Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen Lezzet Durağı Projesi, Başkent’in mutfak kültürünü farklı yönleriyle gündeme taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen festival kapsamında Ankara’nın köklü mutfak mirasını ve güncel yemek kültürünü temsil eden 60 restoran “Ankara Lezzet Noktaları Seçkisi” kapsamında belirlendi.
Lezzet Durağı Projesi’nin Ankara’daki ev sahipliğini şef Mehmet Yalçınkaya üstlendi. Yalçınkaya’ya Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Kemal Can Yurttaş’ın yanı sıra Rafet İnce, Zeki Açıköz, Bedri Usta, Sezai Ömer Erdoğan, Gökhan Aksoy, Doğa Çitçi ve Asuman Kerkez eşlik etti.
Şefler Ankara’nın yöresel tatlarını deneyimliyor
19-27 Eylül tarihleri arasında düzenlenen etkinlikler kapsamında konuk şefler, Ankara’daki lezzet noktalarını ziyaret ederek kente özgü yemekleri tadıyor. Festival programında şeflerin katılımıyla atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları da gerçekleştiriliyor.
Etkinlikler kapsamında önceki gün Mehmet Yalçınkaya’nın restoranında konuk şeflerin katıldığı özel bir buluşma düzenlendi. Yalçınkaya’nın hazırladığı “Bir Sofrada Ankara” menüsünde dene çorbası, patlıcan bayıldım, sütte ciğer, kara kabak cizleme, kuzukulağı buzlaması, Ayaş domates, Ankara tava ve Çubuk vişneli muhallebi yer aldı.
“35 yıllık meslek hayatımdan sonra öğrendim”
Yalçınkaya, yemeklerin sunumu sırasında Ankara tavanın hazırlanışına ilişkin meslek hayatından bir örnek de paylaştı. Televizyon programlarında Ankara tavayı arpa şehriyeli şekilde tanıttıklarını belirten Yalçınkaya, daha sonra şef Gökhan Aksoy sayesinde yemeğin pirinçle, hatta kırık pirinçle yapıldığını öğrendiğini anlattı.
Yalçınkaya, “35 yıllık meslek hayatımdan sonra Ankara tavanın pirinç ile yapıldığını öğrendim. Ayıp bir şey değil. Gökhan sayesinde öğrendim” ifadelerini kullandı.
Yemeğin kalitesinde kullanılan ürünlerin önemine de dikkat çeken Yalçınkaya, “Eğer ürün iyi değilse iyi bir şef olma şansınız sıfır. Yani malzeme iyi değilse sizin yapacak çok fazla bir şeyiniz yok” dedi.
“Ankara’da her şey var”
Ankara’nın mutfak kültürüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yalçınkaya, Başkent hakkında oluşan bazı algıların değişmesi gerektiğini söyledi.
Ankara’ya yaklaşık bir buçuk yıl önce geldiğini belirten Yalçınkaya, bu süreçte kentin mutfak kültürünün savunucularından biri olduğunu ifade etti. Ankara’da üzüm, turşu ve domates başta olmak üzere çok sayıda değerli ürün bulunduğunu belirten Yalçınkaya, bu ürünleri mevsimsel olarak kullandıklarını kaydetti.
Yalçınkaya, hazırlanan menüde Ankara’nın Çubuk turşusunun sütte ciğerle birlikte kullanıldığını, Kalecik Karası üzümünden ise hardaliye kokteyli hazırlandığını belirtti. Ankara’daki üzümün aromasına da dikkat çeken Yalçınkaya, festival kapsamında oluşturulan lezzet noktalarının kente gelen ziyaretçiler açısından yol gösterici olacağını söyledi.
Yalçınkaya, Ankara ürünlerini kullanarak menülere farklı dokunuşlar yaptıklarını ifade etti.




