Doğu Akdeniz’de askeri tatbikat ve enerji altyapısı üzerinden gündeme gelen gelişmeler, Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanları konusundaki görüş ayrılığını yeniden öne çıkardı. Ankara, Yunanistan’ın yayımladığı NAVTEX’e karşı duyuru yayımlayarak tartışmalı bölgenin Türkiye’nin yetki alanında bulunduğunu belirtti. Gelişme, Yunanistan’ın Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile birlikte düzenlediği Eunomia tatbikatı öncesinde yaşandı. 16 Ekim’de başlayan ve 22 Ekim’de sona ermesi planlanan tatbikatın Doğu Akdeniz’deki aşaması için yayımlanan NAVTEX, iki ülke arasında yeni bir karşılıklı açıklamaya neden oldu.

Türkiye’den NAVTEX karşılığı: Bölge için Antalya İstasyonu vurgusu
Yunanistan’ın tatbikat kapsamında yayımladığı denizcilik duyurusunun kapsadığı alanın Türkiye’nin yetki sahasında bulunduğunu bildiren Ankara, bölgede Antalya İstasyonu’nun sorumlu olduğunu açıkladı. Tartışmanın merkezinde, Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e uzatılması planlanan denizaltı elektrik kablosu projesi bulunuyor. Great Sea Interconnector (GSI) olarak anılan projenin güzergâhının Türkiye’nin kıta sahanlığıyla örtüşen bölümlerinin bulunması, deniz tabanı araştırmaları ve faaliyetlerin yürütülmesi konusunda iki ülke arasındaki görüş ayrılığını yeniden gündeme taşıdı. Yunan basınında yer alan değerlendirmelerde, Eunomia tatbikatının 19 Ekim’de Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilecek aşamasının güzergâhına ve zamanlamasına dikkat çekildi. Yunanistan, Güney Kıbrıs, Fransa ve İtalya’nın katılacağı belirtilen tatbikatın Türkiye’ye mesaj niteliği taşıdığı da öne sürüldü.
Tatbikatın yapılacağı bölge daha önce de gündeme geldi
Savaş gemileri, denizaltılar, savaş uçakları, helikopterler ve özel operasyon kuvvetlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek tatbikatın Kaşot ve Kerpe adalarının doğusu ile Kıbrıs yakınlarını kapsadığı belirtildi. Aynı bölge, GSI projesi nedeniyle yaklaşık iki yıl önce Türk ve Yunan askeri gemilerinin karşı karşıya geldiği gerilimle de gündeme gelmişti. Yeni NAVTEX açıklamaları, denizaltı kablosunun güzergâhı ve bölgedeki faaliyetlerin hangi koşullarda yürütülebileceğine ilişkin tartışmayı yeniden öne çıkardı.
Atina’dan GSI projesi için izin açıklaması
Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavru, denizaltı elektrik kablosu projesi için Türkiye’den izin alınmasının söz konusu olmadığını savundu. Papastavru, konuya ilişkin açıklamasında, “Nokta. Kendi planlamamız doğrultusunda, uluslararası yatırımcıların katılımıyla ve ABD’nin tam desteğiyle normal şekilde ilerliyoruz” ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca Yunanistan’ın egemenlik haklarının herhangi bir makamın onayına bağlı olmadığını ileri sürdü. Yunan hükümeti, projenin yüklenicisi Fransız Nexans şirketinin deniz tabanı araştırmalarına ilişkin başvurularını yalnızca Yunan makamlarına yaptığını ve başka bir ülkeyle mutabakata varılmadığını bildirdi.
Ankara’nın beklentisi diplomatik koordinasyon
Türkiye’nin kıta sahanlığıyla örtüşen güzergâhta araştırmalar başlamadan önce diplomatik koordinasyon sağlanması gündemde. Bu kapsamda Fransa’nın, bayrak devleti olarak diplomatik kanallar üzerinden koordinasyon yürütmesi beklentisi dile getiriliyor. Yunanistan’ın NAVTEX yayımlayarak araştırma faaliyetlerine hazırlanması ise iki ülke arasındaki görüş ayrılığını yeniden gündeme taşıyor.
Fransız destek gemisi araştırmalar için hazırlanıyor
Deniz tabanı araştırmalarını yürütmesi beklenen Fransız destek gemisi Abeille Marengo, hazırlıklarını Fransa’da sürdürüyor. Son teknoloji sonar ve su altı görüntüleme sistemleriyle donatıldığı belirtilen geminin, kablonun döşeneceği güzergâhı belirlemek amacıyla deniz tabanını haritalaması planlanıyor. Fransız şirketi Meridiam’ın projedeki rolü ve dört ülkenin katılımıyla düzenlenecek tatbikat, Yunanistan’ın enerji altyapısının güvenliğine yönelik yaklaşımı çerçevesinde öne çıkıyor. Atina yönetimi, sahadaki altyapı güvenliğinin kendi silahlı kuvvetleri ve müttefikleri tarafından sağlanacağını belirtiyor. Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, deniz yetki alanları tartışması ile enerji altyapısı projelerinin bölgesel ilişkilere etkisini yeniden gündeme getirirken, Türkiye ve Yunanistan’ın NAVTEX açıklamaları arasındaki görüş ayrılığı da sürüyor.







