Abdülkadir Çay: Gazeteciliğin Geleceğini Teknoloji Değil, Etik Değerler Belirleyecek

Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği tarafından Kırşehir’de düzenlenen Dijital Medya Çalıştayı’nda konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdülkadir Çay, dijital medyanın geçirdiği dönüşüm, yapay zekâ uygulamaları, dezenformasyonla mücadele ve dijital yayıncılığın ekonomik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çay, dijital yayıncılığın artık yalnızca bir mecra değişikliği olmadığını belirterek gazeteciliğin iş yapma biçiminin köklü bir dönüşümden geçtiğini söyledi. Geçmişte tartışılan “basılı gazete mi, internet sitesi mi?” sorusunun geride kaldığını ifade eden Çay, arama motorlarının yapay zekâ entegrasyonlarıyla değiştiği, ziyaretçi trafiğinin algoritmalar tarafından şekillendirildiği ve çoklu platform yayıncılığının zorunluluk haline geldiği yeni bir döneme girildiğini kaydetti.

Dijital Haberciliğin Üç Temel Sınavına Dikkat Çekti

Dijital haberciliğin önünde ekonomik sürdürülebilirlik, teknolojik entegrasyon ve etik değerler olmak üzere üç temel sınav bulunduğunu belirten Çay, medya sektörünün bu başlıklarda önemli bir süreçten geçtiğini dile getirdi. Dijital çağda içerik üretmenin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Çay, güven unsurunun her zamankinden daha önemli hale geldiğini söyledi. Dünyada her gün milyonlarca haberin yayımlandığını, sosyal medya platformlarında ise milyarlarca verinin dolaşıma girdiğini belirten Çay, kullanıcıların içeriklere odaklanma süresinin giderek azaldığına işaret etti.

I M G 3278
“Yanlış Bilgi Doğru Bilgiden Daha Hızlı Yayılıyor”

Bilgi tüketiminin hızlandığı dijital ortamda haber doğrulama süreçlerinin kritik önem taşıdığını belirten Çay, yanlış bilgi ve dezenformasyonun doğru bilgiye kıyasla altı kata kadar daha hızlı yayıldığını ifade etti. Bu durumun yalnızca medya sektörünü ilgilendiren bir mesele olmadığını söyleyen Çay, toplumsal güveni, huzuru ve barışı doğrudan tehdit eden bir kırılganlık alanıyla karşı karşıya olunduğunu belirtti.

Haberin değerinin artık sadece ne kadar hızlı üretildiği ve ne kadar tıklandığıyla ölçülmediğini vurgulayan Çay, güvenilirliğin de en az hız kadar önemli hale geldiğini kaydetti.

Konuşmasında yapay zekâ teknolojilerinin medya sektöründeki etkilerine de değinen Çay, bu teknolojilerin laboratuvarlardan çıkarak haber merkezlerinin günlük çalışma süreçlerine dahil olduğunu söyledi. Yapay zekânın büyük veri setlerini kısa sürede analiz edebildiğini ve içerik üretiminde önemli kolaylıklar sağladığını belirten Çay, buna rağmen editoryal sorumluluğun teknolojiye devredilemeyeceğini ifade etti.

“Yapay zekâ kusursuz metinler üretebilir, peki editoryal sorumluluk üstlenebilir mi?” sorusunu yönelten Çay, bunun mümkün olmadığını belirterek gazeteciliğin yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda hakikate sadakat göstermek anlamına geldiğini söyledi.

Erdoğan’dan iklim krizi mesajı: '43 milyon çocuk açlığın pençesinde'
Erdoğan’dan iklim krizi mesajı: '43 milyon çocuk açlığın pençesinde'
İçeriği Görüntüle

“Algoritmaların Vicdanı Yoktur”

Yapay zekâ uygulamalarının toplumsal sorumluluk bilincine sahip olmadığını vurgulayan Çay, algoritmaların etik duyarlılık, insan onurunu koruma kaygısı veya vicdani değerlendirme yapamayacağını ifade etti. Verinin arkasındaki insan hikâyesini, ortaya çıkabilecek toplumsal travmaları ve hukuki sonuçları değerlendirme yeteneğinin yalnızca insanda bulunduğunu dile getiren Çay, yapay zekânın sadece veriyi işleyebildiğini söyledi. Son dönemde hızla gelişen sentetik medya teknolojilerine de değinen Çay, yapay zekâ tarafından üretilen sahte videoların, manipüle edilmiş ses kayıtlarının ve algoritmik dezenformasyonun gerçeği tehdit eden ciddi araçlara dönüştüğünü kaydetti.

“Yapay Zekâ Gazetecinin Yerine Geçmemeli”

Yapay zekânın gazetecinin yerine geçen bir özne değil, gazeteciyi destekleyen bir araç olması gerektiğini vurgulayan Çay, gazeteciliğin geleceğini belirleyecek unsurun teknolojinin hızı değil insan denetimi ve mesleki etik olduğunu söyledi. Algoritmik görünürlük elde etmek amacıyla etik dışı içerikler üretenlerin dijital gürültü içerisinde kaybolacağını belirten Çay, sahadaki gözlemi, haber takibini ve insanla kurulan empatiyi koruyan gazetecilerin varlığını sürdüreceğini ifade etti.

I M G 3280
Dijital Medyada Ekonomik Sorunları Gündeme Getirdi

Konuşmasının devamında dijital medyanın ekonomik sorunlarına da değinen Çay, sektörün ciddi bir ekonomik mücadele verdiğini söyledi. Platform bağımlılığı ve algoritmik görünürlük kavramlarının yeni bir sömürü düzenini ortaya çıkardığını belirten Çay, dijital reklam gelirlerinin büyük bölümünün birkaç küresel teknoloji şirketinin kontrolünde bulunduğunu ifade etti. Bu durumun içerik üreticileri ve yayıncıların gelirlerini daralttığını kaydeden Çay, son dönemde yaygınlaşan yapay zekâ destekli arama motorlarının da medya kuruluşları açısından yeni sorunlar ortaya çıkardığını dile getirdi.

“Zero-Click Sorunu ile Karşı Karşıyayız”

Arama motorlarında yaygınlaşan AI Modu uygulamalarına dikkat çeken Çay, internet haber sitelerinin “zero-click” yani sıfır tıklama olarak adlandırılan bir sorunla karşı karşıya kaldığını söyledi. Yeni sistemde kullanıcıların bilgiyi doğrudan arama sonuçlarında gördüğünü belirten Çay, haber sitelerine yönlendirilmeden bilgiye ulaşılmasının medya kuruluşlarının trafik ve gelir kayıpları yaşamasına neden olduğunu ifade etti.

Küresel platformların medya kuruluşlarının ürettiği içerikler üzerinden yüksek reklam gelirleri elde ettiğini belirten Çay, içeriklerin asıl sahiplerinin ise yeterli karşılığı alamadığını kaydetti.

Fikrî Emeğin Korunmasına Yönelik Çalışmalar Sürüyor

Nitelikli haberin bedelsiz üretilen bir içerik olmadığını vurgulayan Çay, fikrî emeğin korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Dijital Mecralar Komisyonu’nun konuya ilişkin çalışmalar yürüttüğünü belirten Çay, İletişim Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen istişarelerin devam ettiğini ifade etti.

Bu çalışmalar sonucunda basın mensuplarının ürettiği haber içeriklerinin değerinin korunacağı ve haklarının teslim edileceği bir yasal düzenlemenin ortaya çıkacağına inandıklarını dile getirdi.

I M G 3282
“Gazeteciliğin Özü İnsandır, Ruhu ise Vicdandır”

Konuşmasının sonunda gazeteciliğin temel değerlerine vurgu yapan Çay, değişmeyen tek mutlak gerçeğin gazeteciliğin özünün insan, ruhunun ise vicdan olduğunu söyledi. Medyanın geleceğini teknolojinin değil, teknolojinin hangi ahlaki değerlerle ve hangi toplumsal reflekslerle kullanıldığının belirleyeceğini ifade eden Çay, hakikatin değerinin korunabildiği ölçüde teknolojinin doğru yönetilebileceğini kaydetti. Dijital Medya Çalıştayı’nın mevcut sorunların tartışıldığı bir platform olmanın ötesinde, Türkiye’nin dijital medya geleceğine yön verecek fikirlerin geliştirilmesine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlayacağına inandığını belirten Çay, çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Kaynak: Cansel Yıldız