Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), uluslararası kamuoyunun en tartışmalı başlıkları arasında yer alan Filistin-İsrail meselesini akademik bir çerçevede ele alan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ASBÜ İlahiyat Fakültesi ile Kudüs Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi iş birliğinde düzenlenen “II. Filistin-İsrail Çalışmaları Öğrenci Sempozyumu”, öğrencilerin aktif katılımıyla geniş kapsamlı bir düşünce platformuna dönüştü. Sempozyumda, Filistin-İsrail çatışması, tarihsel, siyasal ve insani boyutlarıyla ele alınırken; genç araştırmacıların akademik üretim sürecine doğrudan dahil olduğu vurgulandı.
“Gençlerin Akademik Süreçlerde Aktif Rol Alması Önemli”
Sempozyumun açış konuşmasını yapan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, konuşmasına şair Sezai Karakoç’un Kudüs temalı dizeleriyle başladı. Arıcan, güncel gelişmelere değinerek Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Modern dünyanın düşünsel altyapısını eleştiren Arıcan, 19. yüzyılda şekillenen pozitivist yaklaşımların günümüz sorunlarını açıklamakta yetersiz kaldığını ifade etti. Küresel gelişmelerin doğru okunmasının önemine işaret eden Arıcan, sorunların ortaya çıkmadan önce ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin uluslararası düzeyde önemli bir konumda bulunduğunu belirten Arıcan, uluslararası öğrencilerin katkısıyla akademik üretimin daha geniş bir etki alanına ulaşabileceğini ifade etti. Sempozyumun ilerleyen süreçte daha geniş katılımla uluslararası bir platforma dönüşmesi gerektiğini dile getirdi.
Filistin Meselesi ve Bölgesel Dinamikler
Sempozyumda konuşan ASBÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt, Gazze’de 7 Ekim 2023 sonrası yaşanan gelişmelere dikkat çekerek bölgedeki direnişin uluslararası boyutlarını değerlendirdi. Kurt, Filistin meselesinin yalnızca belirli bir coğrafyayla sınırlı olmadığını, bölgesel dengeler açısından geniş bir etki alanına sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin tarihsel olarak farklı mezhep ve kimlikler arasında ayrım gözetmeden hareket ettiğini belirten Kurt, bölgesel dayanışmanın önemine işaret etti. Filistin’e yönelik gelişmelerin Lübnan ve Suriye gibi bölge ülkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Kurt, çok boyutlu bir değerlendirme yapılmasının gerekliliğine dikkat çekti.
İnsan Hakları ve Küresel Barış Vurgusu
Programda söz alan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanı Muhammet Ecevit Carti ise konuşmasında, bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca yerel bir kriz olmadığını, küresel barış açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Carti, insan hakları kavramının güncel gelişmeler ışığında yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, bu alanda akademik çalışmaların önemine dikkat çekti. Üniversitelerde yürütülen bilimsel faaliyetlerin, evrensel adalet anlayışının güçlendirilmesine katkı sunduğunu ifade etti.
Öğrencilerden Akademik Katkı ve Uluslararası Perspektif
Sempozyum, öğrencilerin aktif katılımıyla dikkat çekerken, farklı ülkelerden gelen katılımcıların katkılarıyla uluslararası bir akademik platform niteliği kazandı. Programda sunulan bildirilerde, Filistin-İsrail çatışması, tarihsel süreçten günümüze uzanan çok yönlü bir perspektifle ele alındı. Etkinlik boyunca yapılan tartışmalar, akademik bilgi üretiminin yanı sıra politika yapıcılar için de yol gösterici olabilecek değerlendirmeler içerdi. Sempozyumun sonunda ortaya çıkacak sonuçların, ilgili alanlarda karar vericilere katkı sunabilecek nitelikte olduğu ifade edildi.





