Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan kentinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. “Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma” temasıyla gerçekleştirilen zirvede konuşan Erdoğan, Türk dünyasının geleceğinde teknoloji, dijitalleşme ve ortak güvenlik anlayışının belirleyici rol oynayacağını söyledi.
Türkistan’ın Türk tarihi ve kültürü açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Erdoğan, şehrin ortak hafızanın güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Orhun Abideleri’nden Dîvânu Lugâti't-Türk’e, Kutadgu Bilig’den Dede Korkut’a uzanan kültürel mirasın Türkistan’da güçlü şekilde hissedildiğini belirten Erdoğan, bu kadim şehrin geçmiş ile gelecek arasında sağlam bir köprü kurduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temsil edilmesinin ayrıca anlam taşıdığını belirterek, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın toplantıya katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan, Türk dünyasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerini daha da güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

“TEKNOLOJİDE İŞ BİRLİĞİNİ EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARMALIYIZ”
Zirvenin ana gündem maddesi olan dijital dönüşüm ve yapay zekaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türk devletlerinin küresel ölçekte daha güçlü konuma ulaşabilmesi için teknoloji alanında ortak hareket etmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi. Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Geleceğin dünyasında daha fazla söz ve etki sahibi olabilmek için özellikle teknolojide işbirliğimizi en üst seviyeye çıkarmak durumundayız. Zirvemizin yapay zeka ve dijital kalkınma temasıyla gerçekleştirilmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Geleceğe yön verme noktasında dijitalleştirerek kalkınan Türk Dünyası’nı vizyonunu önemsememiz büyük önem taşıyor. Gaspıralı’nın ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarına 115 yıl sonra bizlerin ‘dijital vizyonda birlik’ ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir. Bu vizyon nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital alt yapılar ve veri temelli kamu idaresi anlayışı idaresi üzerine inşa edilmeli aramızdaki dijital bağlantısallık kuvvetlendirilmelidir. Ülkelerimiz arasında ortak teknoloji projelerini geliştirilmesi hiç şüphesiz bu vizyonu destekleyecektir.”
YAPAY ZEKA VE DİJİTAL ADALET VURGUSU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekanın insanlık adına önemli fırsatlar sunduğunu ancak aynı zamanda dikkatli yönetilmesi gereken riskler taşıdığını ifade etti. Dijital dönüşümde geri kalmanın bağımsızlığı tehdit eden unsurlardan biri haline geldiğini belirten Erdoğan, yapay zekanın küresel ölçekte bir tahakküm aracına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Türk-İslam medeniyetinin bilim tarihine kazandırdığı önemli isimleri hatırlatan Erdoğan, yeni nesil bilim insanlarının da bu coğrafyadan çıkacağına inandığını dile getirdi. Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yapay zekanın bir tahakküm aracına dönüşmemesi için bu temayı doğru bir yaklaşımla fırsat zaviyesinden ele almalıyız. Cebir ve algoritmanın babası Harezmi’yi, felsefe ve mantığın piri Farabi’yi, eseriyle tıp bilimine ışık tutan İbn-i Sina’yı, astronomi biliminin önderleri Buruni, Uluğ Bey ve Ali Kuşçu’yu yetiştiren bu mümbit topraklarından yeni bilim insanları da çıkartacağız. Diğer tüm alanlarda olduğu üzere dijital gelişmişlikte de uluslararası adaletin sağlanması mühimdir. Gelişmiş ülkeler ile en az gelişmiş ülkeler arasındaki dijital uçurum kapatılması bu bakışımızın esasını tescil etmelidir.”
“SİBER GÜVENLİK HAYATİ VE ZARURİDİR”
Konuşmasında dijital tehditlere ve siber saldırı risklerine de dikkat çeken Erdoğan, siber güvenliğin artık klasik güvenlik başlıkları kadar kritik hale geldiğini belirtti. Özellikle kritik altyapılara yönelik yeni nesil tehditlerin dijital çağın en önemli güvenlik meselelerinden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde bu alandaki iş birliğinin artırılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Ulusal alt yapılarımıza yönelik yeni nesil tehditler dijital dönüşümün dikkatle üretilmesi gereken boyutlardır. Siber güvenlik bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem başkanlığımız sırasında TDT bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve işbirliğini daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Bugüne kadar, kültürel alanda kaydettiğimiz gelişmeler Türk bütünleşmesinin en önemli sütunlarından birisi haline geldi.”
“KRİZLER TÜRK DÜNYASININ DAYANIŞMASININ STRATEJİK DEĞERİNİ GÖSTERDİ”
Yakın coğrafyada yaşanan savaşlar ve krizlerin Türk devletleri arasındaki dayanışmanın önemini ortaya koyduğunu vurgulayan Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın daha etkin koordinasyon mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Erdoğan, TDT+ formatının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, Türk devletlerinin artık ortak meselelerde daha hızlı refleks geliştirdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilime de değinen Erdoğan, Orta Koridor başta olmak üzere ulaşım ve lojistik projelerinin uzun vadede stratejik öncelik olmaya devam edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Yakın çevremizde yaşanan krizler Türk Dünyası'nın dayanışma içinde hareket etmesinin strateji değerini ortaya koymuştur. Jeopolitik sınamalar karşısında istişare mekanizmalarımızı ve eş güdümümüzü güçlendirmeliyiz. TDT+ formatının bir an önce hayata geçirilmesine fayda görüyoruz. Bizlerin ve bakanlarımızın artan temasları Türk devletlerinin artık ortak meseleler karşısında üst düzey refleksler kazandığını teyit ediyoruz. Bugün, Hürmüz Boğazı merkezi krizinin de gösterdiği üzere Orta Koridor başta olmak üzere Türk dünyasının birbirine bağlayan ulaşıp projeleri, uzun yıllar önceliğimiz olmaya devam edecektir. Filistin, Lübnan, İran, Ukrayna ve daha birçok kriz, savunmamızı güçlendirmemiz ve sanayi alanında da işbirliği artırmamız gerekliliğine işaret ediyor. Türkiye olarak yüksek teknoloji ile şekillendirdiğimiz savunma sanayinde edindiğimiz tecrübeyi teşkilatımız üyeleri ile paylaşmaya hazırız.”
FAO ADAYLIĞI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda tarımsal üretimde teknolojinin daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı’nın 2027 yılında yapılacak Genel Direktörlük seçimleri için adaylığını açıkladığını belirten Erdoğan, Türk devletlerinden destek istedi. Erdoğan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Tarımsal üretimin desteklenmesi için teknolojinin imkanlarından azami ölçüde istifade etmeyi hedefleyen bir dönüşümün içerisindeyiz. BM Gıda ve Tarım Teşkilatı’nın 2027 Temmuz ayında yapılacak Genel Direktörlük seçimine adaylığımızı açıklamış bulunuyor. Bu önemli görev için tüm Türk devletlerinin ortak adayı olarak göreceğinize inandığımı Dr. Mehdi Eker’e kıymetli desteğinizi bekliyoruz.”





