Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ABD’nin düzenlediği askeri operasyonda eşiyle birlikte gözaltına alınarak ülke dışına çıkarıldı. Yaşanan gelişme, Avrupa’da liderlerin açıklamalarına da damga vurdu. Bazı liderler ABD müdahalesini desteklerken, birçok hükümet uluslararası hukuka vurgu yaparak eleştirilerde bulundu.

“MADURO ARTIK DİKTATÖRLÜKTEN KURTULDU”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Venezuela halkının “diktatörlükten kurtulduğunu” söyledi. Macron, şu ifadeleri kullandı:

"Gücü ele geçirip temel özgürlükleri çiğneyerek Nicolas Maduro, kendi halkının onuruna ciddi bir zarar vermiştir. Yaklaşan geçiş süreci barışçıl, demokratik olmalı ve Venezüella halkının iradesine saygı göstermelidir. 2024'te seçilen Cumhurbaşkanı Edmundo Gonzalez Urrutia'nın bu geçişi en kısa sürede sağlayabilmesini diliyoruz. Şu anda bölgedeki ortaklarımızla görüşmeler yapıyorum. Fransa, özellikle bu belirsiz anlarda vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için tam olarak seferber olmuş ve dikkatli bir şekilde süreci takip etmektedir."

Sol muhalefet partili Jean-Luc Melenchon ise Macron'un sözlerinin Fransa halkının görüşleri ile uyuşmadığını dile getirdi.

İSPANYA VE ALMANYA’DAN TEPKİLER

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, operasyonun bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyebileceğini belirterek uluslararası hukuka dikkat çekti ve taraflara sivil halkı gözetmeleri çağrısında bulundu:

"İspanya, Maduro rejimini tanımadı. Ancak uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgeyi belirsizlik ve saldırganlık ufkuna doğru iten bir müdahaleyi de tanımayacaktır. Tüm taraflardan sivil halkı dikkate almalarını, Birleşmiş Milletler Şartı'na saygı göstermelerini ve adil ve müzakereye dayalı bir geçiş için çalışmalarını rica ediyoruz."

Maduro-3

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise ABD’nin müdahalesinin hukuki boyutunun “karmaşık” olduğunu ifade etti. Merz, Venezuela’da siyasi istikrarın korunması gerektiğini ve demokratik geçişin önemini dile getirerek "Dünyadaki birçok ülke gibi biz de başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı. Hedef, seçimlerle meşrulaştırılmış bir hükümete düzenli bir geçiş olmalıdır." dedi.

"MADURO'NUN KENDİ KENDİNE İLAN ETTİĞİ GALİBİYETİ TANIMAMIŞTIK"

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Maduro’nun rejimini eleştirirken dış askeri müdahaleye temkinli yaklaştı. Meloni, totaliter rejimlerin sona ermesinin dış güçlerle değil siyasi süreçlerle olması gerektiğini söyledi ve aynı zamanda güvenlikle ilgili endişelerini dile getirdi. Meloni'nin sözleri şu şekilde:

"Venezuela'daki gelişmeleri en başından beri yakından takip ediyorum. İtalya, başlıca uluslararası ortaklarıyla birlikte, Maduro'nun kendi kendine ilan ettiği seçim galibiyetini hiçbir zaman tanımamış, rejimin baskıcı eylemlerini kınamış ve Venezuela halkının demokratik bir geçiş arzusunu her zaman desteklemiştir.

İtalya'nın tarihsel duruşuyla tutarlı olarak Hükümet, dış askeri müdahalenin totaliter rejimlere son vermek için gidilecek yol olmadığına inanmaktadır; ancak aynı zamanda, uyuşturucu kaçakçılığını körükleyen ve teşvik eden devlet yapıları örneğinde olduğu gibi, kendi güvenliğine yönelik hibrit saldırılara karşı savunma amaçlı bir müdahaleyi meşru kabul etmektedir.

Güvenliği Hükümetin mutlak önceliği olan Venezuela'daki İtalyan toplumunun durumunu özel bir dikkatle takip etmeye devam ediyoruz."

"MADURO'YU GAYRİMEŞRU BAŞKAN OLARAK GÖRDÜK"

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Maduro’nun devrilmesine yönelik süreçte ABD ile temas içinde olacaklarını açıkladı. Starmer, meşru bir hükümete barışçıl geçişin sağlanmasının önemine vurgu yaptı:

Düzce’de sokak ortasında dehşet! Kendini vuran genç yaşamını yitirdi
Düzce’de sokak ortasında dehşet! Kendini vuran genç yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

"Birleşik Krallık uzun zamandır Venezuela'da iktidar geçişini desteklemektedir. Maduro'yu gayrimeşru bir başkan olarak gördük ve rejiminin sona ermesine üzülmedik. Bu sabah uluslararası hukuka olan desteğimi yineledim. İngiltere hükümeti, Venezuela halkının iradesini yansıtan meşru bir hükümete güvenli ve barışçıl bir geçiş sağlamak amacıyla, önümüzdeki günlerde ABD'li muhataplarıyla gelişen durumu görüşecektir."

Maduro1

YUNANİSTAN’DAN “UMUT” MESAJI: HUKUK ÖNCELİK DEĞİL

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, Maduro’nun sona ermesinin Venezuela halkı için yeni bir umut olduğunu belirtti. Hukuki tartışmaların zamanının henüz gelmediğini söyleyen Miçotakis, şu ifadeleri kullandı:

"Nicolas Maduro, Venezuela halkına hayal edilemeyecek acılar yaşatan acımasız ve baskıcı bir diktatörlüğe başkanlık etti. Rejiminin sona ermesi ülke için yeni bir umut sunuyor. Şu an son eylemlerin hukuka uygunluğu hakkında yorum yapmanın zamanı değil. Öncelik artık, tam demokratik meşruiyete sahip yeni ve kapsayıcı bir hükümete barışçıl ve hızlı bir geçişin sağlanması olmalıdır. Yunanistan bu konuda Avrupa Birliği ve BM Güvenlik Konseyi ortaklarıyla koordinasyon sağlayacaktır. Ülkedeki Yunan vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya odaklanmaya devam ediyoruz."

TÜRKİYE’DEN TEMKİNLİ DURUŞ

Türkiye de gelişmeler üzerine tüm taraflara itidal çağrısı yaptı ve gerilimin daha da yükselmemesi gerektiğini vurguladı. Dışişleri kaynakları, bölgesel güvenlik ve diplomasi kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çekti.

Avrupa Birliği seviyesinde de tepkiler dikkat çekici. AB Yüksek Dış Politika Temsilcisi ve Komisyon Başkanı, Maduro’nun meşruiyetinin sorgulandığını belirtirken, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın esas alınmasının zorunlu olduğunu yineledi. Birçok AB üyesi ise uluslararası hukukun ihlal edilmemesi gerektiği konusunda görüş birliğine sahip.

Operasyona sadece dünya genelinden de çok yönlü tepkiler geldi. Rusya ve Çin, ABD’nin eylemini sert dille kınadı; Latin Amerika liderleri egemenlik ihlali olarak değerlendirdi. Bazı ülkeler ise Maduro’nun gitmesini demokratik bir fırsat olarak gördü. Birleşmiş Milletler yüksek seviyede endişe bildirdi ve BM Güvenlik Konseyi’nin acilen toplanması çağrısında bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi