Konuşmasına dünyanın içinden geçtiği küresel kriz ve belirsizlik dönemine değinerek başlayan Abdullah Gül, bazı güçlü devletlerin uluslararası normları sistematik olarak aşındırdığını ifade etti. Özellikle ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerini değerlendiren Gül, Amerikalı yetkililerin bile Tahran’ı doğrudan bir tehdit olarak görmediğini itiraf etmelerine rağmen düzenlenen saldırıların, diğer güçler için de "illegal eylemlerin kapısını araladığını" savundu. 11. Cumhurbaşkanı, bu süreçte ABD’nin uluslararası imajının ciddi şekilde zedelendiğini ve özellikle Körfez ülkelerinin Washington’ın koruyucu gücüne olan güvenini kaybettiğini belirtti.

İsrail’in izolasyonu ve bölgedeki insani krizin sorumluluğu

Gazze, Lübnan ve İran ekseninde devam eden saldırıların uluslararası hukuku hiçe saydığını belirten Gül, uzmanların ve Birleşmiş Milletler (BM) raporlarının Gazze'deki durumu "soykırım" olarak tanımladığına dikkat çekti. İsrail’in bugün her zamankinden daha izole bir konuma düştüğünü vurgulayan Gül, "İsrail bölgedeki acının temel sorumlusudur. Komşu ülkelere yönelik işgal, yasa dışı yerleşim ve sözde tampon bölge politikaları sürdüğü müddetçe bölgedeki olumsuz atmosferin değişmesi mümkün değildir," dedi. Gül ayrıca Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerginliğin küresel enerji arzı için yeni ve büyük bir risk teşkil ettiğini kaydetti.

Başkent’te 23 Nisan coşkusu: Ankara renkli etkinliklerle bayramı kutluyor
Başkent’te 23 Nisan coşkusu: Ankara renkli etkinliklerle bayramı kutluyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin Avrupa için stratejik ve askeri önemi

Orta Doğu’daki istikrarsızlığın Avrupa üzerindeki etkilerine de değinen Abdullah Gül, Avrupa Birliği’nin (AB) "stratejik özerklik" arayışına dikkat çekti. Türkiye’nin bu noktadaki vazgeçilmez rolüne işaret eden Gül, Ankara’nın Avrupa’nın bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu askeri kabiliyet ve stratejik erişim gücüne sahip olduğunu ifade etti. Bu sözleriyle Gül, Türkiye'nin savunma sanayii ve bölgesel nüfuzuyla Avrupa güvenlik mimarisinin merkezinde yer alması gerektiği mesajını verdi.

Uluslararası düzenin aşınması ve gelecek riskler

  1. Cumhurbaşkanı, konuşmasının son bölümünde kural tanımaz politikaların küresel düzeni bir kaos ortamına sürüklediği uyarısında bulundu. Güçlü devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda uluslararası hukuku esnetmesinin uzun vadede stratejik sonuçlar doğuracağını belirten Gül, insan hakları ihlallerinin ve askeri müdahalelerin bölge halkları üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaparak konuşmasını tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi