumhuriyet savcısının verdiği kararlar 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim de kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakimin aksi yönde karar vermesi halinde alınan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek.

ŞİFRESİ ÇÖZÜLEN CİHAZLAR İADE EDİLECEK
Şifrenin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması gibi durumlarda bilgisayar ve diğer dijital materyallere el konulabilecek.
Şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınmasının ardından el konulan cihazlar gecikmeksizin iade edilecek. El koyma sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeği alınacak, bu yedeklerden biri şüpheliye veya müdafiine teslim edilecek ve işlem tutanak altına alınacak.
Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da sistemdeki verilerin tamamı ya da bir kısmının kopyasının alınabileceği belirtildi. Alınan veriler kağıda yazdırılarak tutanağa geçirilecek ve ilgililer tarafından imzalanacak.
IBAN MAĞDURLARI İÇİN CEZA İNDİRİMİ DÜZENLEMESİ GELİYOR
TBMM Adalet Komisyonu’nda AK Parti ve MHP’nin kabul edilen önergesiyle teklife, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen kişilere ilişkin yeni bir madde eklendi.
Düzenlemeye göre Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158’inci maddesine yeni bir fıkra eklenecek.
Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakin yalnızca, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka hesabının kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesiyle sınırlı kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
Bu düzenleme, özellikle banka hesabını kullandıran ancak suçun planlanması, yönetilmesi veya esas menfaatin sağlanması aşamasında yer almadığı değerlendirilen kişiler açısından uygulanacak.

KANUN YOLUNDAKİ DOSYALAR İÇİN GEÇİŞ HÜKMÜ
Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçundan haklarında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklar yönünden yeni hüküm uygulanabilecek.
Bu kapsamda bölge adliye mahkemeleri ceza daireleri, yeni hükmün uygulanacağı dosyalarda bozma kararı vererek dosyaları ilk derece mahkemelerine gönderecek.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan dosyaların ise usulüne uygun şekilde ilk derece mahkemelerine iletileceği belirtildi.
TEKLİFTEN BİR DÜZENLEME ÇIKARILDI
AK Parti’nin kabul edilen önergesiyle ayrıca, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine ilişkin düzenleme tekliften çıkarıldı.
CÜNEYT YÜKSEL: ORGANİZE DOLANDIRICILIKLA MÜCADELEDE GERİ ADIM YOK
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, sosyal medya ve dijital platformlarda “hesabını kirala, IBAN’ını paylaş, komisyon kazan” gibi vaatlerle vatandaşların banka hesaplarının suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabildiğini belirtti.
Bu yöntemlerden en fazla gençlerin etkilendiğini ifade eden Yüksel, kolay kazanç vaadi veya hukuki sonuçların yeterince öngörülememesi nedeniyle bazı gençlerin banka hesaplarını suç örgütlerinin kullanımına açabildiğini söyledi.
Yüksel, bu durumun gençlerin eğitim ve meslek hayatını etkileyebilecek ağır hukuki sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
Düzenlemenin dolandırıcılığı planlayan, organize eden, yöneten, vatandaşları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan kişilere yönelik herhangi bir ceza indirimi ya da cezasızlık getirmediğini vurgulayan Yüksel, organize dolandırıcılıkla mücadelede geri adım atılmadığını ifade etti.
Yüksel, düzenlemenin yalnızca suça katkısı banka hesabını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından daha ölçülü bir değerlendirme yapılmasını amaçladığını belirtti.
Yeni düzenlemeyle herhangi bir fiilin suç olmaktan çıkarılmadığını kaydeden Yüksel, dolandırıcılık suçunun faillerine cezasızlık getirilmediğini ve düzenlemenin gerçek mağdurların zararlarının giderilmesine katkı sağlayacağını söyledi.





