Başkentin ekonomik geleceğinin ele alındığı Ankara Ekonomi Zirvesi, kamu temsilcileri, iş dünyası ve sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturdu. Ankara Sanayi Odası (ASO), Ankara Ticaret Odası (ATO), Ankara Ticaret Borsası ve Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen zirvede, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile çok sayıda iş insanı ve sektör temsilcisi yer aldı.
"Ticaret, Sanayi ve Tarımın Ortak Geleceği" temasıyla gerçekleştirilen zirvede sanayi, enerji, ticaret ve üretim başlıklarında düzenlenen panellerde Ankara ekonomisinin mevcut durumu değerlendirilirken, geleceğe yönelik yatırım ve kalkınma stratejileri de masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara'nın sahip olduğu ekonomik gücün yeni yatırımlarla daha da büyütülebileceğini belirterek, başkent için iki kritik projeyi kamuoyunun gündemine taşıdı.
ANKARA SADECE SİYASİ BAŞKENT DEĞİL, ÜRETİM VE TEKNOLOJİ MERKEZİ
Konuşmasında Ankara'nın tarih boyunca Ahilik kültüründen beslenen güçlü ticaret geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında başkentin çok daha güçlü bir ekonomik vizyon ortaya koyduğunu ifade etti. Ankara'nın artık yalnızca Türkiye'nin idari ve siyasi merkezi olmadığını söyleyen Baran, son yıllarda sanayi, ticaret, yüksek teknoloji, nitelikli tarım ve inovasyon alanlarında da önemli bir merkez haline geldiğini belirtti.
Başkentin sahip olduğu organize sanayi bölgeleri, teknokentler, Ar-Ge merkezleri, tasarım merkezleri ve yetişmiş insan kaynağı sayesinde geleceğin ekonomisini bugünden şekillendirdiğini ifade eden Baran, özellikle savunma ve havacılık sanayi, medikal teknolojiler, yenilenebilir enerji sistemleri ve iş makineleri sektörlerinde Ankara'nın uluslararası rekabet gücünün her geçen gün arttığını söyledi.

TURİZM VE LOJİSTİKTE DE GÜÇLÜ KONUMDA
Baran, Ankara'nın sadece üretim merkezi değil aynı zamanda eğitim, sağlık, kültür, kongre ve fuar turizmi açısından da önemli bir çekim noktası olduğunu dile getirdi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan kültürel değerleri, şehir hastaneleri, termal ve jeotermal kaynaklarıyla Ankara'nın farklı turizm alanlarında önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Baran, bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ulaşım altyapısına da dikkat çeken Baran, yüksek hızlı tren hatları, otoyol bağlantıları ve Esenboğa Havalimanı sayesinde Ankara'nın güçlü bir lojistik merkez konumunda bulunduğunu söyledi. Yapımı planlanan Esenboğa Metro Projesinin tamamlanmasının ise bu avantajı daha da güçlendireceğini kaydetti.
Temmuz ayında düzenlenecek NATO Zirvesi ile eylül ayında gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesinin Ankara'nın uluslararası görünürlüğünü artıracağını belirten Baran, bu organizasyonların kent ekonomisine de önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
"ANKARA'DA SERBEST BÖLGE KURULMALIDIR"
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Ankara ekonomisinin geleceğine yönelik ilk önerisini paylaşan Baran, başkentte bir serbest bölge kurulmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
Türkiye'deki serbest bölgelerin ihracatın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve uluslararası yatırımların ülkeye kazandırılmasında önemli görev üstlendiğini belirten Baran, Ankara'nın da bu modelden büyük fayda sağlayacağını dile getirdi. Baran konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Savunma sanayi, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri, yazılım ve yüksek katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölge, Ankara'nın ihracatına, istihdamına ve yatırım kapasitesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu adım, ihracatçımızın rekabet gücünü artıracak, yabancı yatırımcıları şehrimize çekecek ve Ankara'yı uluslararası ticaret rotalarının merkezine yerleştirecektir."

Başkentin güçlü üniversiteleri, teknokentleri, sanayi altyapısı ve lojistik avantajlarının serbest bölge yatırımı için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade eden Baran, böyle bir yatırımın üretim, ihracat ve istihdam üzerinde uzun vadeli olumlu etkiler oluşturacağını söyledi.
"OUTLET KÖYÜ" PROJESİYLE TURİZM CANLANABİLİR
Baran'ın gündeme taşıdığı ikinci önemli öneri ise Ankara'nın turizm ve ticaret potansiyelini artıracak uluslararası standartlarda bir "Outlet Köyü" projesi oldu. 2026 yılında Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyacak Ankara'nın turizmde yeni bir başarı hikâyesi yazması gerektiğini belirten Baran, şehrin tarihi ve kültürel zenginliklerinin daha güçlü ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Gordion Antik Kenti, Aslanhane Camii, Beypazarı, Kızılcahamam, Ankara Kalesi ve Cumhuriyet mirası gibi önemli destinasyonlara sahip olduklarını hatırlatan Baran, turistlerin kentte daha uzun süre kalmasını sağlayacak yeni yatırım projelerine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Avrupa'da başarılı örnekleri bulunan "Outlet Köyü" modelinin Ankara için önemli fırsatlar sunacağını belirten Baran, şu değerlendirmede bulundu:
"Kentimizin turizm ve hizmet sektörünü canlandırmak, yerli ve yabancı turistler için bir cazibe merkezi oluşturmak amacıyla uluslararası standartlarda, geniş hacimli bir 'Outlet Köyü' projesini hayata geçirmeliyiz. Bu proje hem markalarımızın katma değerini artıracak hem de kentimizi bir alışveriş ve ticaret destinasyonuna dönüştürerek istihdama büyük katkı sağlayacaktır."
"ORTAK HEDEFİMİZ ANKARA'YI BÜYÜTMEK"
Konuşmasının sonunda Ankara'nın ticaretten sanayiye, tarımdan kültür ve sanata kadar pek çok alanda önemli ilerleme kaydettiğini vurgulayan Baran, mevcut potansiyelin çok daha büyük olduğunu söyledi. ATO, ASO ve Ankara Ticaret Borsası arasındaki iş birliğinin başkentin en büyük gücü olduğunu belirten Baran, tüm kurumların ortak hedefinin Ankara'yı ekonomik açıdan daha güçlü bir noktaya taşımak olduğunu ifade etti.


