Gazze’de ateşkes sürecine rağmen devam eden saldırılar ve bölgede artan insani kriz, Türkiye’de de sivil toplum kuruluşlarının gündeminde yer almaya devam ediyor. Ankara Filistin Dayanışma Platformu, İsrail’in Gazze’deki uygulamalarını protesto etmek amacıyla ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yapacağını duyurdu.
ANFİDAP tarafından yapılan açıklamada, eylemin 20 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 19.00’da ABD Büyükelçiliği önünde gerçekleştirileceği bildirildi.
Platformun sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “İmzalanan barış antlaşmasına rağmen İsrail işgal rejiminin ABD koruması altında uyguladığı sistematik terör sebebiyle yapacağımız protesto ve basın açıklamasına tüm halkımızı davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
ANKARA’DA İSRAİL TELİN EDİLECEK
Gazze'deki gelişmeler uluslararası diplomasinin gündeminde kalmayı sürdürürken, Ankara Filistin Dayanışma Platformu'nun düzenleyeceği protesto da vatandaşlar İsrail’in vahşetine dikkat çekmek için bir araya gelecek.
ANFİDAP'ın çağrısına göre protesto ve basın açıklaması, 20 Ağustos 2026 Perşembe günü saat 19.00'da ABD Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilecek. Platform, Gazze'deki gelişmelere tepki göstermek ve kamuoyunun dikkatini bölgede devam eden insani krize çekmek amacıyla düzenlenecek etkinliğe tüm vatandaşları davet etti.
Protestoya çok sayıda vatandaşın katılım göstermesi bekleniyor.

ATEŞKESE RAĞMEN KATLİAM DEVAM EDİYOR
Gazze’deki mevcut ateşkes sürecinin temeli, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren anlaşmaya dayanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik barış planı çerçevesinde hazırlanan anlaşma, Mısır’ın Şarm el-Şeyh kentinde ABD, Mısır, Katar ve Türkiye’nin arabuluculuğunda şekillendi.
Anlaşmanın ilk aşamasında büyük çaplı çatışmaların durdurulması, İsrailli rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Filistinli tutukluların salıverilmesi, İsrail güçlerinin “Sarı Hat” olarak tanımlanan hatta kısmi çekilmesi ve Gazze’ye insani yardım girişlerinin artırılması öngörüldü.
Ateşkes daha sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla da desteklendi.
İKİNCİ AŞAMADA SİLAHSIZLANMA KRİZİ
Ateşkes sürecinde Ocak 2026’da ikinci aşamaya geçiş ilan edildi. Bu aşamada Hamas’ın silahsızlandırılması, Gazze’nin geçici olarak teknokrat bir yönetim tarafından idare edilmesi, uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulması ve bölgenin yeniden imar edilmesi gibi başlıklar öne çıktı.
Ancak süreçte özellikle silahsızlanma konusu temel anlaşmazlık noktası haline geldi. Hamas, Temmuz 2026 sonunda silahsızlanmaya ilişkin yol haritasını kabul ettiğini açıklarken, İsrail yönetimi silahsızlanmanın fiilen ve tamamen gerçekleşmesi gerektiğini savunarak geri çekilme konusunda net bir tutum ortaya koydu.
Böylece taraflar arasında ateşkesin devamına rağmen anlaşmanın ikinci aşamasına ilişkin müzakerelerde ilerleme sağlanamadı.

CAN KAYIPLARI ARTIYOR
Gazze Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten Ağustos 2026 ortasına kadar bölgede yaklaşık 1.260 kişi hayatını kaybetti, 4 binden fazla kişi yaralandı.
Savaşın 7 Ekim 2023'te başlamasından bu yana Gazze'deki toplam can kaybının ise 73 binin üzerine çıktığı, yaralı sayısının da 174 bini aştığı bildiriliyor. Uluslararası kuruluşlar, enkaz altında kalan kişiler, sağlık hizmetlerine erişemeden hayatını kaybedenler ve ulaşılması güç bölgelerdeki kayıplar nedeniyle gerçek rakamların daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor.
İsrail yönetimi ise saldırıların silahlı unsurlara yönelik olduğunu ve operasyonların güvenlik gerekçeleriyle gerçekleştirildiğini savunuyor.
Ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'nin farklı bölgelerinde karşılıklı suçlamalar ve askeri hareketlilik sürüyor. İsrail ordusu son günlerde Han Yunus ve Nuseyrat başta olmak üzere çeşitli bölgelerde hedefli operasyonlar gerçekleştirdiğini duyurdu.
Özellikle “Sarı Hat” çevresindeki gelişmeler, ateşkesin kırılganlığını ortaya koyan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. İsrail'in kontrol ettiği alanın genişlediğine ilişkin çeşitli raporlar bulunurken, Gazze'deki Filistinlilerin önemli bir bölümünün kıyı kesiminde yoğunlaştığı belirtiliyor.
Bu durum, bölgede yeni yerinden edilmeler ve sivillerin yaşam alanlarının daha da daralması yönündeki endişeleri artırıyor.

İNSANİ KRİZ DERİNLEŞİYOR
Savaşın etkileri yalnızca can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor. Gazze'de temiz suya erişim, gıda güvenliği, sağlık hizmetleri ve barınma konusunda ciddi sorunlar devam ediyor.
Sağlık tesislerinin önemli bölümünün hasar görmesi ve sınırlı kapasiteyle hizmet vermesi, özellikle ağır yaralılar ile uzun süreli tedavi ve rehabilitasyona ihtiyaç duyan siviller açısından büyük sorun oluşturuyor. Yardım malzemelerinin bölgeye girişinin devam etmesine rağmen ihtiyaçların karşılanmasında ciddi açık bulunduğu ifade ediliyor.
Özellikle su ve gıda erişimindeki sorunlar, ateşkes ortamında dahi Gazze'deki insani tablonun normale dönmesini engelliyor.
DİPLOMATİK ÇABALAR SÜRÜYOR
ABD yönetimi ve bölgedeki arabulucu ülkeler, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve anlaşmanın ikinci aşamasına geçilmesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Ancak Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesi ve bölgenin gelecekte kim tarafından yönetileceği konularındaki anlaşmazlıklar çözümün önündeki en önemli engeller arasında bulunuyor.
Taraflar ateşkesin yürürlükte olduğunu savunurken, karşılıklı olarak anlaşmanın ihlal edildiği suçlamalarını yöneltiyor. Bu nedenle bölgede kapsamlı çatışmaların yeniden başlaması ihtimali de tamamen ortadan kalkmış değil.





