DİVRİĞİ ULU CAMİİ'NDE YENİ BİR GİZEM GÜNDEMDE
Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunan ve Anadolu'nun Elhamra'sı olarak nitelendirilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, mimari özellikleri ve taş işçiliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor.
1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan yapı, Türkiye'den bu listeye dahil edilen ilk kültürel miras alanları arasında yer alıyor.
Yaklaşık sekiz asırlık geçmişe sahip eserin şifahane bölümünde bu kez insan yüzünü andıran bir figür gündeme geldi. Sivaslı gazeteci Sirer Doğan, tavandaki işlemelerin belirli bir açıdan bakıldığında erkek yüzü şeklinde algılandığını belirterek fotoğrafladığı görüntünün araştırılması gerektiğini söyledi.

41 YIL ÖNCE KAPIDAKİ GÖLGELERİ GÖRÜNTÜLEMİŞTİ
Divriği Ulu Camii'nin kapılarında güneş ışığının etkisiyle oluşan ve namaz kılan insan figürlerini andırdığı belirtilen gölgeleri yıllar önce fotoğraflayan gazeteci Sirer Doğan, aradan geçen 41 yılın ardından yapıda farklı bir ayrıntıya dikkat çekti.
Doğan'ın geçmişte görüntülediği gölgeler, daha sonraki yıllarda Japon araştırmacıların çalışmalarıyla da gündeme gelmişti.
Tarihî yapıya ilgisini sürdüren Doğan, son restorasyonun ardından gerçekleştirdiği incelemelerde darüşşifanın tavanındaki taş işlemeleri yeniden fotoğrafladı.
Doğan'a göre giriş bölümündeki belirli bir noktadan bakıldığında tavandaki motifler, çene altından görülen bir insan yüzünü andırıyor.
TAVANDAKİ SİLÜETİN AHMET ŞAH'A AİT OLABİLECEĞİNİ SAVUNDU
Gazeteci Sirer Doğan'ın fotoğrafladığı figürde çekik gözleri, belirgin elmacık kemikleri ve aşağı doğru uzanan bıyıkları bulunan bir erkek yüzü seçildiği öne sürülüyor.
Doğan, söz konusu görüntünün tesadüfi bir benzerlikten ziyade bilinçli şekilde oluşturulmuş bir tasvir olabileceğini düşünüyor.
Figürün Mengücek hükümdarı Ahmet Şah'ı temsil edebileceğini savunan Doğan, bu ihtimalin sanat tarihçileri, mimarlar ve ilgili bilim insanları tarafından araştırılması gerektiğini belirtti.
Ancak tavandaki işlemelerin Ahmet Şah'ı tasvir etmek amacıyla yapıldığına ilişkin doğrulanmış bir bilimsel bulgu bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirme, şimdilik gazetecinin gözlem ve yorumuna dayanıyor.

SEKİZ ASIRLIK YAPIDA AŞK HİKÂYESİ İDDİASI
Divriği Ulu Camii'nin Mengücek hükümdarı Ahmet Şah, darüşşifa bölümünün ise Melike Turan Melek tarafından yaptırıldığı biliniyor.
Sirer Doğan, tavandaki insan silüetinin Ahmet Şah ile Turan Melek arasındaki bağın bir yansıması olarak tasarlanmış olabileceğini ileri sürdü.
Yapının şifahane bölümünü inşa ettiren Turan Melek'in, Ahmet Şah'a duyduğu sevgi nedeniyle onun yüzünü taş işlemeler arasına yerleştirmiş olabileceğini düşünen Doğan, bu ihtimalin araştırılmaya değer olduğunu ifade etti.
Doğan, keşif iddiasına ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gazetecilik yaptığım 55 yıllık süre içerisinde Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın çok fotoğrafını çektim. Birçok incelemelerde bulundum. Burada çalışan bilim adamları, profesörler ve mimarlar çeşitli açıklamalarda bulundu. Daha sonra benim 41 yıl önce çektiğim kapıdaki gölge fotoğrafları bir Japon tarafından benden 25 yıl sonra çalışılarak tüm dünyaya duyuruldu. Bu nedenle benim eser üzerinde ki ilgim ve dikkatim arttı. Son restorasyondan sonra zihnimde oluşan bilgilerinde ışığında bu fotoğrafları çektim. Tavandaki insan silüetinin Mengücek şahı Ahmet şaha ait olduğunu tahmin ediyorum. Ahmet şah ile Turan Meleğin birbirine olan aşklarından dolayı Turan Melek’in Ahmet şahın görselini davana bu şekilde işlettirdiğini düşünüyorum."
DİVRİĞİ ULU CAMİİ VE DARÜŞŞİFASI'NIN TARİHİ
Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, 13. yüzyıl Anadolu mimarisinin önemli örnekleri arasında bulunuyor.
Cami, Süleyman Şah'ın oğlu Ahmet Şah tarafından, darüşşifa ise Melike Turan Melek tarafından yaptırıldı.
Yapının başmimarlığını Ahlatlı Hürrem Şah üstlendi. İnşasına 1228 yılında başlandığı belirtilen külliyenin 1243 yılında tamamlandığı aktarılıyor.
Tarihî yapının mimarı Hürrem Şah'ın diğer çalışmalarına ilişkin bilgilerin sınırlı olması da eser hakkında merak uyandıran konular arasında yer alıyor.
Melike Turan Melek'in yapının tamamlanmasından önce hayatını kaybettiği yönünde de tarihî anlatımlar bulunuyor.
BİRBİRİNDEN FARKLI BİNLERCE MOTİF DİKKAT ÇEKİYOR
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, özellikle taş süslemeleri ve özgün mimari ayrıntılarıyla tanınıyor.
Yapıda yaklaşık 10 bin motif bulunduğu belirtilirken, işlemelerin birbirinden farklı özellikler taşıdığı ifade ediliyor.
Uzaktan bakıldığında simetrik bir bütünlük izlenimi veren süslemelerin, yakından incelendiğinde asimetrik ayrıntılar barındırdığı görülüyor.
Özellikle taç kapılardaki yoğun taş işçiliği, geometrik düzenlemeler ve bitkisel motifler, eserin mimari kimliğini oluşturan başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

GİZEMLİ FİGÜRÜN BİLİMSEL OLARAK İNCELENMESİ BEKLENİYOR
Gazeteci Sirer Doğan'ın darüşşifa tavanında görüntülediği insan yüzünü andıran figür, tarihî yapının süslemelerine ilişkin yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı.
Figürün bilinçli bir insan tasviri olup olmadığı ve Ahmet Şah ile herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığı, ancak uzmanların yapacağı incelemelerle değerlendirilebilecek.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, tarihî ve mimari özelliklerinin yanı sıra taş işlemelerine ilişkin farklı yorumlarla da ilgi görmeye devam ediyor.



