Türkiye'nin en eski ve kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi son olarak Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın olaylı istifasıyla sarsılmış , CHP Genel Başkanı Özgür Özel bu duruma sert tepki göstermişti. Yaşanan bu süreçle ilgili CHP'de Keçiören siyasetinde görevler alan Durak Karabulut sorularımızı yanıtladı.
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Durak Kara Bulut kimdir CHP'de neler yapmıştır?
Ben Durak Karabulut. Siyasetin mutfağında yetişmiş, örgütü bilen, çalışma disiplinini ve tabanı iyi okuyan bir Cumhuriyet Halk Partiliyim. 2014 yerel seçimlerinde Keçiören Belediye Başkan aday adayı oldum. Ardından iki ayrı dönemde milletvekili a. adayı oldum ve partim için çalıştım. 2019 yerel seçimlerinde Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptım, Grup Başkan Vekilliği sorumluluğunu üstlendim. CHP Genel Başkan Danışmanlığı görevinde bulundum. 57. Hükümet Döneminde (Bülent Ecevit liderliğinde yürütülen süreçte) aktif siyasi çalışmalar içinde yer aldım. İlçe Başkanlığı ve Ankara İl Başkanlığı görevlerinde bulundum.
Özetle; tabandan gelen, örgüt kültürüyle yetişmiş ve sahayı bilen bir siyasetçiyim.
Türkiye'nin en köklü Partisi Cumhuriyet Halk Partisi neden böyle sorunları yaşıyor özellikle keçiören gibi bir ilçede yıllar sonra gelen başarıdan sonra böyle bir tablonun oluşmasını neye bağlıyorsunuz?
Türkiye’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi köklü ve güçlü bir çınardır. Ancak Keçiören’de yaşanan sorunların temelinde yanlış aday tercihleri ve örgüt iradesinin yeterince dikkate alınmaması vardır. 2014’ten itibaren yerel düzeyde alınan bazı kararlar örgütün beklentisiyle örtüşmedi. 2019’da partinin kendi içinden güçlü isimler varken farklı siyasi geçmişten gelen bir aday tercih edildi ve süreç arzu edilen sonucu vermedi. 2024 sürecinde ise daha aday belirleme aşamasında partinin içinden bir ismin tercih edilmesi gerektiğini açıkça ifade ettim. Buna rağmen aynı yaklaşım sürdü ve bugün yaşanan tablo ortaya çıktı. CHP herkese kucak açan bir partidir; farklı siyasi geçmişten gelenler elbette görev alabilir. Ancak parti kültürünü yeterince özümsememiş bir isme en üst sorumluluğun verilmesi risklidir. Sorun bir kişinin ayrılması değil; ayrılırken partinin kurumsal kimliğine zarar verecek bir dil kullanılmasıdır. Bu tutum siyasi etikle bağdaşmaz.
Bundan sonraki süreci nasıl görüyorsunuz? Keçiören'de nasıl bir yerel siyaset olur? Cumhuriyet Halk Partisi kendine kökenden bağlı kadroları daha çok öne çıkarır mı?
Amacım kimseyi hedef göstermek değildir. Ancak Keçiören’de parti tabanı ile belediye yönetimi arasındaki bağı zayıflatan dar ve dışlayıcı anlayışın artık sorgulanması gerekir. Keçiören’de kapsayıcı, örgütü ve seçmeni merkeze alan bir yönetim anlayışı sergilenmeli; parti üst organları Keçiören özelinde sürece açık ve net biçimde müdahil olmalıdır. İlçede güveni yeniden tesis edecek kadrolar ön plana çıkarılmalıdır. Hata yapılabilir; ancak hatanın kurumsal bir karşılığı olmalıdır. Bu bir hesaplaşma değil, partinin geleceğini koruma sorumluluğudur. Aday tercihinde öncelik; parti kültürüyle yetişmiş, emek vermiş, örgüt terbiyesinden geçmiş kadrolara verilmelidir. Keçiören’i 35 yıl sonra kazanan irade doğru tercihlerle yeniden güçlenebilir. Cumhuriyet Halk Partisi; sevgi ve saygıyı önceleyen, geçmişine ve geleceğine sahip çıkan güçlü bir yönetim anlayışıyla kendi içinde arınarak hem Keçiören’de hem Türkiye genelinde iktidara yürümeye devam edecektir.






