İç siyasette yaşanan hukuki ve siyasi gelişmelerin ardından finans piyasalarında hareketlilik hız kazandı. Özellikle “mutlak butlan” tartışmaları sonrası yatırımcıların güvenli liman arayışı artarken, ekonomistler borsa, döviz ve değerli metaller cephesine ilişkin dikkat çeken analizler paylaştı. Uzmanlara göre mevcut tablo, Türkiye ekonomisinde yeni bir kırılganlık dönemine işaret ediyor.

BORSADA SERT SATIŞ DALGASI

Gelişmelerin ardından Borsa İstanbul’da sert satışlar yaşandı. BIST 100 endeksi günü yüzde 6’lık kayıpla 13 bin 163 puandan tamamladı. Piyasadaki satış baskısının özellikle banka ve holding hisselerinde yoğunlaştığı belirtilirken, uzmanlar yatırımcı güvenindeki zayıflamanın etkilerine dikkat çekti.

Borsada Haftanın Kazandıran Ve Kaybettiren Hisseleri Belli Oldu (1)

Ekonomistler, orta ve uzun vadede 13 bin puanın altındaki seviyelerin artık sürpriz olmayacağını ifade ederken, 2025 yılının yerli yatırımcı açısından borsadan uzaklaşılan bir dönem haline geldiğini belirtti. Mevcut tabloda piyasadaki ağırlığın giderek yabancı yatırımcılara geçtiği değerlendirilirken, kısa vadede yatırımcıyı destekleyici yeni adımların gündeme gelebileceği konuşuluyor.

REZERVLERDEKİ BASKI ENDİŞEYE NEDEN OLUYOR

Ekonomi çevrelerinde en dikkat çekici başlıklardan biri de rezervler oldu. Uzmanlar, mart ayında yaklaşık 74 milyar dolarlık rezerv ve nakit ihtiyacına dikkat çekerek, son gelişmelerle birlikte bu yükün daha da artabileceğini dile getirdi.

Rezervlerde yaşanabilecek olası erimenin ekonomi yönetimi üzerindeki baskıyı artırabileceği belirtilirken, bunun enflasyon beklentilerine de doğrudan yansıyabileceği ifade edildi. Özellikle kur baskısı ve finansman ihtiyacının birlikte büyümesi halinde fiyat istikrarının yeniden risk altına girebileceği yorumları yapıldı.

Ekonomi (2)

DOLARDA “KONTROLLÜ BASKI” YORUMU

Piyasalarda sert hareketlilik yaşanmasına rağmen dolar kurunun 45 TL seviyelerinde görece yatay seyretmesi dikkat çekti. Ekonomistler, borsadaki sert satışlara rağmen dövizde sınırlı hareket görülmesini “kontrollü baskılama politikası” olarak değerlendirdi. Uzmanlara göre rezerv kullanımıyla döviz kurundaki yükselişin belirli seviyelerde tutulduğu düşünülüyor. Ancak yıl sonu beklentilerinde ciddi bir değişiklik olmadığı, dolar/TL için 50-52 TL bandına yönelik öngörülerin korunmaya devam ettiği belirtiliyor.

ALTINDA YENİ REKOR SENARYOLARI

Küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve iç piyasadaki dalgalanmalar yatırımcıları yeniden altına yöneltti. Ekonomistler, güvenli liman talebinin güçlenmeye devam ettiğini belirterek hem ons altında hem gram altında dikkat çekici tahminler paylaştı. Uzmanlara göre ons altında kısa vadede 4 bin 400 ile 4 bin 800 dolar arasında dalgalı bir seyir bekleniyor. Ancak yıl içindeki genel hedef aralığının 5 bin 880 dolara kadar uzanabileceği ifade ediliyor.

Altın-18

Gram altın tarafında ise 6 bin 500 - 7 bin TL bandının öne çıktığı belirtiliyor. Ekonomistler, ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde altının uzun vadeli yatırım aracı olma özelliğini koruduğunu vurguluyor.

GÜMÜŞTE DE YUKARI YÖNLÜ BEKLENTİ

Sadece altın değil, gümüş piyasasında da yükseliş beklentisi dikkat çekiyor. Uzmanlar, 74 dolar seviyesinin güçlü destek noktası olduğunu ifade ederken, uzun vadeli hedefin 96 dolara kadar yükselebileceğini belirtiyor. Sanayi talebi ve küresel ekonomik gelişmelerin gümüş fiyatlarında belirleyici olmaya devam edeceği değerlendirilirken, yatırımcıların alternatif değerli metallere yönelmesinin piyasayı desteklediği kaydediliyor.

Gümüş1-1

“KISA VADELİ İŞLEMLER RİSKLİ”

Ekonomistler, piyasalarda manipülatif hareketlerin ve sert fiyat dalgalanmalarının arttığına dikkat çekerek yatırımcıları kısa vadeli işlemler konusunda uyardı. Özellikle belirsizlik dönemlerinde günlük al-sat işlemlerinin ciddi risk taşıdığı belirtilirken, uzun vadeli birikim stratejisinin daha güvenli olabileceği ifade edildi. Uzmanlara göre yatırımcıların fiyat hareketlerinden çok risk yönetimine ve portföy çeşitliliğine odaklanması gerekiyor.

ERKEN SEÇİM VE “SEÇİM EKONOMİSİ” TARTIŞMASI

Siyasi gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ederken, bazı ekonomistler erken seçim ihtimalinin güçlendiğini savunuyor. Uzmanlar, 2027 yılında Türkiye’de yeniden “seçim ekonomisi” modelinin gündeme gelebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’den dikkat çeken hamle: ABD’nin tüm tahvilleri satıldı
Türkiye’den dikkat çeken hamle: ABD’nin tüm tahvilleri satıldı
İçeriği Görüntüle

Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.

Kaynak: Haber Merkezi