Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürlüğü ile yerel medya temsilcileri, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen programda bir araya geldi. Programda OSTİM’in kuruluşundan bugüne uzanan dönüşümü, savunma sanayiindeki rolü, teknoloji yatırımları, üniversite-sanayi iş birliği modeli ve uluslararası projeleri anlatıldı. OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın ile BİK Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik’in açıklamaları ise dikkat çekti.

Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürlüğü ile yerel basın temsilcileri, Ankara’nın en önemli üretim merkezlerinden biri olan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen program kapsamında bir araya geldi.

“Yerel Basın Temsilcileri OSTİM Ziyareti” başlığıyla gerçekleştirilen programda, OSTİM’in üretim kapasitesi, savunma sanayiindeki yeri, teknoloji yatırımları, üniversite-sanayi iş birliği modeli ve uluslararası çalışmaları detaylı şekilde anlatıldı. Program kapsamında ayrıca OSTİM Teknik Üniversitesi, PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ve Cezeri Teknoloji Araştırma Merkezi ziyaret edilerek yerli üretim ve Ar-Ge çalışmaları yerinde incelendi.

Whatsapp Image 2026 05 20 At 15.36.48

ORHAN AYDIN: “ANKARA’NIN SADECE MEMUR KENTİ OLMAMASI GEREKTİĞİ DÜŞÜNCESİ BURADA FİLİZLENDİ”

Programın açılış konuşmasını yapan Orhan Aydın, OSTİM’in kuruluş sürecini anlatarak Ankara’nın sanayi kimliğinin burada şekillendiğini söyledi.

Aydın konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“1967 yılından önce küçük tamir atölyeleri ve sanayi siteleri vardı. Ancak Ankara’da sanayileşme fikrinin organize bir yapıyla ilk kez hayata geçirildiği yer burası oldu. Ankara’nın yalnızca bir memur kenti değil, aynı zamanda üretim yapan bir şehir olması gerektiği düşüncesi burada filizlendi.”

OSTİM’in kuruluş sürecinin kolay olmadığını ifade eden Aydın, dönemin şartlarını şu sözlerle anlattı:

“Ankara’da sanayi kurulması fikrine sıcak bakmayan çevreler de vardı. Ancak OSTİM’in kurucuları ahi kültürüyle yetişmiş, üretime ve emeğe inanan insanlardı. Yaklaşık 2 bin esnaf ve üreticiyi burada bir araya getirebilmek için büyük mücadele verdiler. İnsanlara güçlü bir altyapı sunmak ve üretim ortamı oluşturmak adına ciddi emek harcadılar.”

“BURAYI SADECE SANAYİ BÖLGESİ DEĞİL, SANAYİ ŞEHRİ OLARAK TASARLADILAR”

OSTİM’in yalnızca fabrikalardan oluşan klasik bir sanayi bölgesi olarak planlanmadığını vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı:

“Üstelik yalnızca fabrikalar ve atölyeler kurmayı düşünmediler. Eğitim merkezleri, sosyal tesisler, spor alanları ve sağlık birimleriyle birlikte burayı bir ‘sanayi şehri’ olarak tasarladılar. 1975 yılından itibaren de bölge aktif şekilde yerleşime ve üretime açıldı.”

OSTİM’in zaman içerisinde Ankara sanayisinin temel taşı haline geldiğini belirten Aydın, bugün Ankara’daki birçok organize sanayi bölgesinin temelinde OSTİM’in bulunduğunu söyledi.

“ASELSAN VE TUSAŞ OSTİM’İN DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRDI”

Savunma sanayiindeki gelişmelerin OSTİM’in büyümesinde kritik rol oynadığını belirten Aydın, şu açıklamayı yaptı:

“Bu büyük kuruluşların yüksek standartta üretim yapan tedarikçilere ihtiyacı vardı. OSTİM’deki firmalar da bu süreçte kalite standartlarını yükseltti, yeni teknolojiler kazandı ve daha nitelikli üretim yapan işletmelere dönüştü.”

OSTİM’de doğan firmaların daha sonra başka organize sanayi bölgelerine yayıldığını söyleyen Aydın şöyle konuştu:

“Bugün Ankara’daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren firmaların önemli kısmı OSTİM’de doğmuş, burada büyümüş ve daha sonra yeni alanlara taşınmıştır. Ancak bu firmaların büyük bölümü hâlâ OSTİM ile iş birliğini sürdürmektedir.”

“ÜNİVERSİTE, TEKNOLOJİ VE ÜRETİM AYNI EKOSİSTEMDE BULUŞTU”

OSTİM Teknik Üniversitesi’nin kuruluş sürecine de değinen Aydın, üniversite-sanayi iş birliği modeline dikkat çekti.

Aydın şu ifadeleri kullandı:

“Biz eğitim, teknoloji ve üretimin aynı ekosistem içinde olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca üretim yapan bir yapı olmanın ötesine geçtik. OSTİM bugün yaşayan, gelişen ve sürekli kendisini yenileyen bir teknoloji ekosistemi haline geldi.”

ODTÜ Teknopark’ın organize sanayi bölgesine taşınmasının önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Aydın, ardından Ankara’daki yedi üniversitenin ortaklığıyla ikinci teknoparkın kurulduğunu ifade etti.

“Burada yüzlerce teknoloji firması faaliyet göstermeye başladı.” dedi.

“OSTİM ARTIK ULUSLARARASI BİR MODEL”

OSTİM’in artık yalnızca Ankara’ya ait bir yapı olmadığını belirten Aydın, bugüne kadar 22 ülkede iş birlikleri gerçekleştirildiğini söyledi. Özbekistan’da OSTİM modelinin uygulanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Aydın, şu açıklamayı yaptı:

“OSTİM artık yalnızca Ankara’ya ya da Türkiye’ye ait bir yapı değil; uluslararası ölçekte örnek alınan bir kalkınma modeli haline geldi.”

Konuşmasının sonunda OSTİM’in üretim anlayışına ilişkin dikkat çeken mesajlar veren Aydın şunları söyledi:

“Biz bütün bunları neden yapıyoruz? Çünkü yalnızca elektrik, doğalgaz ve altyapı hizmeti veren klasik bir organize sanayi bölgesi olmak istemiyoruz. Biz ülkemiz için, insanlık için fayda üretmeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle sloganımızda da ifade ettiğimiz gibi; akıl, ahlak, adalet, adap ve aşkla üretmeye devam ediyoruz.”

Whatsapp Image 2026 05 20 At 15.36.47

ATAKAN ÇELİK: “ANKARA’NIN BAŞKA BİR YÜZÜ VAR”

Atakan Çelik ise konuşmasında Ankara’nın üretim gücünün yeterince bilinmediğini söyledi.

Çelik şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’nın başka bir yüzü vardı. Burada yaşayan insanların ne kadar cevval, başarılı ve dünyada marka olabilecek projelere imza attığını büyük bir memnuniyetle gördüm.”

Mesleği gereği dünyanın birçok ülkesini gördüğünü belirten Çelik, OSTİM’i ilk duyduğunda yaşadığı şaşkınlığı şu sözlerle anlattı:

Kırşehir’de Dijital Medyanın Geleceği Masaya Yatırıldı: 140 Gazeteci Aynı Çatıda Buluştu
Kırşehir’de Dijital Medyanın Geleceği Masaya Yatırıldı: 140 Gazeteci Aynı Çatıda Buluştu
İçeriği Görüntüle

“Mesleğim gereği savaş muhabirliği yaptım, dünyanın birçok farklı yerini görme fırsatım oldu. Bir gün bana, ‘Sizin OSTİM’de fabrikanız var’ dediler. Ben de, ‘Fabrika mı, organize sanayi bölgesi mi?’ diye sordum. Bana, ‘Yok, burada her şey yapılıyor’ dediler.”

Sakarya’da görev yaptığı dönemde OSTİM’in adını yeniden duyduğunu anlatan Çelik şöyle devam etti:

“Daha sonra Sakarya’da bölge müdürlüğü yaptığım dönemde bir arkadaşımızın aracı kaza yaptı. ‘Ben OSTİM’de yaptıracağım’ dedi. O zaman kendi kendime, ‘OSTİM nedir?’ diye düşündüm. Ben de OSTİM’in hangi noktaya geldiğini gerçekten merak ettim.”

“BOEING PARÇALARININ BURADA ÜRETİLDİĞİNİ DUYUNCA ŞAŞIRDIM”

OSTİM’in geldiği noktayı gördüğünde büyük şaşkınlık yaşadığını belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:

“Boeing parçalarının üretildiğini, ileri teknoloji makinelerin burada yapıldığını duyduğumda büyük şaşkınlık yaşadım.”

Yerel medyanın OSTİM’i yeterince tanımadığını söyleyen Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz bu marka değerimizi neden anlatmıyoruz? Neden tanıtmıyoruz? Çünkü gördüm ki yerel medyanın OSTİM’de neler yapıldığından çok fazla haberi yok.”

“OSTİM YAŞAYAN BİR DESTİNASYON ALANI”

Ankara’daki üretim gücünün daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Çelik şu ifadeleri kullandı:

“Batıkent’ten şehir merkezine giderken yaklaşık 45 dakika yol gidiyorum. Bu yol boyunca sıralanmış fabrikalar görüyorum. Bu fabrikalarda binlerce insan çalışıyor, evine ekmek götürüyor. Anadolu’dan gelen, Ankara’nın çevre ilçelerinden gelen insanlar burada emek veriyor.”

Üretimin önemine dikkat çeken Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Üretmediğimiz her şeyi dışarıdan almak zorundayız. O zaman da kazandığımız para başka ülkelere gidiyor. Katma değer üreten, teknoloji geliştiren yapıları daha fazla desteklememiz gerekiyor.”

Gazetecilerin başarılı çalışmaları da görünür kılması gerektiğini belirten Çelik şu ifadeleri kullandı:

“Elbette gazeteciler olarak eleştireceğiz, yanlışları ortaya koyacağız. Ancak yapılan güzel işleri de görmezden gelemeyiz. Dünya tarafından bilinen markalarımızın daha ileri gitmesi için onların motivasyonunu artırmamız gerekiyor.”

Çelik konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Ben OSTİM’i şöyle tarif etmek istiyorum; OSTİM yaşayan bir destinasyon alanıdır. İçinde üniversitesi var, fabrikaları var, çalışan insanları var; üretim var, hayat var. Burada insanlar alın teriyle geçimini sağlıyor. Çünkü Ankara’nın bu yönünü dünyadaki birçok ülke biliyor ama biz yeterince bilmiyoruz.”

Whatsapp Image 2026 05 20 At 15.36.46Sss

ADEM ARICI: “OSTİM SADECE SANAYİ BÖLGESİ DEĞİL”

Adem Arıcı ise yaptığı sunumda OSTİM’in çok katmanlı bir yapı olduğunu anlattı.

Arıcı şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de 400’ün üzerinde organize sanayi bölgesi var ancak OSTİM’in kendine özgü bir yapısı bulunuyor. Burada yalnızca sanayi değil; eğitim, teknoloji, ticaret ve yaşam alanlarını birlikte içeren bir model oluşturuldu.”

OSTİM’de 6 binden fazla işletme ve yaklaşık 70 bine yakın çalışan bulunduğunu belirten Arıcı, savunma sanayiinden medikale kadar birçok sektörde üretim yapıldığını söyledi.

Özbekistan’da yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Arıcı şu açıklamayı yaptı:

“Burada yalnızca fabrikaların bulunduğu bir sanayi alanı değil; eğitim kurumları, teknoloji merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla birlikte bütüncül bir yapı oluşturuyoruz.”

Arıcı konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz OSTİM modelini sadece Türkiye’de değil, dost ve kardeş ülkelerde de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Çünkü OSTİM yalnızca bir organize sanayi bölgesi değil; bilgi, tecrübe ve üretim kültürünü paylaşan bir kalkınma modelidir.”

Ost 0995

YERLİ ÜRETİM VE AR-GE ÇALIŞMALARI YERİNDE İNCELENDİ

Program kapsamında basın mensupları, OSTİM Teknik Üniversitesi’nin laboratuvarlarını ve uygulamalı eğitim alanlarını yerinde inceleme fırsatı bu ldu.Ardından PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ile Cezeri Teknoloji Araştırma Merkezi ziyaret edilerek yerli üretim projeleri, savunma sanayii çalışmaları ve Ar-Ge faaliyetleri hakkında bilgi alındı. Program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat