Iraklı güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, örgütün Sincar hattında bazı Haşdi Şabi unsurlarıyla birlikte hareket ettiği ve ortak kullanım alanları oluşturduğu ileri sürüldü. İddiaların, Ankara’nın son dönemde Irak merkezi yönetimi ve bölgesel aktörlerle yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğiyle aynı döneme denk gelmesi dikkat çekti.

ANKARA’NIN IRAK TRAFİĞİ HIZLANDI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Sıra Irak’ta” açıklamasının ardından gözler Irak’ın kuzeyine çevrildi. Ankara’nın, Bağdat yönetiminin yanı sıra Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) yetkilileriyle temaslarını sıklaştırdığı belirtiliyor. Özellikle Sincar merkezli gelişmelerin ele alındığı görüşmelerde, PKK varlığına ilişkin güvenlik başlıklarının öncelikli olduğu dile getiriliyor.

Diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğüne vurgu yaparak terörle mücadele konusunda somut adımlar beklediğini aktarıyor. Bölgedeki güvenlik hareketliliği, olası bir operasyon ihtimalini de gündemde tutuyor.

SİNCAR’DA ORTAK HAREKET İDDİASI

Iraklı güvenlik çevrelerinden sızan iddialara göre, Haşdi Şabi bünyesindeki bazı gruplar Sincar’da PKK ile koordinasyon içinde faaliyet yürütüyor. Söz konusu iddialarda, örgütün Suriye hattından getirdiği silah ve mühimmatın bu bölgelere aktarıldığı, bazı alanların ortak karargâh olarak kullanıldığı ileri sürülüyor. Söz konusu gelişmelerin, Suriye’deki lojistik kanalların zayıflamasının ardından yeni bir yapılanma arayışının parçası olduğu iddia ediliyor.

Trump: "İran ile anlaşamazsak ikinci aşamaya geçeceğiz"
Trump: "İran ile anlaşamazsak ikinci aşamaya geçeceğiz"
İçeriği Görüntüle

Öte yandan bu iddialar Bağdat tarafından resmî olarak henüz doğrulanmadı. Ancak saha kaynaklı bilgiler, Sincar’ın son dönemde yeniden kritik bir merkez hâline geldiğine dikkat çekiyor.

“TÜRKİYE’NİN SABRI TÜKENDİ”

Ankara’daki resmî kaynaklar, PKK’nın Irak üzerinden Türkiye’nin destek verdiği Kalkınma Yolu Projesi’ne yönelik tehditlerinin yakından izlendiğini vurguladı. Musul-Telafer-Kerkük hattında yaşayan Türkmen nüfusa yönelik risk iddialarının da Türkiye açısından kırmızı çizgi niteliği taşıdığı belirtiliyor. Kaynaklar, muhataplara Türkiye’nin beklentilerini açık bir şekilde ilettiklerini ve çözüm odaklı girişimlerin sonuç vermemesi hâlinde sürecin güvenlik boyutunun daha belirgin hâle gelebileceğini ifade ediyor. Aynı çerçevede başta ABD olmak üzere uluslararası aktörlerle temasların sürdüğü kaydediliyor.

SİNCAR STRATEJİK AÇIDAN ÖNEMLİ

Iraklı akademisyen Prof. Dr. Mahir Nakip, Sincar’ın örgüt açısından sadece coğrafi değil, jeopolitik açıdan da kritik bir konuma sahip olduğunu dile getirdi. Nakip’e göre Sincar, Suriye ve Irak arasındaki geçiş hattında yer alması nedeniyle Kandil’e kıyasla daha stratejik bir eşik niteliği taşıyor. Türk heyetlerinin hem Erbil hem Bağdat yönetimiyle bu eksende görüşmeler yaptığı belirtiliyor.

Nakip ayrıca nüfusunun büyük kısmını Türkmenlerin oluşturduğu Telafer’in vilayet statüsüne kavuşturulmasının bölgesel denge açısından önemli olacağını savundu. Öneri, demografik tartışmaların yoğunlaştığı dönemde dikkat çekici bulundu.

MUSUL VE KERKÜK’TE DEMOGRAFİ TARTIŞMASI

Bölgede sadece güvenlik değil, nüfus yapısına ilişkin tartışmalar da öne çıkıyor. Iraklı uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Hicran Kazancı, Musul ve Kerkük’te demografik değişim iddialarının bölgesel istikrarı tehdit edebileceğini belirtti. Kazancı, 1957 nüfus sayımının referans alınması gerektiğini savunurken, 2017 sonrası Kerkük’e yönelik yoğun göç hareketi yaşandığını öne sürdü.

Kaynak: Haber Merkezi