İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda "Ahbap soruşturması" olarak gündeme gelen dosyada yeni bir aşamaya geçildi. Soruşturma kapsamında daha önce birçok kişinin bilgisine başvurulmasının ardından, bu kez kamuoyunun yakından tanıdığı altı isim daha ifadeye çağrıldı.
Savcılık tarafından yürütülen inceleme kapsamında gazeteciler Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, oyuncu Hazal Kaya, komedyen Şahan Gökbakar ile sosyal medya fenomeni Fatih Koparan hakkında ifade işlemi yapılacağı öğrenildi.
SORUŞTURMADA İFADEYE ÇAĞRILAN İSİMLERİN SAYISI ARTIYOR
Dosyada daha önce de birçok tanınmış isim savcılık tarafından bilgilerine başvurulmak üzere ifadeye çağrılmıştı. İlk etapta gazeteciler Fatih Portakal ve Ece Üner, sanatçı Gökhan Özoğuz, hukukçu Feyza Altun ile program yapımcısı Öykü Serter soruşturma kapsamında ifadeye davet edilmişti. Bu isimlerden Ece Üner, Öykü Serter, Gökhan Özoğuz ve Fatih Portakal, İstanbul Adliyesi'nin bulunduğu Çağlayan'da savcılığa giderek ifade verdi.

FATİH PORTAKAL'DAN SAVCILIKTA DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR
Soruşturma kapsamında ifade veren gazeteci Fatih Portakal'ın savcılıktaki beyanları dosyanın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Portakal, yaklaşık otuz yıllık gazetecilik geçmişine sahip olduğunu belirterek, son bir yıldır herhangi bir televizyon kanalında görev yapmadığını söyledi.
Haluk Levent ile kişisel bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Portakal, sanatçıyı yalnızca kamuoyundaki kimliği nedeniyle tanıdığını, yüz yüze hiç görüşmediklerini, yalnızca Ahbap Derneği'nin kuruluş sürecinden birkaç yıl sonra haber programıyla ilgili telefon görüşmesi yaptıklarını hatırladığını anlattı. Oğuzhan Uğur ile de yalnızca mesleki çerçevede birkaç kez görüştüğünü belirten Portakal, her iki isimle de sosyal hayatında herhangi bir yakınlığının bulunmadığını kaydetti.
"YARDIMLARIN İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞMASINI AMAÇLADIM"
Savcılıkta yöneltilen sorulardan biri de, 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı yayınlarda vatandaşları Ahbap Derneği'ne bağış yapmaya yönlendirdiği iddiası oldu. Portakal, bu soruya verdiği yanıtta Ahbap Derneği'nin 2017 yılında kurulduğunu ve deprem felaketine kadar kamuoyu nezdinde olumlu bir itibara sahip olduğunu söyledi.

Deprem döneminde insanların yardımlarını hızlı şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilmek amacıyla Ahbap'a bağış yapılabileceğini dile getirdiğini belirten Portakal, bunun yanında AFAD ve Kızılay'ın yayımladığı ihtiyaç listelerini de programlarında paylaştığını ifade etti.
Amacının yardım yapmak isteyenlerle yardıma ihtiyaç duyan vatandaşlar arasında köprü oluşturmak olduğunu söyleyen Portakal, o dönem şartlarında Ahbap'ın yardım faaliyetlerinde öne çıkan kuruluşlardan biri olduğunu düşündüğünü anlattı.
"ŞAHSEN BAĞIŞ YAPMADIM"
Fatih Portakal ifadesinde, Ahbap Derneği'ne kişisel olarak herhangi bir bağış yapmadığını da dile getirdi. Yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı tercih ettiğini belirten Portakal, Haluk Levent ile herhangi bir ticari ilişkisinin ya da para alışverişinin bulunmadığını söyledi.
Yayınlarında Ahbap ve Babala TV hakkında yaptığı değerlendirmelerin temel amacının yardım organizasyonlarının duyurulmasına katkı sağlamak olduğunu ifade eden Portakal, bu kişilere sınırsız bir güven duymadığını da sözlerine ekledi.

"BUGÜN GELİNEN NOKTADA PİŞMANIM"
Portakal, ifadesinin devamında deprem döneminde Ahbap Derneği lehine yaptığı açıklamaların, o günkü kamuoyu algısı ve Haluk Levent'e duyulan güven doğrultusunda gerçekleştiğini belirtti. Toplanan bağışların hangi alanlarda kullanıldığına ilişkin somut bilgiye sahip olmadığını söyleyen Portakal, o süreçte bunun denetlenmesi gerektiğini düşünmediğini ifade etti.
Bugün gelinen noktada kendisini eleştirdiğini belirten Portakal, toplanan yardım miktarlarının büyüklüğü dikkate alındığında harcamaların daha şeffaf şekilde açıklanmasının istenebileceğini ancak bunu yapmadığını söyledi.
Yardımların kullanımına ilişkin soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddiaları gördüğünde sorumluluk duygusu hissettiğini belirten Portakal, bu nedenle pişman olduğunu ve gerekmesi halinde özür dilemeye hazır olduğunu ifade etti.
Ayrıca bu pişmanlığını 16 Temmuz 2026 tarihli "Kime Güvenmek" başlıklı yazısında da ayrıntılı biçimde dile getirdiğini kaydeden Portakal, gazetecilik faaliyetleri sırasında tek amacının depremzedelere yardımların hızlı ulaşmasını sağlamak olduğunu, soruşturmada adı geçen kişilerden herhangi bir çıkar veya menfaat elde etmediğini belirterek ifadesini tamamladı.





