6 KASIM 2026 CUMA HUTBESİNİN KONUSU BELLİ OLDU

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 6 Kasım 2026 tarihli cuma hutbesi yayımlandı.

Türkiye genelindeki camilerde cuma namazı öncesinde okunacak hutbenin bu haftaki konusu "İbadet" olarak belirlendi.

Hutbede, ibadetin yalnızca belirli vakitlerde yerine getirilen dinî sorumluluklardan oluşmadığı, günlük yaşamda gerçekleştirilen iyiliklerin de kulluk bilincinin bir parçası olduğu anlatıldı.

DİYANET'TEN İBADETİN ANLAMINA İLİŞKİN MESAJ

Bu haftaki hutbede, namazın insanı kötülüklerden uzaklaştırması, orucun sabır ve dayanışma bilincini güçlendirmesi, zekâtın paylaşmayı teşvik etmesi ve haccın insanlar arasındaki eşitliği hatırlatması üzerinde duruldu.

İbadetlerin bireyin manevi hayatının yanı sıra toplumsal ilişkilerine de yansıması gerektiği ifade edildi. Hutbede, Allah'ın rızasını gözeterek yapılan her hayırlı davranışın ibadet kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.

Images (2)-31

HELAL KAZANÇ, YARDIMLAŞMA VE DÜRÜSTLÜK VURGUSU

Diyanet'in cuma hutbesinde çalışma hayatında dürüstlük, helal yollardan kazanç sağlama ve aile bağlarını koruma gibi konulara da yer verildi.

Akraba ve komşularla ilişkilerin güçlendirilmesi, ihtiyaç sahibi öğrencilerin desteklenmesi ve geçim sıkıntısı yaşayan kişilere yardım edilmesi, ibadet bilinciyle ilişkilendirildi.

Ayrıca engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmanın ve toplumsal dayanışmaya katkıda bulunmanın önemine dikkat çekildi.

KAN VE ORGAN BAĞIŞINA DA DEĞİNİLDİ

Hutbenin öne çıkan mesajlarından biri de insan hayatını korumaya yönelik iyilikler oldu. Kan bağışının ve dinî ile tıbbi hassasiyetler gözetilerek yapılan organ bağışının önemine işaret edildi.

İnsan hayatını kurtarmanın değerine ilişkin Kur'an-ı Kerim'den ayet hatırlatılırken, küçük görülen iyiliklerin de önemli olduğu belirtildi.

Images (3)-21

6 KASIM 2026 CUMA HUTBESİ TAM METNİ

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan "İbadet" konulu 6 Kasım 2026 Cuma hutbesinin paylaşılan metni şöyle:

İBADET

Fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı: Sevk yazısında bir günlük fark dikkat çekti
Fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı: Sevk yazısında bir günlük fark dikkat çekti
İçeriği Görüntüle

Muhterem Müslümanlar!

Cenâb-ı Hakk’a olan bağlılığımızın en somut göstergesi ibadetlerimizdir. İbadetler; yaratılış gayemizdir, imanımızın hayata yansımasıdır. Rabbimizin bize sunduğu nimetlere karşı şükrümüzün gereği, O’nun sonsuz rahmetine ulaşma arzumuzdur. İhlasla eda ettiğimiz her ibadet; dilimizin zikirle buluşmasına, hayatımızın mutlulukla dolmasına vesiledir.

Aziz Müminler!

Rabbimizin farz kıldığı, şekli ve vakti belli ibadetler, dinimizin direği ve kulluğumuzun özüdür. Namaz bizleri; hayâsızlıktan ve kötülükten uzak tutar, günahlardan temizler, gönlümüzü huzura erdirir. Oruç; takvayı, sabrı, muhtacın derdiyle dertlenmeyi bizlere öğretir. Zekât, malımızı ve servetimizi maddi ve manevi kirlerden arındırırken bizleri de cimrilik hastalığından korur. Hac ise kötü sözlerden, kavgadan ve öfkeden uzak kalmayı, bütün insanların Allah katında bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu bizlere hatırlatır.

Kıymetli Müslümanlar!

Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iyilik ve her hayırlı iş aynı zamanda bir ibadettir.[1] Nitekim kendimizin ve ailemizin rızkını helal yollardan kazanmak, alışverişte dürüst olmak, çalışıp üretmek ibadettir. Ailemiz, akrabamız ve komşularımızla bağımızı güçlü tutmak, onlarla ilgilenmek, onların sevinçlerini ve kederlerini paylaşmak ibadettir. Engelli bir kardeşimizin hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine destek olmak, geçim sıkıntısı çeken bir komşumuzun yardımına koşmak ibadettir. Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır”[2] muştusuna nail olabilmek ne büyük saadettir.

Değerli Müminler!

Yeri geldiğinde yüzümüzde beliren bir tebessüm, yeri geldiğinde insanlara eziyet veren engelleri kaldırmak, yeri geldiğinde ise mazlum ve mağdurlara el uzatmak bir sadakadır ve her sadaka bir ibadettir. Kimi zaman bir hastaya kan vererek can olmak, kimi zaman da çaresizce bekleyen bir kardeşimiz için dini ve tıbbi hassasiyetleri dikkate alarak organ bağışında bulunmak bir iyiliktir ve her iyilik bir ibadettir. Ayet-i kerime gayet açıktır: “…Kim, bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…”[3]

Aziz Kardeşlerim!

Ömrümüz kısa, dünya geçici, ahiret hayatı ise haktır, gerçektir ve ebedidir. Gün gelir; nefesimiz biter, adımlarımız durur, dünyaya ait olan ne varsa geride bırakır gideriz. Evet, Değerli Kardeşlerim! Asıl mesele, dünyada ne kadar kaldığımız değil, Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için yaptığımız iyiliklerimizdir. Asıl mesele, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “…Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır”[4] tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete çevirebilmektir.

Hutbemizi, Nahl sûresi doksan yedinci ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz:

“Erkek ya da kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yaptıklarına karşılık olarak en güzeliyle vereceğiz.”[5]

CUMA HUTBESİNDE İYİLİKTE DEVAMLILIK HATIRLATILDI

Hutbenin son bölümünde dünya hayatının geçiciliğine dikkat çekilerek ibadetlerin ve iyiliklerin sürekliliğine vurgu yapıldı.

Hz. Muhammed'in az da olsa düzenli yapılan amellerin önemine ilişkin hadisi hatırlatıldı.

Hutbe, Nahl suresinin 97. ayetinin mealiyle tamamlandı.

Kaynak: Haber Merkezi