Ankara’nın en ilgi çekici müzelerinden biri olarak öne çıkan Biyosfer Müzesi, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü içinde yer alıyor. Kampüs girişinde güvenliğe yalnızca “müzeye geldik” demek, ziyaret için yeterli oluyor. Bu yönüyle hem Ankaralılar hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler için kolay ulaşılabilir bir konumda bulunuyor. Müze, kısa sürede Başkent’in bilim ve eğitim odaklı önemli duraklarından biri.

ANADOLU’NUN EŞSİZ BİYOÇEŞİTLİLİĞİ ANKARA’DA SERGİLENİYOR
Anadolu, dünya üzerindeki en önemli gen merkezlerinden ikisine ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Bugün farklı coğrafyalarda yetiştirilen pek çok bitki ve hayvan türünün ataları, bu topraklardan dünyaya yayıldı. Biyosfer Müzesi de bu zenginliği merkeze alarak, Anadolu’nun doğal bir gen bankası niteliği taşıyan ekosistemini bilimsel bir bakış açısıyla ziyaretçilerin karşısına çıkarıyor. Müze, biyoçeşitliliğin korunmasının neden hayati olduğunu somut örneklerle aktarıyor.

ÜÇ KATTA YAŞAMIN MİLYONLARCA YILLIK YOLCULUĞU
Üç katlı müze binasında canlılar dünyasına dair neredeyse her başlık var. Jeoloji, biyoloji ve antropoloji alanlarında oluşturulan koleksiyonlar, ziyaretçileri evrenin oluşumundan günümüz ekosistemlerine kadar uzanan kapsamlı bir yolculuğa çıkarıyor. Sergilenen örneklerin tamamı gerçek canlılardan oluşurken, yalnızca mantar türleri maket şeklinde sergileniyor. Bu da, müzeyi klasik sergi alanlarından ayıran önemli özelliklerden biri.

KELEBEKLER VE PLASTİNASYON KADAVRA ZİYARETÇİLERİ ETKİLİYOR
Biyosfer Müzesi’nde en çok ilgi gören bölümlerden biri kelebek koleksiyonu. Renkleri ve çeşitliliğiyle dikkat çeken bu alan, özellikle çocukların ve gençlerin ilgisini çekiyor. Müzenin bir diğer çarpıcı bölümü ise plastinasyon işlemi uygulanmış gerçek insan kadavrasının sergilendiği alan. Bu bölüm, insan anatomisinin bilimsel yöntemlerle nasıl incelendiğini ortaya koyarken, ziyaretçilere alışılmışın dışında bir müze deneyimi sunuyor.

BÖCEKLERDEN MEMELİLERE GENİŞ KOLEKSİYON
Müze koleksiyonlarında böcekler önemli bir yer tutuyor. Biyosferde çeşitliliği en yüksek canlı gruplarından biri olan böceklerden üç binin üzerinde örnek bulunuyor. Bunun yanı sıra balıklar, sürüngenler, kuşlar, memeliler, fosiller, mineraller ve kayaçlar da farklı katlarda sergileniyor. Ziyaretçiler, canlıların evrimsel süreçlerini ve ekosistem içindeki rollerini katlar arasında ilerledikçe daha net olarak gözlemleyebiliyor.

ÇOCUKLAR VE ÖĞRENCİLER İÇİN EĞİTİCİ
Biyosfer Müzesi, özellikle çocuklar ve öğrenciler için önemli bir öğrenme alanı olarak öne çıkıyor. Müze, okul dışı eğitime nitelikli katkı sunmayı hedefliyor. Canlıların çeşitliliği, doğadaki denge, evrim ve ekosistem kavramları, sergiler aracılığıyla anlaşılır bir dille aktarılıyor. Bu sayede öğrenciler, teorik bilgileri somut örneklerle pekiştirme fırsatı yakalıyor.

TEKNOLOJİ İLE BİLİM BİR ARADA
Müzenin teknolojik altyapısı da dikkat çekiyor. Artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla desteklenen sergiler, yetişkin ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunuyor. Bilimin soyut kavramları, dijital uygulamalar sayesinde daha anlaşılır hale getiriliyor. Bu yönüyle Biyosfer Müzesi, yalnızca sergileyen değil, etkileşim kuran bir müze anlayışı benimsiyor.

Biyosfer Müzesi, haftanın dört günü ziyaretçilere açık. Müze, Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri 10.00 – 16.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebiliyor. Özellikle öğrenciler ve okul grupları tarafından yoğun ilgi gören müze, hafta içi ziyaretleriyle eğitim amaçlı geziler için uygun bir ortam sağlıyor.



