Ankara Büyükşehir Belediyesi ile eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek arasındaki hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. ABB Avukatı Nadi Türkaslan, Gökçek ve yakınları hakkında daha önce yapılan iki ayrı suç duyurusu ile son olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen başlatılan soruşturmanın birleştirilmesi için başvuruda bulunacaklarını açıkladı. Türkaslan, dosyaların birlikte yürütülmesinin soruşturma kapsamında değerlendirilen iddiaların bütün halinde incelenmesine ve deliller arasındaki bağlantıların ortaya konulmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla, basın ve yayın organlarında İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialar üzerine maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla resen soruşturma başlatıldığını duyurdu. Soruşturmanın ardından gazeteci Murat Ağırel de 31 Ağustos’ta Ankara Adliyesi’ne giderek tanık sıfatıyla ifade verdi. Ağırel, ifade işleminin ardından soruşturmanın genişleyebileceğini düşündüğünü açıkladı.
ABB’DEN 7 AĞUSTOS’TA SUÇ DUYURUSU
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Gökçek ve yakınları hakkındaki hukuki girişimi ise savcılığın resen soruşturmasından daha önce başladı.
ABB, 7 Ağustos 2026 tarihinde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve yakınları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na suç duyurusunda bulundu. Başvurunun kapsamına ilişkin açıklama yapan Nadi Türkaslan, belediyenin kaynakları, varlıkları, taşınmazları ve bunların kullanım biçimine ilişkin iddiaların araştırılmasını amaçladıklarını söyledi. Türkaslan, suç duyurusunun temelini anlatırken şu ifadeleri kullandı:
"Şikayetimizin temeli ve dayanağı 'Gökçekler suç örgütü' diyebileceğim eski Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, Nevin Gökçek, Osman Gökçek, Ahmet Gökçek, yakınları, belediye bürokratları, yoğun bir şekilde iş yapan, ihale alan iş adamlarıyla birlikte, belediyenin parasını, varlıklarını, taşınmazlarını nasıl kullandığını ortaya koymak."

Türkaslan ayrıca, dilekçede belediye kaynaklarının yanı sıra bazı medya ve spor yapılanmalarına ilişkin iddiaların da bulunduğunu ifade etti.
Burada kullanılan “Gökçekler suç örgütü” ifadesi, ABB avukatı Nadi Türkaslan’ın açıklamasındaki bir tanımlama ve herhangi bir mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir suç tespiti anlamına gelmiyor.
TÜRKASLAN: “AMACIMIZ İLLEGAL YOLLARLA ELDE EDİLEN YATIRIMLARIN BULUNUP ÇIKARILMASI”
ABB’nin 7 Ağustos tarihli başvurusunun amacına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkaslan, kişilerin yatırımlarının kendilerini ilgilendiren yönünün, bunların belediye imkanları kullanılarak elde edilip edilmediğinin araştırılması olduğunu söyledi. Türkaslan şöyle konuştu:
"Bizim amacımız kimsenin nerede, ne amaçla yatırım yaptığının peşine düşmek değil; bu bizi ilgilendirmiyor. Bizim amacımız, daha dün bile üzerinde kayıtlı mal varlığı olmadığını söyleyenlerin bu yatırımları belediye imkanlarından illegal yollarla elde ettiklerinin bulunup çıkarılması. Biz bu amaçla 7 Ağustos tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir şikayette bulunduk. Soruşturmanın içeriğine saygımız nedeniyle bugüne kadar o soruşturmayla ilgili de kimseye bir şey açıklamamıştık."
ÜÇ DOSYANIN BİRLEŞTİRİLMESİ İÇİN BAŞVURU YAPILACAK
Nadi Türkaslan’ın açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de mevcut dosyaların tek soruşturma altında toplanması oldu. ABB avukatı, Gökçek ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması amacıyla daha önce de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduklarını belirtti. Son olarak basında gündeme gelen iddiaların ardından savcılık tarafından resen soruşturma başlatılmasıyla birlikte toplam üç dosyanın aynı çerçevede değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Türkaslan, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
"Daha önceden İbrahim Melih Gökçek ve yakınlarının, suç örgütünün, sebepsiz mal edindiği, bu nedenle de mal varlıklarının araştırılmasına ilişkin bir şikayetimiz daha Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunuyor. Dolayısıyla Murat Ağırel'in yayınından sonra resen başlatılan soruşturma, bizim yapmış olduğumuz iki şikayet evrakının birleştirilerek delillerin bütünlüğü yönünden soruşturmanın bir arada yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekirse bu yönde bir dilekçeyle de başvuracağım."
Türkaslan, üç soruşturmanın birlikte yürütülmesi halinde deliller arasındaki bağlantıların daha kapsamlı şekilde değerlendirilebileceğini savundu.

“DELİLLERİN BÜTÜNLÜĞÜ” VURGUSU
Dosyaların birleştirilmesine yönelik gerekçesini de açıklayan Türkaslan, soruşturmanın kapsamındaki iddiaların birbirleriyle bağlantılı olduğunu belirtti. Türkaslan şöyle dedi:
"Delillerin bütünlüğü, şemanın tam olarak gözükebilmesi için soruşturmanın birlikte yürütülmesinde zaruret olduğu kaçınılmaz. Tartışmasız. Ben zaten 3 soruşturmanın da birlikte yürütüleceğini tahmin ediyorum"
ALMANYA’DAKİ ŞİRKET İDDİALARI AYRI BİR SÜRECİ GÜNDEME GETİRDİ
Gökçek hakkında başlatılan resen soruşturmanın gündeme gelmesinde gazeteci Murat Ağırel’in yurt dışındaki şirket ve gayrimenkul yatırımlarına ilişkin iddiaları etkili oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklamasında soruşturmanın “yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” yönünde basın ve yayın organlarında yer alan iddialar üzerine başlatıldığını duyurdu. Başsavcılık, soruşturmanın amacını maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olarak açıkladı.
Ağırel’in gündeme getirdiği iddialar arasında Almanya’daki HAMAG GmbH adlı şirket ve bu şirket üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen gayrimenkul yatırımları bulunuyor. İddialara ilişkin ayrıntılar soruşturmanın konusu olurken, Ağırel 31 Ağustos’ta savcılıkta tanık sıfatıyla ifade verdi.
Nadi Türkaslan ise 7 Ağustos tarihli ABB başvurusunda Almanya’daki şirket iddialarının yer almadığını belirtti. Bu nedenle ABB’nin daha önce yaptığı suç duyurusu ile son dönemde başlatılan resen soruşturmanın kapsamları arasında farklılık bulunuyor.

GÖKÇEK: “KENDİMİ TÜRK ADALETİNE TESLİM EDİYORUM”
Soruşturmanın duyurulmasının ardından Melih Gökçek de kamuoyuna açıklama yaptı. Gökçek, hakkındaki iddiaları reddederken soruşturma kapsamında gerekli bilgileri savcılığa sunacağını belirtti. Gökçek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Biraz önce medyaya intikal eden bilgilere göre Ankara Başsavcılığı Murat Ağırel’in benim hakkımdaki iddiaları ile ilgili olarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla resen soruşturma başlatmıştır. Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim… Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum...”
Gökçek ayrıca Ağırel’in iddialarını reddederek hukuki süreç başlatacağını açıklamıştı. Böylece dosyada bir tarafta ABB’nin suç duyuruları ve savcılığın yürüttüğü soruşturma, diğer tarafta ise Gökçek’in iddialara yönelik itirazları bulunuyor.
MURAT AĞIREL TANIK SIFATIYLA İFADE VERDİ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resen başlattığı soruşturmanın ardından gazeteci Murat Ağırel’in tanık sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Ağırel, 31 Ağustos’ta Ankara Adliyesi’ne giderek savcılıkta ifade verdi. İfade işleminin ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın genişleyebileceğini düşündüğünü söyledi.
GÖKÇEK 23,5 YIL ANKARA’YI YÖNETTİ
İbrahim Melih Gökçek, 1994 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 1999, 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde yeniden aynı göreve seçilen Gökçek, yaklaşık 23,5 yıl Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı. 28 Ekim 2017’de görevinden istifa etti. Gökçek’in belediye başkanlığı döneminin ardından Ankara’da yönetim değişti. 2019 yerel seçimlerinde Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi ve 2024 yerel seçimlerinde ikinci kez göreve geldi.
“100’E YAKIN DOSYA” AÇIKLAMASI
Nadi Türkaslan, Mansur Yavaş’ın daha önce Gökçek ailesiyle ilgili gündeme getirdiği yaklaşık 100 dosyanın akıbetine ilişkin de değerlendirmede bulundu. Türkaslan, bu dosyalarla ilgili henüz yargı önüne çıkan bir şikayet bulunmadığını belirterek şunları söyledi:
"Benim bildiğim kadarıyla yok. Yani soruşturma izni verilmiştir, Danıştay aşamasındadır ama henüz yargı önüne çıkan bir şikayetimiz olmadı."




