Ankara'nın tarihi merkezlerinden Ulus'ta bulunan II. Evkaf Apartmanı, Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze ulaşan mimari ve kültürel mirasın dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. Bugün Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Küçük Tiyatro ve Oda Tiyatrosu'na ev sahipliği yapan bina, geçmişte ise apartman yaşamının önemli adreslerinden biriydi.
Mimar Kemaleddin tarafından tasarlanan yapının projesi 1926-1927 yıllarında hazırlandı. İnşaatı 1928'de başlayan apartman, 1930 yılında tamamlandı. Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi'nin önemli eserleri arasında gösterilen bina, ilk olarak kira geliri elde etmek ve konut ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edildi.
KIVRIMLI BALKONLARI VE MİMARİ AYRINTILARIYLA ÖNE ÇIKIYOR
II. Evkaf Apartmanı'nın mimari özellikleri, yapıyı Ulus'un diğer binalarından ayıran unsurlar arasında bulunuyor. Zemin katında dükkânların yer aldığı yapının üst katları apartman daireleri olarak tasarlandı. Binanın ortasında geniş bir avlu bulunurken daireler bu avluya bakacak şekilde düzenlendi.

Özellikle üst katlarda cepheden dışarıya doğru uzanan yuvarlak balkonlar, yapının en belirgin mimari özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Zemin kattaki kemerli dükkân girişleri ve cephedeki taş görünümü de binanın karakteristik görünümünü tamamlıyor. Birinci Ulusal Mimarlık anlayışının izlerini taşıyan II. Evkaf Apartmanı, dönemin Ankara'sında konut ve ticaret işlevlerini bir arada buluşturan yapılardan biri oldu.
ORHAN VELİ VE AHMET HAMDİ TANPINAR DA BU BİNADA YAŞADI
Apartmanın hikâyesini özel kılan unsurlardan biri de edebiyat dünyasıyla kurduğu bağ. Türk şiirinin önemli isimlerinden Orhan Veli Kanık ile yazar ve edebiyat tarihçisi Ahmet Hamdi Tanpınar, bir dönem II. Evkaf Apartmanı'nda yaşadı. Bu yönüyle yapı, yalnızca mimari bir eser olmanın ötesine geçerek Cumhuriyet dönemi Ankara'sının edebiyat ve sanat çevreleriyle de ilişkilendirilen adreslerinden biri haline geldi. Binanın geçmişinde ressam Saip Tuna'nın da adı yer alıyor.
27 ARALIK 1947'DE TİYATRO SAHNESİNE DÖNÜŞTÜ
II. Evkaf Apartmanı'nın en önemli dönüm noktalarından biri, binanın içindeki salonun tiyatroya dönüştürülmesi oldu. Bir süre depo olarak kullanılan salon, Ankara'da tiyatro faaliyetlerinin gelişmesiyle yeniden değerlendirildi.
27 Aralık 1947'de Ahmet Kutsi Tecer'in yazdığı “Köşebaşı” adlı oyunla Küçük Tiyatro'nun açılışı gerçekleştirildi. Böylece apartmanın bir bölümü, Ankara'nın sahne sanatları tarihindeki önemli mekânlardan biri haline geldi.

Bahsi geçen gelişme, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ankara'da devlet destekli tiyatro faaliyetlerinin kurumsallaşması açısından da önem taşıdı. Devlet Tiyatrosu'nun kuruluş süreci 1949 yılında çıkarılan 5441 sayılı kanunla tamamlandı. Küçük Tiyatro ise bu kurumsallaşma sürecinin öncü sahnelerinden biri olarak faaliyet gösterdi.
1956'DA ODA TİYATROSU DA AÇILDI
Binanın tiyatro geçmişi Küçük Tiyatro ile sınırlı kalmadı. 5 Ekim 1956'da, apartmanın içerisindeki boş bir alanın sahneye dönüştürülmesiyle Oda Tiyatrosu da hizmete girdi. Daha küçük bir salonda seyirciyle oyuncuyu yakınlaştıran bu sahne, Ankara'nın tiyatro yaşamına farklı bir boyut kazandırdı. Küçük Tiyatro ve Oda Tiyatrosu'nun aynı binada bulunması, II. Evkaf Apartmanı'nı başkentin önemli kültür ve sanat merkezlerinden biri haline getirdi.
ANKARA'NIN KÜLTÜREL HAFIZASINDAKİ YERİNİ KORUYOR
Aradan geçen yıllara rağmen II. Evkaf Apartmanı, Ulus'un tarihî dokusu içerisindeki önemini korumaya devam ediyor. Bir dönem konut olarak kullanılan, edebiyatçıları ağırlayan ve tiyatro sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, Ankara'nın farklı dönemlerini aynı çatı altında buluşturuyor.
Bugün binanın önünden geçenler için burası sıradan bir tarihî yapı gibi görünebilir. Ancak balkonlarının, avlusunun ve salonlarının ardında Cumhuriyet dönemi mimarisinden edebiyata, tiyatrodan kent yaşamına uzanan yaklaşık bir asırlık bir hikâye bulunuyor. II. Evkaf Apartmanı, Ankara'nın geçmişini bugüne taşıyan simge yapılardan biri olmayı sürdürüyor.



