23. Ankara Kitap Fuarı Kapılarını Açtı
Başkentte kültür ve edebiyat dünyasının önemli buluşmalarından biri olan 23. Ankara Kitap Fuarı, ATO Congresium’da düzenlenen törenle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Açılış gününde özellikle öğrenci gruplarının yoğun katılımı dikkat çekerken, fuar alanı gün boyunca her yaştan kitapseverin ilgisiyle doldu. On gün sürecek organizasyon boyunca yüzlerce yayınevi, binlerce eser ve çok sayıda etkinlik Ankaralılarla buluşacak.
Fuarın açılış törenine kültür dünyasının temsilcileri, uluslararası konuklar, yazarlar, yayıncılar ve çok sayıda davetli katıldı. Konuşmalarda kitap fuarlarının yalnızca yayınların sergilendiği alanlar olmadığı, aynı zamanda kültürel etkileşimin güçlendiği ortak buluşma noktaları olduğu vurgulandı.

“Farklı fikirlerin buluştuğu bir kültür alanı”
Fuarın organizasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Remzi Çayır, Ankara Kitap Fuarı’nın yıllar içinde yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçtiğini belirtti. Çayır, fuarın farklı düşüncelerin bir araya geldiği önemli bir kültür platformu haline geldiğini ifade ederek, bugün burada yalnızca kitapların sergilendiği bir alanın değil, farklı dünya görüşlerinin buluştuğu özel bir atmosferin açılışını yaptıklarını belirten Çayır, Türk tarihinin medeniyet anlayışında kitabın ve eğitimin her zaman merkezi bir yerde bulunduğunu dile getirdi. Geçmişte devletlerin fetihlerle büyüdüğünü ancak kalemin düşünce dünyasını şekillendiren en güçlü araç olduğunu ifade eden Çayır, eğitime ve kitaba verilen önemin tarihsel bir miras olduğunu söyledi.
Yirmi üç yıldır fuarı geliştirmek için çalıştıklarını belirten Çayır, bu yıl binin üzerinde imza günü ve panel düzenleneceğini, yaklaşık 850 yazarın Ankaralı okurlarla buluşacağını aktardı. Organizasyonun temel hedefinin kitabı daha geniş kitlelere ulaştırmak olduğunu vurgulayan Çayır, fuarın okur ile yazar arasında doğrudan bağ kurulmasını sağladığını ifade etti.

Kültürler arası buluşma vurgusu
TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ise konuşmasında kitap fuarlarının kültürel iletişim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Raev, böylesine anlamlı bir organizasyonda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek kitap fuarlarının yalnızca satış yapılan alanlar olmadığını, düşüncelerin ve kültürlerin buluştuğu özel mekânlar olduğunu söyledi.
Her kitabın kendi dünyasını taşıdığını belirten Raev, okurun o dünyanın anlamını yeniden yorumladığını ifade etti. Bir fuarın başarısının yalnızca satılan kitap sayısıyla ölçülemeyeceğini kaydeden Raev, asıl değerin insanlar arasında kurulan bağlarda ortaya çıktığını dile getirdi.
Kırgızistan’dan getirilen eserlerin ortak kültürel geçmişin bir yansıması olduğunu belirten Raev, Türk dünyasının ortak edebiyat mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değindi. Günümüzde bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ancak anlamlandırmanın zorlaştığını ifade eden Raev, kitapların insanı düşünmeye yönlendirdiğini ve bireye içsel bir alan sunduğunu söyledi. Kitabın yalnızca bir okuma aracı değil, aynı zamanda kişisel bir yolculuk olduğunu vurguladı.

Kırgızistan’dan kültürel iş birliği mesajı
Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Rüshan Kazaklı da fuarda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 2026 yılında fuarda onur konuğu ülke olarak bulunmanın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.
Kazaklı, kitabın Kırgız halkı için yalnızca bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda bir milletin hafızasını taşıyan değerli bir miras olduğunu belirtti. Türkistan coğrafyasının zengin sözlü edebiyat geleneğine sahip olduğunu hatırlatan Kazaklı, destan kültürünün toplumların kimliğini şekillendiren önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Türkiye ile Kırgızistan arasındaki tarihî ve kültürel bağlara dikkat çeken Kazaklı, fuarın iki ülke arasındaki kültürel iş birliğini güçlendireceğine inandıklarını belirtti. Organizasyonun fikir alışverişine ve yeni keşiflere imkân sağlayan bir platform niteliği taşıdığını ifade etti.

Kütüphaneler dönüşüm sürecinde
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise açılış konuşmasında Türkiye’de kütüphanelerin geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. Ersoy, kütüphanelerin artık yalnızca kitap ödünç verilen alanlar olmadığını, yaşam boyu öğrenmenin ve sosyal etkileşimin merkezleri haline geldiğini söyledi.
2025 yılı içerisinde 52 yeni veya yenilenen halk kütüphanesinin hizmete alındığını açıklayan Ersoy, Türkiye genelinde 1300’ün üzerinde kütüphane bulunduğunu ifade etti. Son sekiz yılda kütüphanelerin kullanım alanının 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye çıkarıldığını belirten Ersoy, bu gelişimin yayıncılık sektörüyle güçlü bir ilişki kurduğunu dile getirdi.
Yayıncılık sektörüne milyonlarca liralık destek
Bakan Ersoy, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen destek programlarına ilişkin bilgiler de paylaştı. 2025 yılında merkezi ve yerel kitap alımları ile süreli ve elektronik yayın desteklerinin toplam 241 milyon TL’ye ulaştığını belirten Ersoy, uluslararası fuar katılımı, çeviri ve eser üretimi destekleriyle birlikte toplam destek miktarının 318 milyon TL’yi aştığını söyledi.
Kamu desteklerinin yayıncılık sektörünün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu ifade eden Ersoy, bu yatırımların kültürel katkının yanında ekonomik hareketlilik de sağladığını vurguladı.
Dijital yayıncılıkta yeni dönem
Konuşmasında dijitalleşme çalışmalarına da değinen Ersoy, “e-Kitabım” ve “Kitap+” platformları aracılığıyla okurların eserlere daha kolay erişebildiğini belirtti. Türk klasiklerinin dijital ortama aktarılmasıyla kültürel mirasın yeni nesillere ulaştırıldığını ifade eden Bakan, EDES – İlk Eser Desteği Programı kapsamında 610 eserin desteklendiğini açıkladı.
Yeni yazarların yayın dünyasına kazandırılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyleyen Ersoy, Türk edebiyatının uluslararası alanda görünürlüğünün arttığını belirtti.
Türk edebiyatı dünya okuruyla buluşuyor
Uluslararası faaliyetlere ilişkin verileri paylaşan Ersoy, TEDA programı kapsamında bugüne kadar 4 bin 599 eserin 99 ülkede 66 dile çevrildiğini söyledi. 2025 yılında 10 uluslararası kitap fuarına katılım sağlandığını belirten Ersoy, yaklaşık 7 bin 600 eserin dünya okurlarıyla buluşturulduğunu ifade etti.
2002–2025 yılları arasında 34 ülkede düzenlenen 219 uluslararası fuara katılım sağlandığını kaydeden Ersoy, bu organizasyonların 15’inde Türkiye’nin onur konuğu olduğunu ve binlerce yazar ile yayıncının uluslararası dolaşımının desteklendiğini dile getirdi.

Okuyan nesiller vurgusu
Kitap fuarlarının kültürel etkileşimi güçlendiren önemli platformlar olduğunu belirten Ersoy, özellikle gençlerin kitapla buluşmasının toplumsal gelişim açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Fuarın Onur Yazarı seçilen Ayla Kutlu’yu tebrik eden Ersoy, organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ederek fuarın hayırlı olmasını diledi.
Fuar alanında yayınevlerinin branşlara göre ayrılması ziyaretçilerin aradıkları eserlere daha hızlı ulaşmasını sağladı. Çocuk kitaplarından akademik yayınlara, spor içeriklerinden araştırma ve makale türündeki eserlere kadar geniş bir yelpazede hazırlanan stantlar kitapseverleri ağırladı.

10 gün boyunca açık kalacak
Başkentte kültür hayatının önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Ankara Kitap Fuarı, bu yıl 23’üncü kez düzenleniyor. 3 Nisan Cuma günü ziyaretçi kabulüne başlayan fuar, 12 Nisan’a kadar on gün boyunca kitapseverleri ağırlamayı sürdürecek.
Binlerce eserin okurlarla buluşacağı fuarda söyleşiler, paneller ve imza günleri aracılığıyla yazarlarla birebir iletişim kurabilecek.


