Bakan Işıkhan’dan Uşak’ta önemli mesajlar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Uşak’a geldi. Gün boyunca bir dizi temasta bulunan Bakan Işıkhan, ziyaretlerinin ardından Dünya Yetimler Günü kapsamında düzenlenen iftar programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.
Programına Uşak Valiliği ziyaretiyle başlayan Bakan Işıkhan, burada Vali Serdar Kartal ile bir araya geldi. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Işıkhan’a ziyaret anısına anlamlı bir hediye takdim edildi. Vali Serdar Kartal tarafından, Hüsnü Kazım Özler tarafından çekilen ve Cumhuriyet tarihinin simgesel karelerinden biri olarak bilinen “Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık” adlı fotoğraf Bakan Işıkhan’a hediye edildi.
Valilik ziyaretinin ardından AK Parti Uşak İl Başkanlığı’na geçen Bakan Işıkhan, burada partililerle bir araya geldi. Partililerle sohbet eden ve bölgedeki çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, daha sonra Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı tarafından Dünya Yetimler Günü dolayısıyla düzenlenen iftar programına katıldı.
“Çocuklarımıza sahip çıkmak insanlığımızın gereğidir”
İftar programında konuşan Bakan Işıkhan, özellikle yetim ve öksüz çocukların korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Bakan Işıkhan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir"
Konuşmasının devamında çocukların sadece ailelerin değil, aynı zamanda toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirten Işıkhan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yetim ve öksüz yavrularımız başta olmak üzere geleceğimiz, umudumuz olarak gördüğümüz çocuklarımıza sahip çıkmak sadece görevimiz değil, aynı zamanda insanlığımızın bir gereğidir. Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, onları ilimle, irfanla, çalışacak, üretecek bilgi ve becerilerle donatmak devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir. Bizim bu konudaki hassasiyetimiz, gerek devlet kurumlarımız, gerek sivil toplum kuruluşlarımız, gerekse millet olarak, hamdolsun ki en üst noktadadır" dedi.
Sosyal devlet vurgusu
Türkiye’nin sosyal devlet anlayışının son yıllarda daha güçlü şekilde hayata geçirildiğini vurgulayan Işıkhan, devletin sadece vatandaşları için değil, dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahipleri için de yardım çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Işıkhan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"İnancımızdan ve tarihi misyonumuzdan kaynaklanan bu şuur, bugün de hala sosyal devlet anlayışımızın merkezindeki yerini korumaya devam ediyor. Geçmiş dönemlerde sadece anayasada yer alan ancak pratikte kayda değer bir karşılığı olmayan sosyal devlet ilkesi son çeyrek asırda sahada tüm varlığıyla hissedilen, gözle görülen bir gerçek haline dönüştü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı gibi özel politika gerektiren tüm vatandaşlarımızın geleceğini güvence altına alan büyük dönüşümleri, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturuyla gerçekleştirdik. Sadece ülkemiz sınırları içerisindeki vatandaşlarımızın yardımına değil, 'kimsesizlerin kimsesi biziz' diyerek, dünyanın her bir köşesindeki ihtiyaç sahibinin yardımına koştuk, koşmaya da devam ediyoruz" dedi.
Bölgesel gelişmeler ve diplomasi mesajı
Bakan Işıkhan konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinerek Türkiye’nin diplomasi girişimlerini sürdürdüğünü belirtti.
"Saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor"
Türkiye’nin barış ve istikrar için çaba gösterdiğini ifade eden Işıkhan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Bu iyilik ve hayır ikliminin, ateşkesi ihlal eden katil İsrail'in zulmü altında bu yıl yine Ramazan'a buruk bir şekilde giren Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasında mazlum ve mağdur kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bölgemizde yakılmak istenen ateşin daha da büyüyerek yayılmaması ve karşılıklı saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Biz Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaten ifade ettiği gibi Türkiye, arabulucu rolüyle, coğrafyamızı huzura kavuşturacak her türlü girişimin yanında yer almaya devam edecektir. Bizler de bu anlayışla 86 milyon Türkiye olarak, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen, hala güvenle şu kardeşlik sofralarında bir araya gelebilmemizde büyük emekleri olan büyük ve güçlü Türkiye davamızın lideri, saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a en derin şükranlarımı sunuyoruz" dedi.





