Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomide artan belirsizliklere ve dalgalanmalara rağmen Türkiye ekonomisinin uygulanan reform programı, serbest ticaret anlaşmaları ve hizmet ihracatı sayesinde dayanıklılığını sürdürdüğünü belirtti. Şimşek, gelişmekte olan ülkelerin karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekerken, Türkiye’nin ticari ve ekonomik yapısının bu süreçte önemli avantajlar sunduğunu vurguladı.
Uluslararası Konferansta Türkiye Ekonomisi Mesajı
Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde, Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı kapsamında gerçekleştirilen kapanış panelinde konuştu. “Yükselen Piyasalar için Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu” başlıklı panelde değerlendirmelerde bulunan Şimşek, küresel ekonomik görünümün özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından zorluklar barındırdığını ifade etti.
“Küresel Ekonomi Zorlu Bir Dönemden Geçiyor”
Küresel ekonomide son dönemde oynaklık, belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklık içeren bir sürecin yaşandığını dile getiren Şimşek, geçen yılın özellikle gelişmekte olan piyasalar için zorlayıcı olduğunu söyledi. Artan jeopolitik riskler, ticarette korumacı eğilimler ve finansal dalgalanmaların bu ülkeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Ticaret ve Sermaye Riski
Gelişmekte olan ülkelerin ekonomik yapılarının büyük ölçüde ihracata ve sermaye girişlerine dayandığını hatırlatan Şimşek, korumacı ticaret politikalarının bu ülkeler açısından kırılganlık yarattığını ifade etti. Özellikle doğrudan yabancı yatırımların (FDI) önemine dikkat çeken Şimşek, kural bazlı bir uluslararası sistemin, gelişmekte olan ülkelere daha düşük risk primi ve daha düşük iş yapma maliyetleri sunduğunu vurguladı.
Türkiye’nin Serbest Ticaret Avantajı
Türkiye’nin küresel ticaretteki parçalanmalara karşı görece dayanıklı bir konumda olduğunu belirten Bakan Şimşek, ülkenin ticari altyapısına ilişkin önemli veriler paylaştı. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasına sahip olduğunu hatırlatan Şimşek, bunun yanı sıra 27 ülkeyle serbest ticaret anlaşması bulunduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yüzde 62’sinin serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade eden Şimşek, bu durumun tam bir güvence sağlamasa da, ticaret ortaklarının kurallara uygun hareket etmesi halinde önemli bir koruma alanı sunduğunu dile getirdi.
Şimşek, Türkiye’nin serbest ticaret anlaşmaları dışında kalan ticaret hacminin ise Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya gibi yakın coğrafyalara yoğunlaştığını belirtti. Bu bölgesel çeşitliliğin, küresel ticarette yaşanan dalgalanmalara karşı Türkiye’nin esnekliğini artırdığını ifade eden Şimşek, uygulanan ekonomi politikalarının bu dayanıklılığı desteklediğini kaydetti.




