Birleşmiş Milletler'in (BM) yayımladığı son rapor, İsrail güvenlik güçlerine yönelik ciddi insan hakları ihlali ve cinsel şiddet iddialarını yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından Güvenlik Konseyi'ne sunulan raporda, Filistinli tutuklu ve gözaltındakilere yönelik cinsel şiddet ve kötü muamele vakalarının doğrulandığı belirtilirken, İsrail güvenlik birimleri çatışmalarda cinsel şiddet uygulamakla suçlanan tarafların yer aldığı listeye eklendi.
Raporun yayımlanmasının ardından İsrail yönetimi karara sert tepki gösterirken, Tel Aviv yönetimi suçlamaları reddetti.
BM Raporunda 31 Vaka Belgelendi
BM'nin "Çatışmayla Bağlantılı Cinsel Şiddet" raporuna göre, İsrail-Filistin çatışmaları kapsamında yaşanan çok sayıda cinsel şiddet vakası incelemeye alındı.
Raporda, Gazze ve Batı Şeria'da toplam 31 mağdurun kimliğinin tespit edildiği belirtildi. Bu kişiler arasında 14 erkek, 7 kadın, 9 çocuk ve 1 kız çocuğunun bulunduğu kaydedildi.
Belgelenen vakaların 13'ünün 2025 yılında meydana geldiği, 18 olayın ise 2023-2024 dönemine ait olduğu ifade edildi.
Raporda Hangi İddialar Yer Aldı?
BM raporunda yer alan iddialar arasında tecavüz, tecavüz girişimi, cinsel organlara yönelik fiziksel şiddet, zorla çıplak bırakma, çıplak arama uygulamaları ve cinsel içerikli tehditlerin bulunduğu belirtildi. Raporda ayrıca bazı mağdurların gazeteci ve insan hakları savunucusu olduğu ifade edildi. BM uzmanları, söz konusu ihlallerin özellikle gözaltı merkezleri ve tutuklu tesislerinde yaşandığına ilişkin bulgulara yer verdi.
İsrail Güvenlik Birimleri Kara Listeye Alındı
Güvenlik Konseyi'ne sunulan raporda, İsrail Ordusu, İsrail Cezaevi Servisi ve sınır polislerine bağlı bazı birimlerin cinsel şiddet ve kötü muamele iddiaları kapsamında değerlendirildiği belirtildi. BM'nin hazırladığı listede devlet ve devlet dışı toplam 77 aktör yer alırken, çatışma bölgelerinde cinsel şiddet suçlamalarıyla anılan gruplar ve kurumlar da listede bulunuyor. BM raporunda İsrail makamlarına, iddiaların araştırılması ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması çağrısı yapıldı.
"Cezasızlık İklimi" Eleştirisi
Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de İsrail'deki soruşturma süreçlerine yönelik eleştiriler oldu. BM uzmanları, bazı vakalarda yeterli hesap verebilirlik mekanizmalarının işletilmediğini ve bunun "cezasızlık algısı" oluşturduğunu savundu. Örnek olarak, Sde Teiman askeri tesisinde yaşandığı iddia edilen bir olayla ilgili açılan davanın daha sonra düşürülmesi gösterildi. Raporda, insan hakları ihlallerine ilişkin şeffaf ve bağımsız soruşturmaların önemine vurgu yapıldı.
Gazze Açıklaması Yeni Tartışmaları Gündeme Getirdi
Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'ye ilişkin yaptığı açıklamalar da uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Netanyahu, katıldığı bir etkinlikte İsrail ordusuna Gazze Şeridi'nde kontrol edilen alanların genişletilmesi yönünde talimat verdiğini belirtti. Söz konusu açıklamalar, bölgede devam eden çatışmalar ve uluslararası hukuk tartışmaları kapsamında yeni değerlendirmelere neden oldu.
Uluslararası Gözler BM Raporunda
BM'nin yayımladığı rapor, İsrail-Filistin çatışmaları bağlamında insan hakları ihlalleri ve uluslararası hukuk tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Önümüzdeki dönemde raporda yer alan bulguların uluslararası kuruluşlar, insan hakları örgütleri ve ilgili devletler tarafından nasıl değerlendirileceği merakla takip ediliyor.











