Ankara’dan Times Square’e Uzanan Başarı
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Araştırma Görevlisi Talha Akçay’ın tipografi odaklı eseri, ABD’nin New York kentinde bulunan ve dünyanın en önemli kamusal alanlarından biri olarak kabul edilen Times Square’de sergilendi.
Anadolu tasavvuf geleneğinden beslenen çalışma, yerel bir kültürel referansı küresel ölçekte görünür kılması bakımından dikkat çekti. Eser, PosterFor 2025 – 4th Edition Season 2 kapsamında Culture kategorisinde Rose Gold Award ile ödüllendirildi. Uluslararası jüri tarafından verilen ödül, tasarımın yalnızca estetik değil, düşünsel boyutunun da değerlendirmeye alındığını ortaya koydu.
Yunus Emre’den Küresel Bir Tasarım Yüzeyine
Çalışmanın çıkış noktasını Anadolu tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden Yunus Emre’nin “Sevelim sevilelim” anlayışı oluşturdu. Araştırma Görevlisi Talha Akçay, tasarımda bu sözün romantik bir çağrıdan ziyade karşılıklılık, birlik ve etik bir ilişki önerisi olarak ele alındığını ifade etti.
Akçay, sevgi kavramının çalışmada soyut bir duygu değil; yönelme ve bütünlük arayışı olarak yorumlandığını belirtti. Harf formu, boşluk ve ritim arasındaki ilişkinin ikinci bir anlatı katmanı oluşturduğunu vurgulayan Akçay, boşluğun içsel yönelme ve durma hâline; ritmin ise birlik fikrini destekleyen sürekliliğe işaret ettiğini kaydetti.
Bu yaklaşımın, tasarım yüzeyini yalnızca okunan değil deneyimlenen bir alana dönüştürdüğünü belirten Akçay, geliştirilen özel yazı karakterinin geleneksel hat anlayışı ile çağdaş tipografi arasında dengeli bir ilişki kurduğunu ifade etti. Tarihsel formun doğrudan yeniden üretimi yerine, arkasındaki düşünsel disiplinin çağdaş bir yapı içinde yorumlanmasının esas alındığını dile getirdi.
“Tipografi Anlamın Mekânsal Organizasyonudur”
Eserine ilişkin değerlendirmesinde Akçay, tipografinin yalnızca metni taşıyan bir araç olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. “Tipografi benim için metnin hizmetinde olan edilgen bir araç değildir; anlamın mekânsal organizasyonudur. Harf formu bir beden gibi düşünülürse, boşluk onun nefesidir; ritim ise zaman içinde ilerleyen hareketidir” ifadelerini kullandı.
Akçay, yerel bir düşüncenin küresel bir dolaşım alanına katılmasının, kültürel üretimin tek yönlü bir merkez-çevre ilişkisine indirgenemeyeceğini gösterdiğini belirtti. Eserin, yerel bir tasavvuf sözünün küresel bir yüzeyde yeniden anlam kazanabileceğini ortaya koyduğunu söyledi.
Hacettepe Üniversitesi İçin Uluslararası Görünürlük
Bu gelişme, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü bünyesinde yürütülen akademik ve tasarım temelli çalışmaların uluslararası platformlarda görünürlük kazanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ankara merkezli bir üniversitede geliştirilen tipografik bir çalışmanın Times Square gibi küresel ölçekte sembolik bir mekânda sergilenmesi, başkentte üretilen sanatsal ve akademik çalışmaların uluslararası dolaşıma katılımını göstermesi bakımından da dikkat çekiyor.
PosterFor 2025 kapsamında elde edilen Rose Gold Award ödülü, araştırma temelli tasarım yaklaşımının uluslararası jüri tarafından takdir edildiğini ortaya koyarken; Anadolu kültürel mirasının çağdaş tasarım diliyle yeniden yorumlanmasının küresel sanat ortamında karşılık bulduğunu gösteriyor.



