2017: "Her zaman darbelere karşı, tam demokrasiden yana olduk"

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıl dönümünde sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden bir mesaj yayımladı.

Kılıçdaroğlu mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Her zaman darbelere karşı, tam demokrasiden yana olduk. 15 Temmuz’un tam anlamıyla aydınlatılması şehit ve gazilerimize olan borcumuzdur."

2018: "15 Temmuz, vatandaşlarımızın teröristlere geçit vermediği bir destandır"

Kemal Kılıçdaroğlu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.

Kılıçdaroğlu mesajında, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'da anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe girişiminin, vatandaşların ve tüm siyasi partilerin demokrasiye bağlılıkları doğrultusunda kullandıkları "direnme hakkı" sayesinde başarısızlığa uğratıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz, yüce Meclisin tek vücut olarak hain namlulara direndiği, vatandaşlarımızın teröristlere geçit vermediği bir destandır. Sokaklarda şehit olma pahasına teröristlere direnen, tanklara karşı koyan vatandaşlarımız, yüce Meclisin çatısı altında toplanarak parlamenter sisteme ve demokrasimize sahip çıkan parlamenterlerimiz, demokrasi kahramanıdırlar."

Kılıçdaroğlu açıklamasında, FETÖ darbe girişiminin yalnızca 15 Temmuz gecesinden ibaret olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

"FETÖ darbe girişiminin sadece 15 Temmuz gecesinden ibaret bir demokrasi karşıtı saldırı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti devletini ele geçirmek isteyen FETÖ'nün, bu doğrultudaki faaliyetleri sırasında dönemin AK Parti hükümetlerinden yıllarca açık destek gördüğünü, kamu kurumlarına, güvenlik bürokrasisine ve hukuk sistemine yönelik kumpaslar kurduğunu ileri sürdü."

Mesajında Ergenekon ve Balyoz davalarına da değinen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davaları yoluyla çoğunluğu Atatürkçü binlerce yurtseverin tutuklandığını, sahte delillerle haklarında hüküm tesis edildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, FETÖ üyelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başta olmak üzere birçok kurumda yükselmesine zemin hazırlandığını, kozmik odaya girilmesine göz yumulduğunu ve 15 Temmuz darbe girişiminin temellerinin atıldığını belirtti."

Kılıçdaroğlu mesajını şu sözlerle sürdürdü:

"Bu bağlamda Recep Tayyip Erdoğan’ın, FETÖ ile yapılan iş birliğinin itirafı niteliğindeki 'Ne istediniz de vermedik' sözü, kumpas döneminin karakterini en doğru şekilde betimlemesi bakımından tarihseldir. Erdoğan’ın 'aynı menzile giden farklı yollardan biri' olarak gördüğü FETÖ ile arasındaki kavga, 'daha demokratik, özgür ve adil bir Türkiye' konusundaki görüş farklılıkları nedeniyle başlamamıştır. Aksine, demokrasinin geriletilmesi, özgürlüklerin kısıtlanması konusunda birbirleriyle yarışan iki yapı olarak karşımıza çıkmışlardır. Bu iki yapı arasındaki çıkar çatışması ülkemizi 15 Temmuz karanlığına sürüklemiştir.

Demokrasi karşıtlığında birleşen yapılardan biri 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunmuş, diğeri ise 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL yoluyla Türkiye'yi bir diktatörlük rejimine dönüştürmüştür. Adil yargılanma hakkı yok edilmiş, işkence ve kötü muamele rutinleşmiş, on binlerce kamu çalışanı KHK’larla işten çıkartılmış, işçi hakları yok edilmiş, adil ve serbest seçimler ilkesi ihlal edilmiş durumdadır. FETÖ ile mücadele adı altında Erdoğan’a muhalif tüm seslere karşı 'sürek avı' sürdürülmektedir. 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimleri OHAL şartlarında yapılmıştır. Bu seçimlerde toplum üzerinde her türlü baskı kurulmuş, devlet kaynakları hukuka ve ahlaka aykırı şekilde bir parti lehine kullanılmıştır. Meşru olmayan bir süreç yaşadığımız da asla unutulmamalıdır.

Öte yandan diktatörlük rejimi 15 Temmuz 2016’ya dair kararlılıkla sorulan pek çok sorunun yanıt bulmasını, o gecenin üzerindeki sis perdesinin aralanmasını da engellemeyi sürdürmektedir ancak biliyoruz ki tüm gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak, FETÖ’yü başımıza musallat eden siyasi sorumlular yargı önünde hesap vereceklerdir."

Mesajının sonunda Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz hain darbe girişiminin ikinci yılında demokrasi şehitlerine Allah'tan rahmet dilediğini, gazilere şükranlarını sunduğunu bildiren Kılıçdaroğlu, 'Darbeye göğüs geren yüce Meclisin bir üyesi, bu dirayetli ulusun ferdi olmaktan gurur duyduğumu bir kez daha dile getirmek istiyorum.' ifadesini kullandı."

2019: "Darbeleri ve darbe girişimlerini tarihin çöp sepetine atmak zorundayız"

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla 2019 yılında sosyal medya platformu Twitter üzerinden bir paylaşım yaptı.

Kılıçdaroğlu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Onlar, yetkiyi saraydan alıp halka verdiler. Ve dediler ki 'Hakimiyet bila kaydü şart milletindir.' Cumhuriyeti kurdular. Onlar, Cumhuriyetle de yetinmediler. Demokrasinin ilk adımını atmak üzere 1946'da çok partili yaşama geçtiler. Bununla da yetinmediler. Onlar, 'Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir' şiarından yola çıkarak sosyal demokrasiyi-sosyal devleti inşa etmeye çalıştılar. Ve bizler, darbeleri ve darbe girişimlerini tarihin çöp sepetine atmak için Cumhuriyeti gerçek bir demokrasi ile taçlandırmak zorundayız. Bu hedef, onların ve tarihin bize yüklediği sorumluluktur."

2020: "251 şehidimizi asla unutmayacağız"

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin dördüncü yıl dönümünde sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, FETÖ'nün devlete sızmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu mesajında şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz 2016'da demokrasiye ve millete kasteden hain terör örgütünü lanetliyorum. Demokrasi uğruna can veren 251 şehidimizi asla unutmayacağımız gibi FETÖ'nün, bu devletin kılcal damarlarına kadar girmesine göz yumanları da unutmayacağız."

2021: "15 Temmuz'un tüm karanlık noktalarını ortaya çıkarmak milletimize borcumuzdur"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin beşinci yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı.

Kılıçdaroğlu, hain darbe girişiminin üzerinden beş yıl geçtiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"15 Temmuz’un tüm karanlık noktalarını ortaya çıkarmak, o gece devleti sokaktan toplayan milletimize borcumuzdur. 251 şehidimizi de FETÖ’nün devlete sızmasına göz yumanları da asla unutmayacağız."

2022: "Ülkeyi bu noktaya getiren herkes hesap verdiğinde adalet sağlanmış olacak"

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin altıncı yıl dönümünde sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi:

"15 Temmuz 2016'da demokrasiye ve millete kasteden hain terör örgütünü lanetliyor; 251 şehidimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Sadece sonuçları konuşarak değil, ülkeyi bu noktaya getiren herkes hesap verdiğinde, hak yerini bulmuş, adalet sağlanmış olacak."

2023: "Hain terör örgütünün siyasi ayağını ortaya çıkaracağız"

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin yedinci yıl dönümünde sosyal medya platformu Twitter üzerinden yayımladığı mesajında şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz hain darbe girişiminin 7. yıldönümünde, demokrasimize ve milletimize kasteden hain terör örgütünü lanetliyor; demokrasi uğruna can veren 251 şehidimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, o gece devleti sokaktan toplayan milletimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı menzile yürüyen demokrasi karşıtı yapıların çıkar çatışmasının, ülkemizi 15 Temmuz karanlığına sürüklediğini ve 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL yoluyla Türkiye’yi bir diktatörlük rejimine dönüştürdüğünü asla unutmayacağız. Mutlaka ama mutlaka, hain terör örgütünün siyasi ayağını ortaya çıkaracak; hesabı, bu eli kanlı ve karanlık yapının tüm faillerinden soracağız!"

2025: "Yapının siyasi uzantılarının deşifre edilmesi önemlidir"

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'un dokuzuncu yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Devletin içine, hem küresel düşmanlarımız hem de yerli işbirlikçileri yardımıyla yerleşmiş ihanet şebekesinin, halk iradesine, devlet yapılanmasına ve Türkiye demokrasisine göz diktiği 15 Temmuz kanlı darbe girişimine, canlarını siper eden 251 kahraman şehidimizi saygıyla anıyor, gazilerimize minnetlerimi iletiyorum. Bu ihanet yapılanmasının devlet içerisindeki uzantılarının hala var olduğu ve gölgelerinin siyaset kurumuna tesir ettiği dönem henüz son bulmamıştır. Bu yapının siyasi uzantılarının deşifre edilerek cezalandırılması, sapla samanın birbirinden ayrılması, önümüzdeki süreçte devletin menfaatleri ve milletin selameti açısından önemlidir."

2026: "15 Temmuz tarihi bir dönüm noktasıdır"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 15 Temmuz'u "tarihi bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. Kılıçdaroğlu, mesajında ayrıca demokrasi ve Cumhuriyet değerlerinin korunmasına yönelik 12 maddelik öneri de paylaştı.

Kılıçdaroğlu mesajında şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin karşı karşıya kaldığı büyük tehlikeyi, demokrasimizi ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak isteyen emperyalist tehlikenin ciddiyetini ve kardeşliğimizin her şeyin üzerinde olduğunu hepimize acı bir tecrübeyle gösteren tarihi bir dönüm noktasıdır. Devlet ve siyaset kurumunu içeriden çürüten, liyakati yok ederek sadakati illegal odaklara bağlayan paralel yapıların ülkemize verdiği zararlar, bağımsızlığımızın en büyük tehdididir. Üniter devlet yapımızın teminatı; ortak kader bilincimiz ve tavizsiz bir demokrasidir. Akılla, liyakatle ve adaletle devletimizi yüceltmek; tek bayrak altında, kardeşçe geleceğe yürümek hepimizin asli görevidir. Emperyalizmin emrindeki paralel yapıların darbe girişimine karşı demokrasimizin ve milli birliğimizin yanında yer alan her bir vatandaşımıza teşekkür ediyor, 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun."

Kılıçdaroğlu'nun 10 yıllık mesajlarında hangi başlıklar öne çıktı?

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2017'den 2026'ya kadar yaptığı 15 Temmuz açıklamaları incelendiğinde, mesajlarında bazı ortak temaların her yıl tekrarlandığı, bazı değerlendirmelerin ise zaman içinde kapsamının genişlediği görülüyor.

İlk yıllardaki açıklamalarında daha çok darbe girişiminin aydınlatılması ve demokrasi vurgusu öne çıkarken, sonraki yıllarda FETÖ'nün devlet içindeki yapılanması, siyasi sorumluluk tartışmaları, OHAL süreci ve demokrasiye ilişkin eleştiriler mesajların temel unsurları arasında yer aldı.

"Darbe karşıtlığı" ortak payda oldu

Kılıçdaroğlu'nun tüm açıklamalarında değişmeyen en önemli başlıklardan biri darbelere karşı duruşu oldu.

2017 yılında yayımladığı ilk yıl dönümü mesajında, "Her zaman darbelere karşı, tam demokrasiden yana olduk." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, sonraki yıllarda da FETÖ'nün darbe girişimini "hain terör örgütü", "hain darbe girişimi" ve "demokrasiye ve millete kasteden terör örgütü" sözleriyle nitelendirdi.

251 şehit ve gazilere her yıl vurgu yaptı

2017 yılı dışında yayımladığı hemen her mesajda 15 Temmuz'da yaşamını yitiren 251 kişiyi anan Kılıçdaroğlu, şehitlere rahmet, gazilere ise minnet dileklerini yineledi.

2020, 2021, 2022, 2023, 2025 ve 2026 mesajlarında bu ifadeler benzer şekilde tekrarlandı. 2024 yılında ise paylaşımında "Vatansever duygularla 15 Temmuz'da şehit olmuş vatandaşlarımızı rahmetle ve minnetle anıyor, gazilerimize şifalar diliyorum." sözlerine yer verdi.

"15 Temmuz tam olarak aydınlatılmalı" söylemi yıllarca sürdü

Kılıçdaroğlu'nun en istikrarlı vurgularından biri de darbe girişiminin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiği yönündeki değerlendirmeleri oldu.

2017 yılında "15 Temmuz'un tam anlamıyla aydınlatılması şehit ve gazilerimize olan borcumuzdur." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, 2021 yılında bu söylemini "15 Temmuz'un tüm karanlık noktalarını ortaya çıkarmak, o gece devleti sokaktan toplayan milletimize borcumuzdur." sözleriyle sürdürdü.

2018 yılında ise "o gecenin üzerindeki sis perdesinin aralanması" gerektiğini belirterek, tüm gerçeklerin ortaya çıkacağını ifade etti.

FETÖ'nün devlete sızmasına izin verenlerin hesap vermesi çağrısını yineledi

Mesajlarda dikkat çeken ortak başlıklardan biri de FETÖ'nün devlet kurumlarına yerleşmesine ilişkin siyasi sorumluluk tartışmaları oldu.

2020 ve 2021 mesajlarında "FETÖ'nün bu devletin kılcal damarlarına kadar girmesine göz yumanları unutmayacağız." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, 2022 yılında ise "ülkeyi bu noktaya getiren herkes hesap verdiğinde hak yerini bulmuş olacak." değerlendirmesinde bulundu.

2023 yılında "hain terör örgütünün siyasi ayağını ortaya çıkaracağız" ifadesine yer veren Kılıçdaroğlu, 2025 yılında da "yapının siyasi uzantılarının deşifre edilerek cezalandırılması" gerektiğini savundu.

OHAL ve 20 Temmuz değerlendirmeleri sonraki yıllarda öne çıktı

2018 yılından itibaren yayımladığı mesajlarda Kılıçdaroğlu, 20 Temmuz 2016'da ilan edilen Olağanüstü Hal'i (OHAL) da değerlendirmelerinin merkezine aldı.

2018 ve 2023 mesajlarında OHAL'in Türkiye'yi "diktatörlük rejimine dönüştürdüğü" görüşünü dile getiren Kılıçdaroğlu, 2024 yılında ise bu değerlendirmesini daha sert ifadelerle sürdürerek "20 Temmuz sivil darbesi" nitelemesini kullandı.

Mesajların kapsamı yıllar içinde genişledi

2017 yılındaki kısa sosyal medya mesajında yalnızca darbelere karşı duruş ve olayın aydınlatılması çağrısı yer alırken, 2018 mesajı kapsamlı siyasi değerlendirmeler içeren ilk açıklama oldu.

2019 yılında Cumhuriyet, demokrasi ve sosyal devlet vurgusu öne çıkarken, 2020-2023 döneminde FETÖ'nün devlet yapılanması, siyasi sorumluluk ve adalet talepleri mesajların ana eksenini oluşturdu.

2024 yılında açıklamalar daha sert siyasi eleştiriler içerirken, 2025 yılında devlet içindeki yapılanmanın tamamen tasfiye edilmesi gerektiği vurgulandı.

2026 mesajında ise önceki yıllardan farklı olarak yalnızca geçmişe ilişkin değerlendirmeler yapılmadı. Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'u "tarihi bir dönüm noktası" olarak tanımlarken, demokrasi, hukuk devleti, liyakat ve Cumhuriyet değerlerinin güçlendirilmesine yönelik 12 maddelik önerisini de kamuoyuyla paylaştı.

10 yıllık mesajlarda değişmeyen üç ana tema

Kılıçdaroğlu'nun 2017-2026 arasındaki açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde üç temel başlığın tüm mesajlara yansıdığı görülüyor. Bunlar; darbe girişiminin lanetlenmesi ve demokrasi vurgusu, 15 Temmuz'un tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiği yönündeki çağrılar ile FETÖ'nün devlet yapılanmasına ilişkin siyasi sorumluluk tartışmaları oldu.

Bunun yanında yıllar ilerledikçe mesajların yalnızca anma niteliğinde kalmadığı, Türkiye'deki demokrasi, hukuk devleti, liyakat sistemi ve devlet yönetimine ilişkin daha geniş siyasi değerlendirmeleri de içerecek şekilde kapsamının genişlediği dikkati çekti.

Yorumlar