Beynin düşünme, öğrenme, hatırlama, karar verme ve yaşamı yönetme gibi temel işlevleri yerine getiren en önemli organ olduğuna dikkat çeken Öztürk, "Beynimiz vücudumuzun adeta direksiyonudur. Çoğu zaman ona ancak bir sağlık sorunu yaşadığımızda gereken önemi veriyoruz. Oysa beyin sağlığını korumak, hastalandıktan sonra değil, sağlıklı olduğumuz günlerde başlar. Beyin iyi çalışmadığında diğer organların sağlıklı olması da tek başına yeterli değildir." dedi.
Beyin sağlığının korunmasında hekimlerin bilgi ve tecrübelerinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Öztürk, tedavi kadar sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığını ifade etti.
"Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, stresten uzak durmaya çalışmak, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak ve tedaviye uyum göstermek beynimize yapabileceğimiz en değerli yatırımlardır. Bu yaklaşım hem sağlıklı bireylerin hastalıklardan korunmasına hem de nörolojik hastalığı bulunan bireylerin yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar." diye konuştu.

Epilepsinin doğrudan beyni ilgilendiren nörolojik hastalıklardan biri olduğuna dikkat çeken Öztürk, epilepsili bireylerin yalnızca tedaviye erişiminin değil, doğru bilgiye ulaşmasının ve toplumun bilinçlenmesinin de büyük önem taşıdığını belirtti.
"Beyin sağlığını korumak sadece bireyin değil, ailelerin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Hayata bakış açımızı değiştirmek, sağlıklı yaşam kurallarını günlük hayatımızın bir parçası hâline getirmek ve sorumluluğu paylaşmak birçok sağlık sorunuyla mücadelede önemli fark oluşturacaktır." ifadelerini kullanan Öztürk, insanların yapabileceklerine odaklanmasının önemine de vurgu yaptı.
Öztürk, "Kimsenin hayatı kusursuz değildir. Önemli olan eksiklerimize değil, sahip olduklarımızla neler başarabileceğimize odaklanmaktır. Hastalığından güç alan, 'Ben hastalıktan daha güçlüyüm' diyerek yaşamın içinde kalmayı başaran bireyler hepimize ilham vermektedir. En büyük engel çoğu zaman çevremizden önce kendimize koyduğumuz engeldir. Engelin, engelin olmasın." dedi.
Dünya Beyin Günü kapsamında Türkiye'nin farklı noktalarında farkındalık stantları kurarak vatandaşları bilgilendirdiklerini ifade eden Öztürk, "Bilgi, birçok sorunun çözümünde en güçlü ilaçtır. Toplumun doğru bilgiye ulaşması, önyargıların ortadan kalkması ve epilepsili bireylerin yaşamın her alanında eşit şekilde yer alabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuştu.
Uluslararası Epilepsi Bürosu (IBE) tarafından Dünya Beyin Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda da beyin sağlığının korunması, epilepsili bireylerin yaşam kalitesinin artırılması ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi yönündeki ortak hedeflerin bir kez daha vurgulandığını belirten Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye IBE olarak gerektiğinde yol gösteren bir pusula olmayı sürdüreceğiz. Epilepsili bireylerin ve ailelerinin yanında olmaya, doğru bilgiyi toplumla buluşturmaya ve beyin sağlığı konusunda farkındalık oluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz."




